ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

PNR Bilgileri ve Özel Hayat

15.02.2011 16:47:25

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından ABD tarafından küresel savaş ilan edilmiş ve tüm dünyada terörizme karşı oluşan psikolojik ortamdan istifade edilerek ancak olağanüstü durumlarda alınabilecek önlemler hayata geçirilmiştir. Bu tedbirlerin evrensel insan hakları üzerindeki olumsuz etkileri ise fazla dikkate alınmamış ya da gözardı edilmiştir.

 

 

 

Ancak bu durum son dönemde hem siyasi hem de hukuksal alanda ciddi tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Özellikle 2001 yılının hemen sonrasında ABD’nin Avrupa’dan aldığı istihbari bilgilerin sınırlarının tam olarak çizilmemiş olması, kişisel bilgilerin korunmasını ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçeleriyle AB içinde rahatsızlık kaynağı olmaktadır. Lizbon Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte yetki ve sorumluluk alanı genişleyen AB Parlamentosu bu sorgulamanın yapıldığı temel platform olmuştur. Çünkü AB kurumları arasında doğrudan halk tarafından seçilen tek kurum olan Parlamento, Avrupa Konseyi’nin uluslararası anlaşmaları onaylama yetkisine ortak olmuştur.

ABD ile AB arasında kurulan bilgi akışında, 11 Eylül 2001’den sonra uluslararası banka transfer bilgilerinin yanında havayolu yolcu bilgilerinin (PNR) de ABD’li istihbarat makamlarına elektronik ortamda açılması tartışmanın odağındaki meseledir.
 
Daha önceki yazılarımızda banka transfer (SWIFT) bilgileriyle ilgili süreçte yaşananları kısaca özetlemiştik. Bu defa, havayolu yolcu bilgileriyle ilgili konuyu analiz edeceğiz.
 
AB sisteminde kişisel bilgiler istisnai durumlarda ve belirli şartlar altında ancak üçüncü ülkelere verilmektedir. Bu şartların başında, bilgi paylaşımının terörle ya da ciddi suç tehditleriyle mücadele açısından gerekli olması, karşı tarafın kişisel bilgilerin korunması yönünden güvenilir bir mevzuatının olması ve verilen bilginin amaca uygun sınırlılıkta verilmesi ve kullanılması gelmektedir.
 
Ancak AB’nin ABD’yle bu konudaki ilişkileri genellikle olağan, standart ve kitabi şekilde gelişmemektedir. ABD 19 Kasım 2001 tarihinde havacılık ve ulaşım güvenliği yasasında yaptığı değişiklikle havayolu şirketlerine, ABD’ye, ABD’den ya da ABD üzerinden yaptıkları uçuşlarla ilgili yolcu PNR bilgilerini elektronik ortamda paylaşma zorunluluğu getirmiştir. Bu kurala uymayan şirketlerin uçuşlarında ABD hava sahasını kullanamayacaklarını ilan etmiştir.
 
17 Mayıs 2004 tarihinde AB Konseyi, AB ülkelerindeki havayolu şirketlerinin hava yolu yolcularına ait PNR bilgilerini ABD makamlarına vermeleri konusunda ABD ile mutabakata varmıştır. Bu anlaşmayla birlikte, AB ülkelerinden ABD’ye uçan yolculara ait 34 ayrı başlıkta tutulan kişisel bilgiler ABD istihbarat makamlarıyla paylaşılmaya başlanmıştır. Bu bilgiler arasında, isim, soy isim, pasaport numarası, e-posta adresi, telefon numarası, seyahat acentesi bilgisi, biletin kimlerle birlikte kesildiği, koltuk, uçuş ve güzergâh bilgileri, fatura ve ödeme bilgileri, konaklanacak yer ve bagaj bilgileri bulunmaktadır.
 
Bunların paylaşımı ise havayolu şirketlerinin veri bankalarına ABD makamlarının doğrudan erişimi şeklinde yapılmıştır. Bu verilere erişim ve kullanım sınırının belirsizliği, ayrıca bu bilgilerden dolayı ABD’ye girmesi engellenenlerin başvuru ve itiraz yolunun kapalı olması birçok eleştirilere sebep olmuştur.
 
Avrupa Parlamentosu, bu anlaşmanın insan haklarıyla çeliştiği gerekçesiyle Eylül 2004’de Avrupa Adalet Divanı’na başvurmuştur. Divan’ın 30 Mayıs 2006 tarihinde verdiği karar Parlamento’nun istediği yönde çıkmıştır. Kararda, Konsey’in ABD ile böyle bir anlaşma akdetme yetkisinin olmadığı belirtilerek yeni baştan müzakere edilmesinin yolu açılmıştır.
 
Bu müzakerelerde ABD özellikle AB ülkeleriyle sahip olduğu ikili ilişkileri devreye sokmuş ve ABD’ye vizesiz seyahat konusunu önemli bir koz olarak elinde tutmuştur. Bu tutum, ‘vizesiz seyahat için daha fazla bilgi paylaşımı’ şeklinde özetlenebilir.
 
Ekim 2006’da geçici bir anlaşmaya varılmıştır. Ancak bu anlaşmanın süresinin 31 Temmuz 2007’de doluyor olması nedeniyle sınırları daha belirgin bir anlaşma için hemen çalışmalara başlanılmıştır. 23 Temmuz 2007’de her iki tarafın üzerinde hem fikir kaldığı PNR bilgi transferi anlaşması imzalanmıştır. Buna göre, önceden 34 olan paylaşılacak bilgi başlığı 19’a düşürülmüştür. Bilginin paylaşımında doğrudan sisteme erişim yerine, bilginin ABD makamlarına gönderilmesi usulü benimsenmiştir. Kişisel bilgiler 7 yıldan fazla olmamak üzere aktif bilgi sisteminde muhafaza edilmesi ve daha sonra 8 yıldan fazla olmamak üzere anonim olarak saklanması karara bağlanmıştır.
 
Avrupa Parlamentosu, bu anlaşmanın da öncekinden pek farklı olmadığını ve kişisel verilerin korunması konusunda yeterli garantileri içermediğini belirtmiştir. Bilgilerin yanlış girilmesi ya da suiistimal edilmesi nedeniyle mağdur olan kişilerin hakkını arayabilmeleri mevcut anlaşma çerçevesinde mümkün değildir. ABD’nin kişisel verileri koruma mevzuatı böyle bir olumsuz duruma çare üretmemektedir.
 
Buna yakın zamandan bir örnek verecek olursak, AB parlamentosu danışmanlarından Belçikalı avukat Paul-Emile Dupret’in Meksiko’ya Fransız havayollarıyla giderken ABD’nin uçma yasağı listesinde olduğunun anlaşılması üzerine uçak ABD hava sahasını kullanmaktan vazgeçmiş ve yolunu iki saat uzatarak başka bir güzergâhtan varış noktasına ulaşmıştır. Buna benzer başka örnekler de bulunmaktadır.
 
Komisyon Eylül 2010’da, AB’nin dış PNR stratejisini ve üçüncü taraflarla bu konuda müzakere önceliklerini belirleyen bir belge kabul etmiştir. ABD ile yürürlükte olan bilgi paylaşımı anlaşması da bu belge ışığında tekrar müzakere edilmeye başlanmıştır.
 
Diğer taraftan Komisyon, AB’ye gelen ya da AB’den kalkan uluslararası uçuşlara ilişkin yolcu bilgilerinin uçağın kalktığı ya da ilk varacağı üye ülkenin yetkili makamlarıyla paylaşılmasını gerektirecek bir direktif taslağı hazırlamıştır. Taslak metin, şimdilik AB içi uçuşları kapsamı alanına almamıştır. 2007 yılında hazırlanan Direktif uzun bir tartışma ve bekleme süresinin ardından geçen hafta AB Parlamentosunda görüşülmeye başlanmıştır. 
 
Anlaşılan odur ki, Avrupa Birliği de bu bilgilerin önemini kavramıştır. Bu bilgiler kullanılarak yolculuk eden kişi hakkında, hangi güzergâhları kullandığı, kimlerle birlikte seyahat ettiği, yanında valiz olup olmadığı, geçmiş suç kaydı olup olmadığı, aranıp aranmadığı gibi birçok bilgiye ulaşılabilir. Burada önemli olan bu bilgilerin sadece terör ve organize suçlarla mücadele kapsamında kullanılması ile bilgiye erişme ve saklama koşullarının kişisel verilerin korunması mevzuatıyla tam olarak uyumlu olmasıdır. 
   
Taslak Direktifle, PNR bilgileri için 27 farklı ülkenin farklı düzenlemeler yapması yerine AB çapında işleyen tek bir sistemin kurulması öngörülmektedir. Ancak bu sistem de merkezi olmayacak, bilgiler havayolu şirketleri ve seyahat acenteleri tarafından sadece ilgili üye ülkenin yetkili makamlarına elektronik ortamda ulaştırılacaktır. Üye ülkeler ellerindeki PNR bilgilerinden yola çıkarak elde ettikleri suç bağlantılarını ise gerekmesi halinde diğer üye ülkelerle paylaşacaktır. PNR bilgileri yetkili kolluk biriminde 30 gün boyunca kalacak daha sonra anonim hale getirilerek en fazla 5 yıl saklanacağı ayrı bir veri bankasına transfer edilecektir.[1]
 
Dolayısıyla, aralarında kişisel verilerin korunması ve paylaşılması konusunda bazı görüş ayrılıkları olsa da hem ABD ve hem de AB, terör ve ağır suç soruşturmalarında PNR bilgilerinin etkili bir bilgi desteği sağladığı konusunda hem fikirdir. AB direktifinin onaylanmasının ardından herhangi bir AB ülkesine varmak üzere üçüncü bir ülkeden örneğin Türkiye’den kalkan uçaktaki yolcu bilgilerinin de havayolları şirketleri tarafından AB makamlarına ulaştırılması mecburiyeti gelecektir. Sınır aşan suç faaliyetleri açısından transit konumda olan Türkiye’nin de kendi güvenliği için benzer bir düzenlemeyi hayata geçirmesi düşünülebilir.
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
 

[1] http://www.eubusiness.com/topics/transport/pnr-guide





17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya