Bakıldığında, esrar üretiminin eskiden Suriye ve Lübnan’da oldukça yaygın olduğunu görmekteyiz. 1975’te başlayıp 1990’a kadar süren Lübnan iç savaşı sırasında, Bekaa vadisindeki üretim 3-5 tondan 1000 ton seviyesine yükselmiştir. Savaşın bitmesinin ardından Lübnan ve Suriye’nin gayretleriyle esrar üretimi birkaç sene içerisinde tekrar ilk seviyesine gerilemiştir.
Son dönemde esrarda Fas’ın ismi öne çıkmıştır. 1980’lerde Avrupa’da artan esrar talebine paralel olarak Fas’taki üretim de artmış ve 2000’li yılların başında yıllık üretim 3000 ton seviyesine ulaşmıştır. Sonrasında, alternatif ürün yetiştirilmesine yönelik programların devreye girmesi ve hükümetin çabaları neticesinde, esrar üretimi 1000 tonun altına inse de Fas dünyadaki esrar üretiminde ilk sıralardadır.
Yemen’de geniş bir üretim alanı bulan ve taze yaprakları çiğnenerek kullanılan khat bitkisi ise, Yemen dışında Güney Suudi Arabistan ve Somali’de de yaygın olarak kullanılmaktadır. Khat, bu bölgeye özgü geleneksel bir uyuşturucu madde olarak kabul edilmektedir.
1920’lerin başında Mısır sokaklarında eroin ve kokain maddeleri yaygın olarak görülmeye başlanmıştır. Avrupa’dan gönderilen ve eczanelerde serbestçe satılmaya başlanan bu maddeler o tarihte Mısırda ciddi bir salgın hastalık etkisi yapmıştır. Daha sonra Mısır bu maddelerin uluslararası çapta kontrol altına alınmasına yönelik çabalara destek olmuştur.
Bugün gelinen noktada, Avrupa ve ABD’deki uyuşturucu kullanım ortalamasından düşük olsa da Arap ülkelerinde esrarın dışında son dönemde özellikle sentetik uyuşturucu madde kullanımında ve uluslararası uyuşturucu trafiğine maruz kalma oranında önemli artışlar yaşandığı görülmektedir.
Uyuşturucu sorunundaki artışın sebepleri arasında, ulaşım ve iletişimde yaşanan küreselleşme, genç nüfusu etkisi altına alan yaygın işsizlik, geleceğe dair ümitsizlik ve sosyo-politik çalkantıların rolü bulunmaktadır.
Kullanım Boyutu
Arap dünyasında, ne kadar uyuşturucu bağımlısı olduğunu tahmin etmek, bu alandaki sağlıklı veri eksikliği nedeniyle oldukça güçtür. Tahminlere göre, Arap dünyasında ortalama 10 milyon uyuşturucu kullanıcısı bulunmaktadır. Bunun da yüzde 40’ı Mısır’dadır.
[1]
Mısır Parlamentosu Sağlık Komisyonunun hazırladığı bir rapora göre ise, Mısır’da 7 milyona yakın esrar kullanıcı vardır. Mısırlıların uyuşturucu madde kullanmak için her yıl 1.5 milyar Dolar harcadığı, bunun da ulusal bütçenin yaklaşık yüzde 5’ine denk geldiği yine aynı raporda ifade edilmektedir.
[2]
Lübnan’da, parti uyuşturucusu olarak bilinen ekstacy’nin kullanımı yaygındır. Yapılan bir ankete göre, uyuşturucuya başlama yaşı Lübnan’da 28’den 17’ye düşmüştür. Diğer bir tespite göre ise, uyuşturucu kullananlar arasındaki kadın oranı artmaktadır.
[3]
Libya ve Bahreyn’de eroin kullanımı öne çıkarken Suudi Arabistan’da alkolden sonra en çok kullanılan uyuşturucu maddenin captagon olduğu tahmin edilmektedir.
[4] Captagon sadece Suudi Arabistan’ı değil diğer Körfez ülkelerini de tüketici boyutuyla etkilemektedir. Captagon hapı, merkezi sinir sistemini etkileyen ve yüksek oranda bağımlılık yapan amfetamin maddesinden elde edilmektedir.
Arz Boyutu
BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) hazırladığı dünya uyuşturucu raporlarına baktığımızda, tüm dünyada ele geçirilen amfetamin maddesinin yaklaşık yarısının tek başına Orta Doğu’da ele geçirildiğini ve bunun da yüzde 85-90’ının Suudi Arabistan’da yakalandığını belirtilmektedir.
Tüketim konusunda yaşanan bu artışın yanında, bazı Arap ülkelerinin uluslararası uyuşturucu trafiğinin transit rotaları haline geldiği tahmin edilmektedir. Örneğin son yıllarda uluslararası ticaret merkezi olarak öne çıkan Dubai’nin havaalanları ve limanları uyuşturucu kaçakçılarının da ilgi alanına girmiştir. Dubai polisinin verilerine göre 2009 yılındaki uyuşturucu vakalarında bir önceki yıla oranla yüzde 40 artış olmuştur.
[5]
Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanında, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Irak’ın da uluslararası uyuşturucu trafiğinde transit güzergâhlar olarak ortaya çıktığı birçok uluslararası rapora konu edilmektedir. ABD Hazine Bakanlığı birkaç hafta önce yaptığı bir açıklamada, Lübnan merkezli bir uyuşturucu organizasyonunun, Güney Amerika’dan Avrupa’ya gönderilmek üzere büyük miktarlarda kokain kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle yabancı uyuşturucu kaçakçıları listesine alındığını duyurmuştur.
[6]
Mücadele Tedbirleri
Arap ülkelerinde uyuşturucu madde kaçakçılığı, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde olduğu gibi ömür boyu hapis ya da idam gibi ağır müeyyidelerle cezalandırılmaktadır. Ancak, bu cezaların gerçekten caydırıcı olabilmesi için, kolluğun kaçakçılık şebekelerini ortaya çıkarabilecek yeterli kapasiteye ve imkânlara sahip olması gereklidir.
Bu çerçevede, 2010 yılının Aralık ayında UNODC ile Arap Ligi arasında varılan anlaşmayla 2011-2015 yıllarını kapsayan 5 yıllık bir program kabul edilmiştir. 100 milyon Dolarlık bütçesi olan bu program, Arap ülkelerinde uyuşturucu kontrolü, suç önleme ve ceza adalet sisteminin reformunu öngörmektedir. Bu programın en önemli alt başlığı, uyuşturucu madde sorunuyla mücadelede Arap ülkelerinin idari, hukuki ve teknik kapasitesinin artırılmasıdır. Diğer taraftan UNODC, 2007 yılından beri Körfez ülkelerini kapsayacak bir Suç İstihbarat Merkezi kurma çalışmalarına devam etmektedir.
[7]
Kullanımın önlenmesi ve bağımlılık tedavisiyle ilgili sınırlı da olsa bazı olumlu gelişmeler olmaktadır. Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinde Cuma hutbelerinde zaman zaman uyuşturucunun zararları anlatılmaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri’nde hem yetişmiş personel hem de kullanılan metotlar bakımından yetersiz olsa uyuşturucu tedavi programları uygulanmaya başlanmıştır.
Tanınan din adamlarından Mısırlı Amr Khaled, Arap dünyasında uyuşturucu problemiyle baş etmek için Dubai polisi ve UNODC ile işbirliği halinde bir kampanya başlatmıştır. Bu kapsamda konserler, dini sohbetler, seminerler, maraton koşuları, tv-radyo programları, halkın yakından tanıdığı kişilerle mülakatlar yapılacaktır. Bu kampanyanın amacı uyuşturucunun zararlarını topluma anlatabilmek ve bağımlılara ulaşarak onları tedaviye ikna etmektir.
Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki, eğer yeterince ve hızlı bir şekilde ilgilenilmezse Arap dünyasındaki uyuşturucu probleminin baş edilemeyecek boyutlara gelme riski bulunmaktadır.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://www.alarabiya.net/articles/2008/03/10/46751.html
[2] http://latimesblogs.latimes.com/babylonbeyond/2010/04/egypt-hashish-drought-causes-unrest-among-millions-of-users-1.html
[3] http://www.al-shorfa.com/cocoon/meii/xhtml/en_GB/features/meii/features/main/2010/06/02/feature-02
[4] http://articles.cnn.com/2010-07-23/world/middle.east.drugs.amphetamine_1_drug-abuse-middle-east-amphetamine?_s=PM:WORLD
[5] http://arabnews.com/middleeast/article76273.ece
[6] http://www.reuters.com/article/2011/01/26/usa-lebanon-drugs-idUSN2614567920110126
[7] http://arabnews.com/middleeast/article76273.ece