ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Avrupa’da Açlık Krizi

09.11.2009 17:20:04

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Küresel mali kriz Avrupa ülkelerinde açlık sorununu ortaya çıkardı.

 

 Kriz Avrupa Birliğinde Açlık Sorununa Neden Oldu
 
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu,  ekonomik kriz yüzünden,  bir zamanların para kaynağı Avrupa Birliği’nde açlık ve benzeri diğer sorunların dikkat çekici bir biçimde yaşanmaya başladığına değindi. Federasyonunun Avrupa’daki 40 kadar ülkeyi kapsayan araştırmasında, bölgede üzerine eğilinmesi gereken, yakın gelecekte olmasa bile ileriki bir tarihte tehlike arz edebilecek sorunların olduğu bildirildi. (Tıkla-1)
20 sayfalık bu raporda, “Dikkatimizi en çok çeken ise, Avrupa Birliği toplumlarının üçte ikisinden fazlasının gıda yardımından söz ediyor olması” ydı.  Rapora göre, mali krizden özellikle ağır yara alan ülkelerden İzlanda’da, “Her sıradan hane bile bir şekilde krizden etkilendi.” denildi. Aynı zamanda “şimdiye kadar hiçbir zaman derneğe başvurmamış olan ülkeler bile artık yardım isteyecek durumdalar” deniyor. Ayrıca krizde İzlanda’da gıdanın yanı sıra giyecek yardımı da yapıldı.
İspanya’da ise Kızılhaç; 500 bin kişiyi hedefleyen bir program çerçevesinde Avrupa Birliği tarafından bağışlanan gıdayı dağıtıyor.  Raporda, çeşitli ülkelerdeki Kızılhaç derneklerinin “borçları kapamak, elektrik ve diğer bazı faturaları ödemek için” nakit yardımı taleplerinde de artış olduğunu bildirildi.
Bu araştırma; ayrıntı bir haber gibi gözükse de üzerinde düşünüldüğünde, özellikle Avrupa Birliği ile ilişkileri hep gündemi oluşturmuş ve oluşturacak olan bir ülke olarak bizler için büyük önem taşımaktadır. O yüzden bu araştırma sonuçlarını doğru analiz etmek yerinde olacaktır.
Bugünkü Avrupa basınında dün açıklanan iki rapor, Avrupa Birliği İlerleme Raporu ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün Açlık Raporu’na geniş yer ayrılıyor. (Tıkla-2)
 
BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün dün, dünya genelinde açlığın geldiği boyutu sergileyen raporu Luxemburger Wort şöyle değerlendiriyor:
“BM üyesi ülkeler dünya genelinde açların sayısını 2015 yılına kadar yarıya indirme hedefini belirlemişti. Bu hedefi 2000 yılında belirlediler. Ancak dünya genelinde açların sayısı azalmıyor, tam tersine artıyor. Dünya üzerinde bir milyar insan, yani her altı kişiden biri açlık çekiyor ya da sağlıklı beslenemiyor. Birçok neden açlığa gerekçe olarak gösterilebilir: Afetler, savaşlar, iklim değişikliği, doğum oranının artması, ekonomik durumun kötüleşmesi, yanlış yönetim vs. Ancak açlık mukadderat olmamalı. Siyasi irade olursa, ekonomik krizde görüldüğü gibi, bu soruna da çözüm yolu bulunabilir. Açlıkla mücadele de en önemli sorun para değildir. Açlık gibi küresel sorunların, ortak hareket edilerek hazırlanmış, uygun çözümleri zorunlu kıldığı giderek daha belirgin biçimde ortaya çıkıyor.”
Avrupa basınında yer bulan bir başka önemli konu ise Avrupa Birliği İlerleme Raporu; Viyana’da yayımlanan muhafazakar Die Presse gazetesi 2009 İlerleme Raporu’nu ve Birliğe aday ülkelerden Türkiye’yi mercek altına alıyor: 
 
“Türkiye hem hukuk sisteminde yaptığı değişiklikler, hem de toplumun bakış açısındaki değişiklikle Batı Avrupa’ya giderek yaklaşıyor. Günümüzde birçok kurum vatandaşların hakları için çalışıyor, düşünce özgürlüğünün önünde engel oluşturan Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi artık uygulanmıyor, asi generallerin gücü de bastırıldı. Türkiye bunları kendi başına yapar mıydı? Yoksa Avrupa Birliği üyelik perspektifi mi buna etki etti? Ne Brüksel'de, ne de Ankara’da Türkiye’nin yakın bir tarihte Avrupa Birliği’ne gireceğine inanılıyor. Ancak Türkiye’de reformlar devam ettiği sürece, Avrupa Birliği de müzakereleri sürdürmelidir. Avrupa Birliği bunu hem kendi, hem de politik ve ekonomik olarak önemli bir partneri olan Türkiye’deki vatandaşların çıkarı için yapmalıdır.”

Danimarka’nın sağ liberal Jyllands-Posten gazetesinin aynı konuyla yorumunda ise şu satırları okuyoruz:
„Avrupa Birliği’nin yıllık raporunda Türkiye’nin üyeliği konusunda yeni bir ayrıntı yok. Bu süreç 1999 yılından beri devam ediyor. (…) Avrupa Birliği ve Türkiye’nin üyeliğine sıcak bakmayan Almanya ve Fransa, Türkiye’nin üye adayı olarak gerekli talepleri yerine getirmediğini açık ve net biçimde ortaya koymalı. Türkiye’nin üyeliği konusunda burada söz konusu olan bir başka nokta ise Avrupa için çok büyük önem taşıyan güvenlik ve enerji politikalarındaki sorunlardır.“

Münih’te yayımlanan Alman Süddeutsche Zeitung birinci sayfadan verdiği haberine „Türkiye Avrupa Birliği üyeliğine daha çok uzak başlığını“ atmış. Gazetenin Türkiye muhabiri Kai Strittmatter imzalı yorumda ise şu satırlar göze çarpıyor:
“Türkiye Avrupa Birliği üyeliğine henüz hazır değil. Bu cümle şu günlerde sık sık duyuluyor. Doğru da. Bunun nedenlerini Avrupa Birliği Komisyonu’nun İlerleme Raporu’nda okumak mümkün. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği 15, 20 yıl sürecek. Türkiye'ye sadece bu süre içinde Avrupa Birliği yasa, yönetmelik ve değerlerine uygun biçimde değişime uğraması şansı verildi. Birlik onu ancak o zaman içine alacak. Türkiye bu şansı haketti. Bu Avrupa Birliği’nin de kazancına olur. (...) Türkiye 15 yıl sonra 2009’un Türkiyesi’nden çok farklı olacak. Ekonomisi Avrupa Birliği üyesi ülkelerden çok daha hızlı büyüyor. Gerçek demokrasiye giden yolda büyük adım atacağına güvenilebilir. Hristiyan Demokrat bir milletvekili dün ‚Türkiye’nin yapısının Avrupa Birliği üyeliğine uygun olmadığını’ söyledi. Bu son derece saçma. Başbakan Erdoğan ve Türk demokratların desteğe ihtiyacı var. Avrupa onlardan bu desteği esirgememeli.”

(Elif Altun, Asistan,
20.10.2009)

 




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya