Çalıştaya şu isimler katıldı: Marmara Üniversitesi’nden Mustafa Şentop, Türkiye Protestan Cemaati’nden İhsan Özbek, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Bilal Sambur, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Hasan Yücel Başdemir, Marmara Üniversitesi’nden Eyüp Özdemir, İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Mehmet Merdan Hekimoğlu, İstanbul Barosu’ndan Müçteba Kılıç, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Ferit Uslu, Muğla Üniversite’sinden Faysal Gökalp, LDT Alevi Bektaşi Araştırma Merkezi’nden Şenol Kaluç, Marmjara Üniversitesi’nden Mehmet Süreyya Er, Yeşilköy Ermeni Okulu Kurucusu Garabet Paylan, Su Tv’den Yalçın Özdemir, Cennet Uslu, SDE’den ise Murat Yılmaz, Levent Korkut, Yusuf Tekin, Yasin Aktay ve KTÜ’den Yusuf Şevki Hakyemez.
Üç oturumdan oluşan çalıştayın ilk oturumu; “Din ve Vicdan Özgürlüğü: Evrensel Tecrübeyi İzlemek” konusunda oldu. Bu oturumun moderatörlüğünü SDE Uzmanı Murat Yılmaz yaptı. Oturumda Bilal Sambur ve Mehmet Merdan Hekimoğlu konuşmacı oldular.
“Demokratik Sistemlerin Anayasalarında Din ve Vicdan Özgürlüğü”
İlk oturumun konuşmacısı Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Bilal Sambur, “Demokratik Sistemlerin Anayasalarında Din ve Vicdan Özgürlüğü” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Dini hayatı devlet mi yoksa toplum mu düzenleyecek sorusuna sunumunda cevap arayan Sambur, AB bağlamında din-devlet ilişkisini değerlendirdi. “Standart bir model olarak din-devlet ilişkisi uygulanmamaktadır” diyen Sambur, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Polonya ve Slovenya anayasalarında din ve devlet ilişkisinin nasıl düzenlediğini anlattı.
Sambur konuşmasında şu tespitlerde bulundu:
-Yukarıda sayılan ülkelerde devlet, dini kendi kontrolünde yönetebileceği bir alan olarak görmüyor,
-Dini cemaatler devlet kontrolünde değil,
-Devlet “dini denetim” yapmamaktadır,
-Anayasalarında pozitif (dini yaşamak), negatif (dini yaşamamak) ve kolektif (dini toplu olarak yaşama) anlamlarda dini yaşama özgürlüğü vardır.
Sambur sonuç olarak şunları kaydetti: “Standart bir model geliştirmek zor. Ancak temel alınması gereken ‘din ve vicdan hürriyeti’dir. Devleti dini hayatta aktör yapmak uygun değildir.”
“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Din ve Vicdan Özgürlüğü”
Oturumun ikinci konuşması olan İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Mehmet Merdan Hekimoğlu ise “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Din ve Vicdan Özgürlüğü” konulu bir sunum yaptı. Hekimoğlu özellikle yeni anayasanın dayanacağı laikliğin, felsefi anlamda nasıl bir laiklik olacağı konusu üzerinde durdu. Otoriter mi, liberal mi, jakoben mi, özgürlükçü bir laiklik mi olmalı sorusuna cevap aradı.
Din ve vicdan özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9.maddesinde yer alan hükümlerin bize yol gösterebileceğine değinen Hekimoğlu, 9.maddenin 1.fıkrasının; din, vicdan ve düşünce özgürlüğüne değindiğine, bunu yaparken de kişinin iç alemine yönelik boyutuyla konuyu irdelediğine atıfta bulundu.
“9.madde 2.fıkrasında değinilen, din ve vicdanın açıklanmasının sınırlandırılması konusu, kamu düzeni, sağlık vb. konularda sınırlandırılmıştır” diyen Hekimoğlu, kamu düzeni, sağlık gibi kavramların çok muğlak kavramlar olduğunu belirtti ve bu kavramların tehlikeli olduğuna vurgu yaptı. Yeni anayasa çalışmalarında bu tip muğlak ifadelerin kaldırılması gerektiğinin ise altını çizdi.
“Türkiye’nin Anayasal Geleneği”
Çalıştayın “Türkiye’nin Anayasal Geleneği” konulu ikinci oturumunun moderatörlüğünü ise, SDE Demokratikleşme Programı Koordinatörü Yusuf Tekin yaptı. Bu oturumda Marmara Üniversitesi’nden Mustafa Şentop, “Geçmişten Günümüze Türkiye Anayasa Geleneğinde Din ve Vicdan Özgürlüğü” başlıklı sunumunu katılımcılarla paylaştı.
Bu oturumda genel olarak din ve vicdan özgürlüğü alanında anayasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin uygulamadaki karşılığı gibi konular üzerinde duruldu.
Şentop sunumunda, 1876 Kanun-i Esasi, 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 1961 ve 1982 Anayasaları ve bunlarda geçen din ve vicdan hürriyeti, vatandaşlık bağının nasıl kurulduğu ve din eğitimin nasıl verildiği gibi temel konuları ele aldı.
“Anayasada Din ve Vicdan Özgürlüğünü Nasıl Formüle Etmeli?”
Çalıştayın üçüncü oturumunun konusu ise; “Anayasada Din ve Vicdan Özgürlüğünü Nasıl Formüle Etmeli?” oldu. Bu oturumun moderatörlüğünü ise SDE Uzmanı Murat Yılmaz yaptı.
Oturumda genel olarak;
-Laiklik ilkesi anayasada yer alsın mı, tanımı yapılsın mı,
-Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumu ne olmalı,
-Din ve vicdan hürriyeti nasıl ele alınmalı,
-Din eğitimi anayasada nasıl ele alınmalı ya da ele alınmalı mı,
-Anayasa dışında dini alana ilişkin temel çerçeve belirlenmeli mi,
-Dini propaganda ve istismar ile ilgili bir düzenleme yapılmalı mı,
-Devlet dini grupların tüzel kişiliğini tanımalı mı sorularına cevap arandı.
Alevi, Müslüman, Hıristiyan, ateist vb, her kesimden kişinin fikrini beyan ettiği çalıştayda hararetli tartışmalar yaşandı.