ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Türkiye-AB ‘Geri Kabul’de Anlaştı

28.01.2011 14:59:09

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AB Komisyonu İçişleri Komiseri Cecilia Malmström dün yapmış olduğu resmi açıklamada; AB-Türkiye arasında kaçak göçmenlerin geri iadesine ilişkin işbirliği anlaşmasına son halinin verildiğini ve bu anlaşmanın yasadışı göçle mücadeleye ivme kazandıracağını duyurmuştur.Müzakere süreci boyunca yapıcı bir tutum alan Türk tarafına teşekkür etmeyi ihmal etmeyen Cecilia Malmström açıklamasının son bölümünde bu önemli gelişmenin Türkiye ile AB arasındaki vize politikası konusundaki işbirliğini daha ileri noktalara taşımaya vesile olacağını da eklemiştir.[1]

Bundan sonraki süreçte, AB Komisyonu anlaşma metnini üye ülkelere dağıtacak ve onların da görüşlerini alacak ve 24 Şubat 2011 tarihinde yapılacak olan Adalet ve İçişleri Konseyi toplantısında ele alınacaktır. Anlaşma metni üzerindeki müzakereler bitse de bundan sonra her iki taraf mutabık kalınan bu metnin uygulamaya geçirilebilmesi yönünde mutabakata varması gerekecektir.
 
Bu süreci kısaca hatırlarsak, Schengen’le birlikte iç sınırsız bir yapıya kavuşan Avrupa, Somali, Afganistan, İran, Irak, Pakistan gibi ekonomik ve siyasi sorunların yaşandığı ülkelerden kendisine yönelen kontrolsüz insan hareketlerinden rahatsızdır. Özellikle ekonomik krizin hissedildiği ve işsizlik oranının yükseldiği bu dönemde kendisine ekonomik anlamda külfet getiren ve toplumsal entegrasyon ve güvenlik alanında da bazı problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet veren bu davetsiz misafirlere yönelik AB çapında ya da üye ülke bazında etkili tedbirler almaya çalışmaktadır.
 
Bu tedbirleri alırken, İtalya’da, Fransa’da ya da Yunanistan’da olduğu gibi aşırıya kaçıp insan hakları açısından açıklanamayacak ve savunulamayacak uygulamalara imza atıldığı da olmaktadır.
 
AB çapında öncelik verilen alanlar ise, dış sınırların korunması amacıyla kurulan Avrupa Dış Sınırlar Ajansı (FRONTEX), yasadışı göçmenlere yönelik oluşturulan biometrik veri bankası ‘EURODAC’, ortak iltica ve göç politikası geliştirilmesi ve üçüncü ülkelerle geri kabul anlaşmaları imzalanmasıdır.
 
Avrupa Komisyonu, son dönemde Rusya Federasyonu, Ukrayna, Moldova, Sırbistan, Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Hersek ve Karadağ ile geri kabul anlaşmaları imzalamıştır. Bu ülkelerin bir kısmına yasadışı göçle mücadelede maddi destek taahhüdünde bulunmuş, bir kısmına vize kolaylığı bazısına da vize muafiyeti sağlamıştır.
 
Türkiye’den farklı olarak bu ülkelerin hiç birisi AB ile adaylı müzakereleri yürüten ülkelerden değildir. AB Türkiye’yle de bir geri kabul anlaşması yapılmasına büyük önem vermekteydi. Bunun sebebi, özellikle Yunanistan’a ulaşan yasadışı göçmenlerin önemli bir kısmının Türkiye’yi transit güzergâh olarak kullanmasıdır. Bu anlaşmayla birlikte Türkiye’den AB topraklarına ulaşan yasadışı göçmenlerin Türkiye’ye iade süreci hızlanmış ve kolaylaşmış olacaktır. 
 
Dolayısıyla, AB’ne aday ülke olarak Türkiye’nin gösterdiği bu samimi işbirliği karşılığında sadece vize kolaylığı ile yetinmesi mümkün görünmemektedir. Cecilia Malmström’un değindiği vize politikasında yakın işbirliğinin altında mutlaka vize muafiyeti birinci gündem maddesi olmalıdır.
 
Schengen üyesi ülkelerin üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik olarak uyguladıkları ortak bir vize sistemi bulunmaktadır. Dolayısıyla, herhangi bir Schengen ülkesine gidebilmek için o ülkenin yetkili makamlarından Schengen vizesi alınması gerekmektedir. 2009 yılında AB Konseyi’nin kararıyla, Sırbistan, Karadağ ve Makedonya vize uygulanacak ülkeler listesinden çıkarılmıştır. 2010 yılında Fransa, Danimarka ve Hollanda’nın itirazlarına rağmen AB Bosna-Hersek ve Arnavutluk vatandaşları için kısa süreli kalışlarda vizeyi kaldırmıştır. Bunların dışında AB ilginç bir adım atarak, uzak doğu Asya’dan Tayvan’a 2011 yılı başından itibaren vize muafiyeti uygulamaya başlamıştır. AB, Moldova ve Ukrayna’yla da vizesiz seyahat müzakerelerini devam ettirmektedir.
 
Vizelerin kalkması ticaret ve turizm sektörleri başta olmak üzere birçok açıdan olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye’nin son dönemde yoğun çabalarıyla hayata geçirmeye başladığı ‘vizelerin kaldırılması’ politikasının arkasındaki pragmatik mantığı da bu şekilde okumak lazımdır. AB bu kazanımların dışında vize muafiyetini, yasadışı göçle mücadele ve sınırların daha etkin korunması gibi şartlara da bağlayarak bir taşla birkaç kuş vurma politikası izlemektedir.  
 
Türkiye, bir AB standardı olan entegre sınır yönetimi anlayışı çerçevesinde dış sınırların sivil bir sınır güvenlik teşkilatı tarafından korunması hedefine yönelik çalışmalarda önemli mesafeler almıştır. Seyahat belgelerinin güvenliğinin artırılması amacıyla biometrik pasaport uygulamasına geçmiştir. Dolayısıyla tüm bu gelişmeler dikkate alındığında, AB ile Türkiye’yi ticari ve kültürel anlamda birbirine daha da yakınlaştıracak olan vize muafiyetinin, geri kabulle eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
 


 [1]http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=MEMO/11/50&format=HTML&aged=0&language=EN&guiLanguage=en





17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya