ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Fransa-Çin Bağlantılı Endüstriyel Casusluk

20.01.2011 12:13:32

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Geçtiğimiz günlerde, ekonomik istihbarat ve bunun alt dalı olan endüstriyel casusluk kapsamında ele alınması gereken önemli bir hadise Fransa ve Çin arasında vuku buldu. Basına yansıyan bilgilere göre, birisi yönetim kurulu üyesi toplam 3 üst düzey Renault yöneticisinin şirketle ilişiği kesildi. Bunun sebebi ise, adı geçen şirketin Japonya’nın otomotiv devi Nissan’la birlikte 4 milyar Avro’luk yatırım yaptığı elektrikli araç üretim programına ait hassas endüstriyel sırların el altından Çin’e satılması iddiasıydı. Fransa için kritik sektörlerden birisi olan otomotiv, ülkedeki iş gücünün toplam yüzde 10’nun geçim kaynağıdır.[i]

Fransa’da bu iddialar, ulusal ekonomik güvenliğe karşı ciddi bir tehdit olarak algılanmış ve Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin talimatıyla konu Fransız istihbarat servisinin soruşturmasına havale edilmiştir. Fransız Meclisi de, bu olay üzerine ülkesinin ekonomik güvenliğini güçlendirmeye yönelik kanun çalışması başlatmıştır.
 
Ekonomik istihbarat konusuna eskiden beridir duyarlı olan Fransa’da 1995 yılında Başbakanın başkanlık ettiği Ekonomik Rekabet ve Güvenlik Komitesi kurulmuştur. Komitenin sekretarya hizmetlerini ise Milli Savunma Genel Sekreterliği yürütmektedir. Bu Komite’nin en önemli görevlerinden birisi, uluslararası ihalelerde Fransız şirketlerinin başarısını artırmaktır.  
 
Günümüzde istihbarat faaliyetleri ve savaş deyince sadece askeri ve siyasi sırlar ile savaş meydanları anlaşılmamaktadır. Bunların yanında, belki daha da önemli yeni bir kavram ortaya çıktığını görüyoruz: Ekonomik istihbarat ve güvenlik.
 
Tüm dünyayı saran küreselleşme ve beraberinde gelen uluslararası ekonomik rekabet, ekonomik istihbarat kavramını, ülkelerin ulusal güvenlik algılamalarında ilk sıralara taşımıştır. Ekonomik istihbarat, hedef ülkenin ekonomik güvenliğini zedeleyecek ve kendi ülkesine ekonomik anlamda avantaj sağlayacak ya da kendi ülkesinin ekonomik sırlarını espiyonaja karşı koruyacak her türlü faaliyeti içermektedir.
 
Bu faaliyetlere istihbarat örgütleri kanalıyla devletler dâhil olabilirken, ekonomik rekabet ortamının baskısıyla bazı şirketler de, rakip firmaların ürün bilgileri ile ar-ge çalışmalarını ele geçirmeye yönelebilmektedir. 
 
Bu faaliyetler sadece bilginin ele geçirilmesiyle sınırlı değildir. Bunun yanında, diğer ülkelerdeki büyük ihalelerin kazanılmasında ulusal şirketlere yardımcı olunması, rakip şirketlerin ürünlerine duyulan güvenin zayıflatılması, diğer ülkelerde istenmeyen yatırımların engellenmesi de vardır.
 
Endüstriyel casusluk iddialarına dönersek, bu olay aslında Çin’in adının geçtiği ilk hadise olmadığı gibi muhtemelen son da olmayacaktır. Zira özellikle 1980’li yıllardan itibaren ileri teknoloji ürünlerini kendi ülkesinde üretmek ve geliştirmek isteyen Çin, Batı’nın gerisinde kaldığını düşündüğü sektörlerde bu yönde bazı girişimlerde bulunmaktadır. Bu herhangi bir sektör olabilir. Örneğin ilaç, savunma, otomotiv, tekstil, kişisel bakım ürünleri, elektronik eşya, DVD ve sigara bunlardan birkaçıdır.  
 
Batılı ülkeler açısından baktığımızda ise Çin gibi hızla büyüyen ve ucuz iş gücü avantajına sahip piyasalarla rekabet edebilmek için ellerindeki en önemli silah, ileri ve güvenilir teknolojidir. 
 
Elektrikli otomobil sektörü, doğa dostu olması ve 50-60 yıl içinde tükenecek olan petrol ürünlerine bağımlı olmaması nedeniyle otomotiv sektörünün geleceğini temsil etmektedir. Bu doğrultuda, Nissan, Peugeot, Mitsubishi ve Citroen gibi büyük şirketler, elektrikli otomobil üretme yolunda önemli adımlar atmaktadır. Anlaşılan odur ki, Çinli üreticiler de elektrikli otomobil piyasasından daha fazla pay sahibi olmak için tüm yolları denemekten geri durmayacaklardır.
 
Orta ve ileri teknoloji ürünlerinde Avrasya’nın üretim üssü olmayı hedefleyen ve bunun için ilk defa Ulusal Sanayi Strateji Belgesini yürürlüğe koyan Ülkemizin ekonomik güvenliğe de yeterli oranda yatırımı yapması kaçınılmazdır. Aksi halde, savunma, elektrik-elektronik, makine, tekstil, beyaz eşya, demir-çelik gibi önemli sektörlerde yapılan proje geliştirme ve   ar-ge faaliyetlerinden elde edilen endüstriyel sırların mahrem kalması ve ülkemizin gelişmişliğine katkı sağlaması mümkün olmayacaktır.  

(Ömer Ersoy, Araştırmacı)


[i] http://www.reuters.com/article/idUKTRE7061V120110107

 






17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya