Toplantının konusu SDE’nin konuyla ilgili davetiyesinde şu şekilde belirtildi:
“Temel görevi bireylerle kamu otoritesi arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmak, kamu hizmetlerinin yürütülüşündeki adaletsizlikler hakkında, konudan etkilenenlerden şikâyetleri almak, bu konularda araştırmalar yapmak ve sorunları çözmek olarak tanımlanan Ombudsmanlık Kurumu, Türkiye’de özellikle 2006 yılındaki kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptali ile yoğun bir tartışmaya konu edilmiştir. Çıkarılan 5548 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Yüksek Mahkeme tarafından anayasal temeli olmaması gerekçesiyle iptal edilen Kurum için 12 Eylül 2010 tarihinde kabul edilen referandum ile anayasal bir temel oluşturulmuş ve yasal düzenlemenin önündeki engel de aşılmıştır. Şu anda içinde bulunulan süreçte Kurum’un oluşumu ve yerine getireceği işlevler açısından kamuoyunda ciddi ve heyecanlı bir beklenti söz konusudur. SDE olarak, yeniden yapılacak yasal düzenlemelerin oluşması sürecinde karar vericilere toplumsal taleplerin ulaşması konusunda katkı sağlamak amacıyla bir toplantı organize etmeyi uygun bulduk.”
Toplantıda ombudsmanlık konusu şu başlıklar altında değerlendirildi: Tarihsel süreç, kamu denetçiliğinin görevleri, ombudsmanlık uygulamaları, ombudsmanlık ve benzeri kurumsallaşmalar, ulusal ve uluslararası kurumlarla ilişkiler, 2006 tarihli Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’na göre kamu denetçiliği (KDKK-2006’nın analizi).
Toplantıda uzlaşma kültürü üzerinde de duran Fendoğlu özetle şunları kaydetti:
“İkinci Dünya Savaşı sonrasında, dünyada, kamu yönetişimi ve insan hakları alanında zihniyet değişimi olmuş, İsveç modeli ışığında ombudsmanlık giderek yaygınlaşmıştır. Türkiye bu gelişime geç uymuş, 2006’da yapılan yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilince, Anayasa değişikliği yapılarak bu kurum Kamu Denetçiliği adı altında Anayasaya girmiştir. Kamu Denetçisi, yönetimin mağdur ettiği bireylerin yaptıkları şikâyetler üzerine harekete geçen, hızlı ve güvenli bir şekilde geniş bir soruşturma ve araştırma yetkisi ile donatılmış olan kişidir. Denetçi, yapılan haksızlıkları ortaya koymak, takdir yetkisinin kötüye kullanılmasını engellemek, mevzuata saygılı olmayı ve uygun hareket etmeyi sağlamak, hakkaniyet önlemlerini tavsiye etmek ve kamu hizmetlerinin daha iyi görülmesi için gerekli reformların yapılması önerilerinde bulunmak amaçlarını güden Parlamento tarafından seçilmiş, kimsenin telkin ima ve tavsiyede bulunamadığı bağımsız bir kamu görevlisidir.”
“Bu kurumu benimseyenler, yargı yoluyla denetim, idari denetim, parlamento denetimi (siyasi denetim), basının denetimi, kamuoyu denetimi ve uluslararası denetim yolu ile idarenin denetlenmesini yeterli görmeyerek, ombudsman denetimini zorunlu bulmuşlardır.”
“Kamu denetçiliği kurumunun temel işlevi başvuru almak ve incelemek olduğundan, ayrıca ulusal insan hakları kurumuna da başvuru alma yetkisi verilmesi görev ve yetki çatışmasına yol açabilecektir. Türkiye’de halen ombudsmana benzer bazı kurumlar var olsa da, bunlar idarenin içerisinde olup, ombudsmanın taşıdığı özelliklere sahip değildir.”
Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu Kimdir?
1954 yılında Elazığ’da doğan Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Anayasa Hukuku alanında Profesördür. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi (1978). Bir süre serbest avukatlık yaptı. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin olarak yazdığı doktora tezini 1992 tarihinde İstanbul üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlayarak “Kamu Hukuku Doktoru” (Ph. D.) oldu. 3 Ekim 1995 tarihinde yargı bağımsızlığına ilişkin olarak bitirdiği doçentlik tezi ve diğer çalışmaları dikkate alınarak, doçentlik jüri üyelerinin oybirliğiyle üniversite doçenti unvanını kazandı. Yabancı dil sınavını iki dilden başardı. “Türkiye’de Demokrasinin Gelişimi ve Avrupa Birliği” isimli profesörlük tezi ve diğer çalışmaları dikkate alınarak Anayasa Hukuku Profesörü oldu. Yaptığı Görevler: Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri, Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu Başkanı, Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurul Üyesi, TRT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, İnsan Hakları Ulusal Komite Başkanı, Başbakan Başmüşaviri, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı. Kamuda ilk kez Türkiye İnsan Hakları Raporu’nu (2007 ve 2008), Kayıp Çocuklar Raporu’nu, İşkence ve Kötü Muamele ile Etkin Mücadele Raporu’nu ve ayrıca Töre ve Namus Cinayetleri Raporu’nu (2003–2007) yayımladı. Avrupa Konseyi ile yapılan ve Adalet ve İçişleri Bakanlıkları ile birlikte gerçekleştirilen “İnsan Hakları Reformlarının Türkiye’de Uygulanması Projesi”nde Proje Başkanlığı yaptı. Fendoğlu, Evli ve 3 Çocuk Babasıdır.
Dr. Murat Yılmaz Kimdir?
1967 Eskişehir doğumlu. Ankara Üniversitesi SBF Kamu Yönetimi mezunu. Gazi Üniversitesi Siyasal Davranış kürsüsünde Ahmet Ağaoğlu üzerine yüksek lisans, Ankara Üniversitesi SBF’nde CHP’nin 1930- 1946 dönemi üzerine doktora tezi hazırladı. Türk siyasi hayatı ve fikir tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. Yayınlanmış muhtelif kitapları ve makaleleri vardır. Verdiği Dersler: Siyaset Bilimi, Siyasi Düşünceler Tarihi, Siyaset Sosyolojisi, Türk Siyasi Tarihi, Türk Düşünce Tarihi. Kitapları: Medeniyetler Çatışması (Vadi yay), Avrasyacılık: Yeni Bir Uygarlık Yolu ( Elma yayıncılık), Liberalizm (İletişim yay), Din ve Vicdan Hürriyeti (Liberte yay), Cemil Meriç (Kültür Bakanlığı yay), Erol Güngör (Kültür Bakanlığı yay), Sabri Fehmi Ülgener (Kültür Bakanlığı yay).