Bugün Meksika’nın ihracatının yaklaşık yüzde 80-90’ı ABD ve Kanada’ya yapılmaktadır. Keza Meksika’ya ithal edilen ürünlerin de ortalama yüzde 60’ı bu iki ülkeden gelmektedir.
Bu olumlu tabloyu bir kenara bırakırsak, her iki ülkeyi de farklı açılardan etkisi altına alan ciddi sınıraşan problemlerin mevcut olduğunu görmekteyiz. Bunların başında Meksika’dan ABD’ye yönelik uyuşturucu madde kaçakçılığı ve düzensiz göç hareketleri ile ABD’den Meksika’ya yönelen silah ve mühimmat kaçakçılığı vakalarıdır.
Meksika-ABD Bağlantılı Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı
ABD, hem kullanıcı oranı hem de ekonomik büyüklüğü bakımından dünyanın en önemli uyuşturucu tüketim pazarıdır. ABD’ye yönelik uyuşturucu madde trafiği, ağırlıklı olarak Meksika üzerinden yürütülmektedir. ABD ile Meksika arasında var olan uzun kara sınırı, bu kaçakçılığı kolaylaştıran önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kaçakçılık yüzde 90’ı Kolombiya kaynaklı kokain maddesiyle sınırlı değildir. Meksikalı uyuşturucu kartelleri ABD’ye yönelik eroin ve esrar kaçakçılığını da organize etmektedir.
ABD Ulusal Uyuşturucu İstihbarat Merkezi’ne göre, Meksika’daki uyuşturucu kartelleri bir yılda Meksika’dan ABD’ye yönelik kokain, eroin ve esrar kaçakçılığından 17 ila 38 milyar dolar arasında yasadışı gelir elde etmektedir.
[1]
ABD-Meksika sınır hattı boyunca kaçakçılarca inşa edilen gizli tüneller zaman zaman ortaya çıkarılmaktadır. Bunların en uzunu 2006 yılında fark edilen 731 metrelik tüneldi. Geçen Kasım ayında da 550 metrelik ikinci bir tünel bulunmuştur. Bu tünellerde ileri teknolojiden istifade edilmekte; raylı sistem, ışıklandırma, havalandırma ve haberleşme tertibatı gibi sistemler kurulmaktadır.
ABD’nin uyuşturucu ile mücadeleyi bazı Latin Amerika ülkelerine de içine alacak şekilde bir savaşa dönüştürmesi fikri 1970’li yıllarda ortaya çıkmıştır. ABD Başkanı Richard Nixon’ın 1971’de ilan ettiği ‘uyuşturucuya karşı savaş planı’ çerçevesinde ABD makamları, Kolombiya ve Meksika’daki uyuşturucu kartelleriyle mücadeleye ya doğrudan ya da dolaylı olarak müdahil olmuştur.
Bu kapsamda, askeri ve polisiye anlamda bu ülkeleri desteklemiş; malzeme, eğitim, istihbarı ve parasal yardımlarda bulunmuştur. Uyuşturucuyla savaş planı, ABD içinde uyuşturucuya karşı yükselen iç tepkilere bir yerde cevap olurken, Latin Amerika ülkeleriyle yakınlaşmak ve çeşitli ilişkiler geliştirmek için de ABD’ye önemli fırsatlar vermiştir.
ABD-Meksika Bağlantılı Silah Kaçakçılığı
Uyuşturucu bağlantılı şiddet olaylarından dolayı Meksika’da sadece geçen yıl 7000 kişi hayatını kaybetmiştir. Uyuşturucu kartelleri son olarak, daha çok terörist saldırılarda tercih edilen bombalı araç eylemi gerçekleştirmiştir. Bu artan şiddeti besleyen silahlar ise, ağırlıklı olarak ABD’den temin edilmektedir. Meksika kökenli uyuşturucu kartelleri kullandıkları silahlar arasına son dönemde Colt AR-15 ve AK-47 gibi ağır silahları da eklemeye başlamıştır.
ABD’de silah lobisinin ağırlığı ve silah satışıyla ilgili düzenlemelerin esnek olması nedeniyle, ABD’den Meksika’ya yönelik yasadışı silah ticaretini durdurmaya yönelik polisiye tedbirler yetersiz kalmaktadır.
Dünyanın en büyük silah tüccarı olan ABD, küresel silah satışını düzenlemeye ya da silah kaçakçılığını engellemeye yönelik uluslararası girişimlere dâhil olmama politikasını Obama döneminde de sürdürmektedir.
Başkan Obama, Meksikalı mevkidaşı Felipe Calderon’a, ABD’den Meksika’ya yönelik yasadışı silah kaçakçılığını durdurmak için elinden geleni yapacağı sözünü vermiş olmasına rağmen ülkedeki silah lobilerinin baskısı buna engel olmaya devam etmektedir. Son olarak, ‘Alkol, Tütün ve Silahla Mücadele Teşkilatı’nın, sınır ötesine silah kaçırılmasını engellemek amacıyla ve sadece Meksika’yla sınırdaş şehirlerdeki silah satış dükkânları için uygulanmak üzere, ‘AR-15 ya da AK-47 gibi yarı otomatik tüfek satışlarının beş gün içerisinde bildirilmesi yükümlülüğünün getirilmesi’ teklifi, Beyaz Saray’da karşılık bulmamıştır.
[2]
ABD’deki silah lobisi ise bu teklife şiddetle karşı çıkmaktadır. Onlara göre, Meksikalı uyuşturucu kartelleri bu ticaretten dolayı silahlanıyor olsa da, Amerika topraklarında tamamen yasal olan bu ticareti engellemeye yönelik hareketler ABD Anayasası’na aykırıdır.
Meksika-ABD Bağlantılı Düzensiz Göç Hareketleri
Her yıl yüz binlerce insan Meksika’dan ABD’ye yasadışı yollarla geçmeye çalışmaktadır. Bu düzensiz göçün temel sebebi geldikleri ülkeyle ulaşmak istedikleri ülke arasında ekonomik ve sosyal anlamda var olan büyük refah düzeyi farkıdır. Tahminlere göre şu anda ABD topraklarında yaşayan yaklaşık 11 milyon Meksikalının yarısı bu ülkede yasadışı olarak bulunmaktadır. Bunlardan ekseriyetle ucuz iş gücü olarak yararlanılmaktadır. ABD’de özellikle son dönemde yaşanan ekonomik krizlerle birlikte gelir seviyesi düşen ya da işini kaybeden Amerikalılar ise, ülkelerine iş bulmak amacıyla gelen yabancılara tepki duymaktadır.
Çin’den Sonra Şimdi de ABD Seddi
2006 yılında George W. Bush döneminde Cumhuriyetçilerin oylarıyla ABD Senatosu’nda kabul edilen Meksika sınırına fiziki bir set çekilmesi fikri, Başkan Bush’un onayının ardından hızlıca hayata geçirilmiştir. Bu karar gerek ABD içinde gerekse Meksika’da yoğun eleştirilere ve tartışmalara muhatap olmuştur. Bu fiziki engel, eleştirilerde Çin Seddi ya da Berlin Duvarıyla mukayese edilmektedir. Duvarı savunanlar ise, daha çok Meksika kaynaklı uyuşturucu ve yasadışı göç akımının ancak bu duvar sayesinde kontrol altına alınabileceğini savunmaktadır.
Bu tartışmalar süre dursun, bugün ABD-Meksika sınırının yüzde 30’uda (1072 kilometre) ileri teknoloji ürünü güvenlik sistemleriyle desteklenen çelik bir duvar yükselmektedir. Milyarlarca Dolar harcanarak hayata geçirilen bu koruma sisteminin ne kadar başarılı olduğunu ölçmek ise oldukça güçtür. Ancak ABD sınır muhafız yetkilileri, yakaladıkları yasadışı göçmen sayısında görülen nisbi azalmaya dayanarak, duvarın işe yaradığını ileri sürmektedir. Ancak daha yola çıkarken büyük riskler alan yasadışı göçmenlerin ya da büyük kazançların peşinde koşan kaçakçıların sınırda durdurulmasının hiçbir devirde kolay olmadığı ve bundan sonra da olmayacağı açıktır.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://www.azstarnet.com/allheadlines/285768
[2] http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2010/12/17/AR2010121706598.html