ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Ekonomik Güvenliğin Vazgeçilmezliği

20.12.2010 16:39:33

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Soğuk savaşın ardından hız kazanan ve tüm dünyayı saran küreselleşme, uluslararası ekonomik rekabet kavramını, ulusal güvenlik algısının içinde kritik bir noktaya taşımıştır. Artık ulusal güvenlikten bahsederken ekonomik güvenliği görmezden gelmek mümkün değildir. Ekonomik güvenliğin en kritik noktası, ülkeye ekonomik anlamda avantaj sağlayacak milli faaliyetlerin yurt içinde ve yurt dışında icra edilebilmesidir.

 
 
 
Diğer ülkelerdeki büyük ihalelerin kazanılması konusunda yerli şirketlere yardımcı olunması, diğer ülkelerde kurulması istenmeyen bazı üretim tesislerinin engellenmesi, güvenilir ticaret kanallarının tesis edilmesi, stratejik ürünlerde dışa bağımlılığın en aza indirilmesi ve stratejik sektörlerin yabancı sermayenin eline geçmesini engelleyici tedbirlerin alınması bu kapsamda değerlendirilebilecek faaliyetlerdir.
 
Bu çerçevede, iş dünyasının dış politikadaki önemi giderek artmaktadır. Ülkeler, kendi şirketlerinin uluslararası ihaleleri kazanmaları ve özellikle doğal kaynaklara ya da stratejik konuma sahip ülkelerde ayrıcalıklar elde etmeleri için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamaktadır. Zira ülkesine ait şirketlerin diğer ülkelerde ekonomik başarılara imza atması o ülkenin hem ekonomik hem de siyasi açıdan kazanç elde etmesi anlamına gelmektedir.
 
Çin’in son 10 yılda 10 kat geliştirdiği Afrika’yla ticari ilişkileri, Rusya’nın Afrika kıtasıyla Sovyetler döneminde özellikle silah sanayi sektöründe edindiği ayrıcalıklı pozisyonunu tekrar kazanmaya çalışması, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerin Afrika ve Asya’daki eski sömürgelerinde ticari üstünlüklerini korumaya çalışması, ABD şirketlerinin küresel düzlemde nüfuz ve etki alanını genişletmesi, bu yöndeki çabaların tipik örnekleridir. Ancak düzgün ve güvenli işleyen ekonomi ile ileriyi gören bir dış siyaset sayesinde ülkeler bu yöndeki ulusal hedeflerini gerçekleştirilebilmektedir.
 
Stratejik Ürünlerde Yerli Üretim Hedefleri
 
Yurtdışı pazarlardaki ekonomik etkinliğin artırılmasına gayret edilirken içerde de ithalatın, özellikle de çok yönlü kullanım alanı olan teknolojik ürünlerde dışa bağımlılığın azaltılması hedeflenmelidir. Türkiye’den örnek verecek olursak, son dönemde ciddi bir büyüme hedefi tutturan THY’nin filosuna geçenlerde 5 yeni uçak alındı. Bu uçakların bir kısmı Fransız Airbus, bir kısmı da Amerikan Boeing ürünüdür. Türkiye’de 1938 yılında kurulan uçak fabrikası o günlerde şayet gerekli desteği görmüş olsaydı bugün THY’nin filosuna katılan uçaklar muhtemelen yerli üretim olacak ve yüzlerce milyon Dolar cebimizde kalacaktı. Bunun sadece ticari uçaklar için değil aynı zamanda savaş uçaklarımız içinde geçerli olması mümkün olacaktı.  
 
Başka bir çarpıcı örneği, röntgen cihazlarıyla ilgi vermemiz mümkündür. Bilindiği gibi, Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adıyla da anılan x ışınlarını bundan tam 115 yıl önce keşfetti. Bu keşfin ardından x ışınlarının tıbbi görüntüleme amacıyla sağlık sektöründe kullanılabileceği anlaşıldı ve hastaneler röntgen cihazlarının ilk taliplileri oldu. Bu kritik teknoloji günümüzde sadece sağlık sektöründe değil aynı zamanda güvenlik sektöründe de vazgeçilmez bir yerdedir. Havaalanlarında, alışveriş merkezlerinde, bazı özel ya da devlet kurumlarında kişi ve eşya kontrolü ancak bu teknoloji sayesinde yapılmaktadır. Güvenlik ve sağlık sektörleri için hayati bir araç olan bu cihazların standart dışı olması halinde yaydığı radyasyon oranı nedeniyle ciddi sağlık problemlerine yol açtığı bilinmektedir.
 
Bu kadar yaygın kullanım alanı ve stratejik bir ürün olmasına rağmen röntgen teknolojisi yani x ışını üretme mekanizması ülkemizde üretimi yapılmamaktadır. Bu yüzden, x ışını üreten tüm bu cihazlar yurtdışından ithal edilmektedir. Daha ucuza mal olduğu için son dönemde özellikle Çin kaynaklı cihazlar tercih edilmektedir. Bu ithalat nedeniyle yurtdışına ödenen paranın milyar Dolarla seviyesinde olduğunu da belirtmek gerekir.  
 
Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, ekonomik güvenliğin kamu yararı ve kamu sağlığıyla kesiştiği bu alana gerekli yatırımın yapılarak röntgende dışa bağımlılığın önüne geçilmesi elzem görülmektedir. 
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)





17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya