ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

İnternete Düşen Diplomasi

06.12.2010 13:39:51

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Wikileaks tarafından çeyrek milyon diplomatik yazışmanın internet aracılığıyla tüm dünyaya servis edilmesinin yankıları sürüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, diplomatik misyonları ile arsasında geçen gizli yazışmalar artık internette ve gazete köşelerinde. İfşa edilen yazışmalar, bunları kaleme alan diplomatların bakış açısını ve ABD’nin dış politikası kapsamında yaptığı bazı uygulamaların yönünü göstermesi açısından önemli ve ilginç bilgiler içermektedir.

 
 
 
ABD hükümeti açısından baktığımızda, devlet sırrı ya da gizliliği kavramının soğuk savaş sonrası kısmen yumuşadığını görmekteyiz. Örneğin ABD ilk defa, elindeki nükleer silah sayısını (5113 nükleer savaş başlığı) kamuoyuna bu yıl açıklamıştır. Nükleer silah politikasını belirlediği Nükleer Vaziyet Raporunu da ilk defa gizli olmayan bir belge olarak yayınlamıştır. Yine, ABD’nin istihbarat bütçesinin 2009 yılında toplam 80 milyar Dolar olduğu ABD yönetimi tarafından kamuoyuyla ilk defa paylaşılmıştır.
 
Diğer taraftan, ABD Hükümeti’nin kontrolü dışında dünya basınına yansıyan saklı gerçekler ya da yalanlar da bulunmaktadır. Örneğin Irakla ilgili ortaya atılan ve hiçbir zaman bulunamayan kitle imha silahları, güvenlik güçlerinin ABD’li insan hakları aktivistlerine yönelik casusluk faaliyetleri, devlet sırrı kavramının suiistimal iddiaları, CIA’in işkence uçakları.  
 
Ancak Wikileaks bunun çok ötesine geçerek, diplomatik dedikoduların, ithamların ve yorumların, ABD çıkarlarını korumak uğruna yapılan örtülü işlerin kısmen de olsa gün yüzüne çıktığı bir sahneyi gözümüzün önüne getirmiştir. Kısmen diyorum çünkü zaman ve mekân bakımından sınırlı bir alanı ve dönemi içermektedir. Ayrıca, sadece ABD Dışişleri Bakanlığı’nın elindeki bilgilerdir. Bunlar arasında ABD Savunma Bakanlığı’nın ya da ABD istihbarat örgütlerinin elindeki muhtemelen çok da gizli ve operasyonel bilgiler yer almamaktadır.   
 
Öne çıkan konular; Afganistan Devlet Başkanı hakkında yolsuzluk iddiaları, Pakistan’da darbe söylentileri ve nükleer silahların durumu, Yemen’deki örtülü savaş, Irak’ın geleceği, İran’a olası saldırı, Arap liderlerin İran’a bakışı, Kuzey Kore meselesi, Türkiye’nin bölgedeki konumu, İsrail’in güvenliği, BM personelinin kişisel bilgileri ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine “terörle mücadelede ABD’ye daha fazla destek olun” baskısıdır.
 
İster savaş ister barış döneminde olsun diplomasi, devlet hayatının her aşamasında vardır. Diplomasiye asıl gücünü veren görünmeyen yönüdür kanaatimce. Bu açıdan diplomasiyi yer altında akan nehirlere benzetebiliriz. Bu nehirler birçok kaynaktan beslenmekle birlikte asıl kaynağını diplomatların isabetli ya da isabetsiz yorumları oluşturmaktadır.
 
Wikileaks sonrasında diplomasiye bir artezyen kuyusu açılmıştır. Bunu yaparken içeriden yardım mı almıştır? Yoksa bir hacker’lık marifetiyle bu bilgiler kendisine mi ulaştırılmıştır? ABD’nin internet üzerindeki gücüne, dünya üzerindeki tüm haberleşmeyi izlemek üzere istihbarat teknolojisine ayırdığı onca kaynağa rağmen bu nasıl engellenememiştir? Bu soruların cevapsız kalması karşısında bazıları, bu yaşananları örtülü bir diplomatik hamle olarak tasvir etmektedir. 
 
Daha önce de yine Wikileaks tarafından Irak ve Afganistan’a ilişkin ABD makamları arasında yapılan yüz binlerce yazışma internete taşınmıştı. Ancak bu ikinci ifşaatın alanı çok daha geniştir. Etkisi ise ABD başkentinden ziyade diğer ülkelerde daha fazla olmuştur. Hatta ABD içinde yönetime karşı sempatinin arttığına dair çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır. ABD kamuoyu, diğer ülkeler hakkında ya da o ülkelerin liderleri hakkında ABD diplomatlarının yaptığı işlerin, kaleme aldığı bilgilerin ve iddiaların ne derece doğru olduğunu değil, gizli tutulması gereken bilgilerin ABD Hükümeti’nin elinden nasıl alındığı üzerinde durmaktadır. Dolayısıyla ülke içinde, ABD hükümetinin diplomasi adına yaptığı ve bazıları çok tartışmalı olan faaliyetler değil, bu olaydan dolayı yaşadığı mağduriyet daha çok ön plana çıkmaktadır.
 
Wikileaks günümüzde, kontrolsüz bir enformasyon ya da dezenformasyon kaynağı haline gelmiştir. İlginç bir nokta olarak, Wikileaks daha önce Afganistan ve Irakla ilgili belgeleri açıklarken, Afganistan ve Iraklı muhbir isimlerinin belgelerden çıkarmadığı gerekçesiyle ABD tarafından eleştirilmişti. Bu defa, Wikileaks ve bu belgeleri başköşelerine taşıyan Le Monde, New York Times, Guardian, Der Spiegel ve El Pais, isimlerin belgelerden çıkarılmasıyla ilgili bir ön çalışma yapmışlardır. Bu çalışmaya Wikileaks, ABD Dışişleri Bakanlığı’nı da davet etmiş ancak bu davet reddedilmiştir. Diğer bir ilginç durum da, ABD kurumlarının bu bilgilere hala gizli bilgi muamelesi yapmasıdır. Örneğin Kongre kütüphanesinde Wikileaks’e erişim bu gerekçeyle engellenmektedir.  
 
ABD Yönetimi ve mahkemelerinin Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ye karşı nasıl bir etkili tedbir alacağı da merakla beklenmektedir. Ama şurası kesindir ki, bundan sonra ABD diplomatlarının kulağının delik olduğu düşünülerek, gizlilik konusunda ABD ile ilişki içinde bulunan ülkeler daha ihtiyatlı olacaktır.
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)





17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya