AB Genişleme Yolunda
Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği’nin genişleme süreçlerini devam ettirmesi gerektiğini vurgularken bugüne kadar yapılan altı genişleme sürecinin de başarı ile sonuçlandığını ifade etti.(
Tıkla -1)
Avrupa Birliği 6 ülkeyle başladığı yolculuğunu şu anda 27 ülkeye çıkardı. Daha da genişleyecek. Ama nereye kadar? Bu soruya Avrupa Birliği cevaplar aramaktadır.
Jerzy Busek adını Avrupa kıtasından alan ve bu sınırlar içinde kalan Avrupa Birliği’nin başarılı bir genişleme izleyerek bu yolda devam edeceğini açıkladı. .Peki, nereye doğru genişleyecek? Avrupa kıtasına baktığımızda geride kalan ülkelerin; Güneydoğu Avrupa ülkeleri ve Balkan ülkelerinden bazıları olduğunu görüyoruz. Bunların çoğu Yugoslavya’nın dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan yeni yapılanmış ülkelerdir. Bundan dolayı gelişmişlik seviyeleri pek yüksek değildir ki bu çok normaldir. Üye adayı iki ülke ise; Hırvatistan ve Türkiye’dir. Hırvatistan da bahsedildiği gibi dağılan Yugoslavya’nın parçalarından biriydi. Ancak dağılan ülkelerin içinde en gelişmiş iki ülkeden biridir. Türkiye ise, topraklarının tamamı Avrupa kıtasında yer almasa da gerek gelişmişlik düzeyi olsun gerekse gerçekleştirdiği yenilikler ve reformlar olsun kendisini Avrupa’ya yakın hissettirmektedir.
Peki olası bir genişleme hamlesinde Hırvatistan ve Türkiye’den sonra sırada kim var? Avrupa Birliği’nin ilişki geliştirdiği bölgelere baktığımızda şu anda ilk sırada Kafkas ülkeleri gelmektedir. Olası Türkiye üyeliğiyle de Kafkaslara komşu olacak olan Avrupa Birliği, Kafkas ülkeleriyle genişlemeye gitmeye yanaşmaz. Çünkü bu bölge yeni bağımsızlık kazanmış ülkelerden oluşmaktadır ve sorunlu bir bölgedir. Ayrıca Avrupa coğrafyasında yer almamaktadır.
Avrupa kıtasında baktığımızda ilk akla gelen Sırbistan’dır. Hırvatistan ve Slovenya’da yaşayan Sırpların güçlü bir lobi oluşturmasıyla Sırbistan için Avrupa Birliği kapıları neden açılmasın ki… Evet, belki insan hakları konusunda yeterince gelişmiş değildir ama üyelik için Avrupalı liderlerin gönlünü çalmak yeterlidir.
Avrupa’da ikinci olarak Makedonya ve Bosna-Hersek gelmektedir. Bu iki ülkede Avrupa’da olmasına rağmen Avrupa için “öteki”dir. Çünkü Müslüman ülkelerdir. Bundan dolayı Avrupa Birliği bize yaşattığı zorlukların hepsini bu ülkelere de yaşatacaktır. Kuzeyde kalan İzlanda ise zaten 2009 yılı içinde üyelik için başvurmuştur ve herhangi bir pürüzle karşılaşacağını beklemiyor. Avrupa ile Rusya arasındaki Ukrayna ise, son gelişmelere baktığımızda üyeliğine sıcak bakılan ülkelerdendir.
Avrupa kendi bölgesinde üye olmayan bu kadar çok ülke varken daha bir 20 yıl başka bölgelere açılmaz. Çünkü kendi bölgesine yatırım yapmak istemesi ve kendi bölgesini bitirdikten sonra yeni bir bölgeye başlaması yani küreselleşmesi oldukça normaldir. Zaten başka bölge demek global bir aktör demek olacaktır. Şu anda böyle bir gelişime açık olamayan birliğin global bir aktör olup olamayacağını da bize zaman gösterecektir…
(Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 23.09.2009)