ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

AB Genişleme Yolunda

09.11.2009 17:12:03

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda konuşma yaptı.

 

AB Genişleme Yolunda
 
Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği’nin genişleme süreçlerini devam ettirmesi gerektiğini vurgularken bugüne kadar yapılan altı genişleme sürecinin de başarı ile sonuçlandığını ifade etti.(Tıkla -1)
 
Avrupa Birliği 6 ülkeyle başladığı yolculuğunu şu anda 27 ülkeye çıkardı. Daha da genişleyecek. Ama nereye kadar? Bu soruya Avrupa Birliği cevaplar aramaktadır.
 
Jerzy Busek adını Avrupa kıtasından alan ve bu sınırlar içinde kalan Avrupa Birliği’nin başarılı bir genişleme izleyerek bu yolda devam edeceğini açıkladı. .Peki, nereye doğru genişleyecek? Avrupa kıtasına baktığımızda geride kalan ülkelerin; Güneydoğu Avrupa ülkeleri ve Balkan ülkelerinden bazıları olduğunu görüyoruz. Bunların çoğu Yugoslavya’nın dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan yeni yapılanmış ülkelerdir. Bundan dolayı gelişmişlik seviyeleri pek yüksek değildir ki bu çok normaldir. Üye adayı iki ülke ise; Hırvatistan ve Türkiye’dir. Hırvatistan da bahsedildiği gibi dağılan Yugoslavya’nın parçalarından biriydi. Ancak dağılan ülkelerin içinde en gelişmiş iki ülkeden biridir. Türkiye ise, topraklarının tamamı Avrupa kıtasında yer almasa da gerek gelişmişlik düzeyi olsun gerekse gerçekleştirdiği yenilikler ve reformlar olsun kendisini Avrupa’ya yakın hissettirmektedir.
 
Peki olası bir genişleme hamlesinde Hırvatistan ve Türkiye’den sonra sırada kim var? Avrupa Birliği’nin ilişki geliştirdiği bölgelere baktığımızda şu anda ilk sırada Kafkas ülkeleri gelmektedir. Olası Türkiye üyeliğiyle de Kafkaslara komşu olacak olan Avrupa Birliği, Kafkas ülkeleriyle genişlemeye gitmeye yanaşmaz. Çünkü bu bölge yeni bağımsızlık kazanmış ülkelerden oluşmaktadır ve sorunlu bir bölgedir. Ayrıca Avrupa coğrafyasında yer almamaktadır.
 
Avrupa kıtasında baktığımızda ilk akla gelen Sırbistan’dır. Hırvatistan ve Slovenya’da yaşayan Sırpların güçlü bir lobi oluşturmasıyla Sırbistan için Avrupa Birliği kapıları neden açılmasın ki… Evet, belki insan hakları konusunda yeterince gelişmiş değildir ama üyelik için Avrupalı liderlerin gönlünü çalmak yeterlidir.
 
Avrupa’da ikinci olarak Makedonya ve Bosna-Hersek gelmektedir. Bu iki ülkede Avrupa’da olmasına rağmen Avrupa için “öteki”dir. Çünkü Müslüman ülkelerdir. Bundan dolayı Avrupa Birliği bize yaşattığı zorlukların hepsini bu ülkelere de yaşatacaktır. Kuzeyde kalan İzlanda ise zaten 2009 yılı içinde üyelik için başvurmuştur ve herhangi bir pürüzle karşılaşacağını beklemiyor. Avrupa ile Rusya arasındaki Ukrayna ise, son gelişmelere baktığımızda üyeliğine sıcak bakılan ülkelerdendir.
 
Avrupa kendi bölgesinde üye olmayan bu kadar çok ülke varken daha bir 20 yıl başka bölgelere açılmaz. Çünkü kendi bölgesine yatırım yapmak istemesi ve kendi bölgesini bitirdikten sonra yeni bir bölgeye başlaması yani küreselleşmesi oldukça normaldir. Zaten başka bölge demek global bir aktör demek olacaktır. Şu anda böyle bir gelişime açık olamayan birliğin global bir aktör olup olamayacağını da bize zaman gösterecektir…
 
(Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 23.09.2009)

 




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya