ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Dış PolitikaGeri Dön «

“Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye” Uluslararası Konferansı 3. Oturumu

07.10.2010 11:28:35

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Değişen Küresel Güç Dengeleri ve Türkiye” uluslararası konferansının, “AB - Türkiye İlişkilerinde Sorunlar ve Fırsatlar” konulu 3. oturumu gerçekleştirildi. Oturumda şu sorulara cevap arandı: Türkiye-AB ilişkileri nasıl ve hangi vizyonla yeniden daha sağlıklı ve gerçekçi bir perspektife oturtulabilir? Ekonomisi güçlenen, dış politikası çeşitlenen ve kendisine güven duygusu artan bir Türkiye, belirsizliklerle dolu AB sürecine olan bağlılığını ne kadar sürdürebilir? Türkiye-AB ilişkileri yeniden nasıl güçlendirilebilir?

Bu oturumun konuşmacısı Sabancı Üniversitesi, İstanbul Politikalar Merkezi Başdanışmanı Joost Lagendjik oldu. Lagendjik son 5 yılı değerlendirdiğinde Avrupa’nın Türkiye’ye daha çok stratejik açıdan baktığına değinirken bu durumun Avrupa Komisyonu içinde geçerli olduğunu ifade etti. Konferansta konuşulan konularda ortak bir görüş olduğunu bunun da AB Türkiye birlikte çalışabilirlerse iki tarafında kazanç sağlayacağı olduğunu söyledi. Türkiye’nin stratejik önemini yok saymak imkansız diyen Lagendjik, AB sürecindeki Türkiye’den bir takım beklentiler, korkuların, çekincelerin olduğunu ifade etti. Bunlardan ilkini İslam’a karşı bir tavır olarak değerlendirdi. Diğer konunun ise düşünce ve fikir özgürlüğü olduğunu ifade etti. Türkiye’de gazetecilerin hapiste olmasından dolayı bile Türkiye’nin AB üyeliğine olumsuz bakacak grupların olduğunu belirtti.
 
Lagendjik aynı zamanda Türkiye’nin iç politikasında da halledilmesi gereken bazı noktalar olduğuna dikkat çekti. Bu konuların başında ise Kürt problemi olduğunu söylerken, Avrupa’nın Türkiye’den Kürt meselesi ile ilgili beklentileri olduğunu ifade etti.
 
AB üyelik sürecinde Türkiye ile yürütülen müzakerelerin zaman zaman durduğunu, sürecin zorlu bir süreç olduğunu da belirtti. Ancak sürecin en çok durmuş gibi gözüktüğü anlarda bile aslında durmadığını, sadece durmuş gibi göründüğünü, siyasetten kaynaklanan çeşitli nedenlerle müzakerelerin durmasının mümkün olmadığını belirtti. Müzakerelerin askıya alınabilmesi için Komisyon’da 3 te 2 oranında bir oy çıkması gerektiğini, bu oy oranının Komisyon’dan çıkabilmesi de mümkün olmadığını süreci durdurabilecek tek ülkenin ise Türkiye olduğunu açıkladı. Avrupa’daki ekonomik krizin etkisinin de büyük oranlarda olduğunu belirten Lagendjik hem mali hem finansal politikalar açısından cevabı alınmamış sorular olduğuna dikkat çekti.
 
ODTÜ, Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Nuri Yurdusev’in moderatörlüğünü gerçekleştirdiği oturumun müzakerecileri ise Sabancı Üniversitesi, İstanbul Politikalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Fuat Keyman, California Üniversitesi, Hukuk Bölümü’nden Prof. Dr. Hilal Elver, La Trobe Üniversitesi, Diyalog Merkezi’nden Dr. Michalis Michael, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Prof. Dr. Mehmet Altan oldu.
 
Prof. Dr. Fuat Keyman Türkiye’nin dış politikasının ana ekseninde ne olmalıdır sorusunun cevabını, Türkiye-AB ilişkileri ana eksen alınmalıdır ve bu açık bir şekilde dile getirilmeli, bu doğrultuda adımlar atılmalıdır şeklinde verdi. Türkiye-AB ilişkilerini küresel bağlama oturtmak gerektiğini, 11 Eylül’den sonraki paradigma değişikliği ile beraber Türkiye’nin rolünün arttığını belirtti.
 
Keyman konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin en büyük hatası Türkiye-AB ilişkilerine süreç temelli olarak bakmasıdır. Sürece, süreç olarak değil, katkı ekseni ile bakmalıdır. Önceden ideolojik kültürel temelli bir katkıdan bahsedebiliyorken, artık ekonomik temelde katkımız artmıştır. Yani Türkiye AB’ye özellikle üç alanda katkı sağlayabilir: kültürel, ekonomik, enerjik… bu katkıyı gerçekleştirirken de ikna edici olmalıdır.” 
 
Prof. Dr. Hilal Elver şunları ifade etti:
 
“Hayatımızda hep Avrupa Topluluğu vardı. Acaba Türkiye Avrupa Topluluğu ile birlikte mi olmalı yoksa Türkiye daha liberal politikalar mı izlemeli? Türkiye ile ilgili Avrupa’nın büyük sıkıntıları vardı. İyi bir anayasamız yoktu, demokratik bir ülke değildik… Ortada bir islamfobisi var. Eskiden bu konu koşulamıyordu, 11 Eylül’den sonra bu konu konuşulmaya başlandı."
 
"Avrupa Topluluğu bu bağlamda Türkiye’nin önüne farklı engeller çıkartmaya başladı. Gerçek manada problem diyebileceğimiz konunun Kürt meselesi noktası olduğunu söyleyebilirim. Türkiye tüm gerçek sorunları çözse bile Avrupa Topluluğu yeniden karşımıza başka bir problemle çıkacaktır. Bu şartlar altında da Avrupa Topluluğu’na alınabileceğimizi düşünmüyorum."
 
Dr. Michalis Michael özellikle Türkiye-AB ilişkilerinde Kıbrıs açmazına değindi. Süreci engelleyen özellikle 3 konu olduğuna vurgu yaptı: Ermeni meselesi, Kürt Meselesi ve Kıbrıs meselesi. Bu konularla ilgili açıklamalarda bulundu…
 
Konuşmaların ardından soru cevap kısmı ile oturum sona erdi.
 
 
 



DIŞ POLİTİKA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya