Abbas Yönetimi ve Filistin Sorununun Gidişatı
22 Eylül'de Birleşmiş Milletler'in (BM) Genel Kurulu toplantısı öncesinde New York'ta, ABD Başkanı Barack Obama'nin girişimi ile Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ve İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu bir araya gelerek Filistin-İsrail arasında yaşanan krizin çözümü konusunu görüştüler. Üçlü zirve adı altında toplanan Obama, Abbas ve Netenyahu arasında herhangi bir uzlaşı çıkmadan zirve sona erdi. 15 Eylül'de yayınlanan Birleşmiş Milletler Gazze raporuna göre, "İsrail ve Hamas Gazze'de savaş suçu işledi." 557 sayfalık raporda, Gazze'de İsrail ve Hamas güçlerinin savaş suçu işledikleri yolunda kanıt olduğu belirtilmektedir. 8 Ekim'de BM Güvenlik Konseyi, ''Gazze'de savaş suçu işlendiğine ilişkin görüş bildiren Richard Goldstone Raporu'nun Konsey'de ele alınma talebini'' görüşmek üzere toplandı. Güney Afrikalı Yargıç Richard Goldstone Başkanlığındaki BM komisyonunun hazırladığı rapor, Gazze Şeridi'nde Ocak ayı başındaki operasyonlarda İsrail ve Hamas'ın savaş suçu işlediğini iddia etmektedir. Sözkonusu rapor Filistin halkı nezdinde yankı uyandırmıştır. (Tıkla-1)
Ancak son günlerde Kudüs'te Mescid-i Aksa girişlerin Müslümanlar için kısıtlanması ile başlayan gerilimin arttığını görmekteyiz. Olaylarda meydana gelen çatışmalar Filistin-İsrail arasındaki gerilimin daha da artmasına sebep olmuştur. Bu bağlamda, 7 Ekim'de iki taraf arasında temaslarda bulunmak üzere Kudüs'ü ziyaret eden ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi George Mitchell, İsrail ile Filistinliler arasında barış görüşmelerinin yeniden başlatılması çabalarının sonuçsuz kalmaması için girişimlerde bulundu. Mitchell'in ziyareti öncesinde bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı, bu ziyaretin Mescid-i Aksa çevresinde tırmanan gerginlikten etkilenmemesi konusunda taraflara çağrıda bulundu. (Tıkla-2)
Abbas'a Karşı Baskıların Artması
Abbas yönetimine Filistin-İsrail sorunu konusunda giderek baskıların artması Abbas'ı zor durumda bırakmaktadır. Bir taraftan ABD Başkanı Obama'nın Abbas'a şartlar ne olursa olsun, Filistin yönetiminin İsrail ile masaya oturması gerektiğini söylemesi, diğer taraftan Filintin içinde yaşanan şiddet olayları, Filistin Başkanı Abbas'ın bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceği konusunda tedirginlik yaşamasına yol açmıştır. 4 Ekim'de yüksek düzeyli bir Hamas komisyonu, Filistinli gruplar arasındaki mutabakat konusunda Mısır tarafından sunulan öneriyi değerlendirmek üzere, Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldi. Hamas ve El-Fetih arasında değerlendirilen önerilerin iki taraf arasında 26 Ekim'de imzalanması için heyetlerin anlaştıkları belirtildi. Bütün bu gelişmeler yaşanırken, Mescid-i Aksa'daki olayların meydana gelmesi Hamas ve El-Fetih arasındaki görüşmelerin zarar görmesine neden olabilecektir. Filistin'deki son olayların Hamas ve El-Fetih arasında imzalanması beklenen anlaşmaya günler kala meydana gelmesi dikkat çekmektedir. Çünkü "Filistin-İsrail Sorunu"nun bir çözüme kavuşmadan önce Filistinli tarafların arasında yaşanan sorunların ortadan kalkması gerekmektedir. Bu nedenle Hamas ve El-Fetih arasında bir uzlaşı sağlanamazsa, Filistin-İsrail arasındaki sorununun çözümü için sarfedilen çabaların da sonuçsuz kalması doğaldır. Son günlerde Abbas yönetimine Arap Dünyası tarafından da Filistin sorunu ile ilgili baskıların arttığını görmekteyiz. Mısır'ın Hamas ve El-Fetih arasındaki krizle ilgili acil öneriler sunması ve Mahmut Abbas ile Hamaslı yetkilileri bir araya getirmesi Arap dünyasının da Abbas'a karşı yaptığı baskıların etkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle son dönemlerde, gerek Arap dünyası, gerek ABD yönetiminin tavrı, Filistin sorununu bir oldu bittiye bağlama görüntüsü vermektedir.
Bu arada, Filistin topraklarında BM özel raportörü Richard Falk'ın, Mahmud Abbas Yönetimi'nin Goldstone raporu karşısındaki duruşundan dolayı halkına ihanet ettiğini söylemesi, Abbas yönetiminin Filistin halkı arasında prestij kaybetmesine yönelik bir açıklama olarak düşünülebilir. (Tıkla-3) Ayrıca, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Goldstone Raporu'nun BM İnsan Hakları Komisyonu'nda görüşülmesi taleplerinden vazgeçmesi ile ilgili açıklama yapan Filistin Kurtuluş Örgütü Genel Sekreteri Yaser Abbed Rabbo'nun sözkonusu karar konusunda Abbas yönetiminin, hata yaptığını ve bu hatanın düzeltilmesi için hala geç kalınmadığını belirterek, Abbas'ı tarafına çekmeye çalıştığı söylenebilir.
Hamas ve El-Fetih Arasında Olası Bir Uzlaşı Sağlanabilir mi?
Hamas ve El-Fetih arasındaki anlaşmazlıkların çözümü konusunda girişimlerde bulunan Kahire yönetimi, bu işin gerçekleşmesinin zor olduğunun bilincindedir. Filistin'in içinde yaşadığı karışıklık iki tarafın bir araya gelmesini sağlayabilir, ancak kalıcı bir uzlaşmaya varılması her iki taraf için zor gibi görünmektedir. Çünkü İsrail'in Filistin'in içini karıştırması, her defasında Filistinli gruplar arasında şiddete yol açmaktadır. Bu nedenle İsrail'e karşı Filistinli grupların birlikte savaş vermesinin ve kendi içindeki karışıklıkların çözülmesinin gereği açıktır.
Sonuç olarak, Ortadoğu'nun eski ve kalıcı sorunu olan Filistin-İsrail Sorununun çözümünün önemli noktalarından biri, Arap ülkelerinin ABD ve İsrail ile ilişkilerini olumlu bir zeminde devam ettirmesi, diğeri ise bu ülkelerin Filistin sorunu konusunda her iki tarafa yönelik net bir tutum sergilemesi gerektiğidir. Ocak 2009'da Gazze'de yaşanan olayların ardından Arapların Filistin sorununu, Arap-İsrail sorunu olmaktan çıkartıp tüm Müslüman ülkelerinin sorunu haline getirdikleri söylenebilir. Son dönemlerde Filistin-İsrail sorunu konusunda Abbas yönetiminin, Arap ülkeleri liderleri tarafından yalnız bırakıldığı görülmektedir. Abbas'a yönelik dile getirilen suçlamaların 2010'da yapılması beklenen Filistin başkanlık seçimleriyle ilgili olduğu değerlendirilebilir. Bu nedenle Filistin konusunda Abbas'ın izlediği politikaların Filistinliler tarafından eleştirilmesi, önümüzdeki seçimlerde Abbas'a alternatif olacak bir liderin ortaya çıkmasına neden olabilir. Filistin halkı Abbas yönetiminin Filistin sorunu karşısında pasif kaldığını düşünmektedir. Bu bağlamda, gerek Başkan Obama'nın Ortadoğu barış süreci, gerekse Mısır'ın Filistinli taraflar arasındaki anlaşmazlığın çözümü için girişimlerinin bir sonuca varmaması ve Mescid-i Aksa'da yaşanan son olayların, Obama ve Mısır yönetiminin Filistin konusundaki barışı sağlama umudunun azalmasına ve sürecin aksamasına yol açması beklenebilir. Filistin'deki iç karışıklıkların ve Filistin-İsrail sorununun çözümlenmesi bir yana, önümüzdeki aylarda daha da tırmanması ihtimalinin gözden uzak tutulmamalıdır.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 10.10.2009)