Üretimdeki bu fazlalık, yasadışı uyuşturucu ticaretinin önemli mamullerinden olan afyon ve eroin fiyatlarının aşağılara çekilmesine sebebiyet vermiş ve eroini, hedef ülkelerdeki az gelir grupları tarafından da erişebilir hale getirmiştir. Rusya bunun olumsuz etkilerini, gençliği üzerinde yoğun bir şekilde hissetmektedir. Her yıl en az 10 bin Rus gencinin eroinden bağımlılığından hayatını kaybetmesi bunun somut bir göstergesidir.
Afganistan’da geçen yıla göre afyon üretim oranının bu yıl yarı yarıya düşmesi, afyon ve eroin fiyatlarına da yansımış; geçen yıl 64 Dolar olan 1 kilogram afyonun tarla çıkış fiyatı şimdilerde 169 Dolar seviyesine çıkmıştır. Haşhaş ekiminde hektar başına elde ettikleri gelir ise yüzde 36 artarak 4.900 Dolar’a çıkmıştır.
[1]
Diğer bir husus ise, ülkede son yıllarda görülen rekor üretimden dolayı ihtiyaç fazlası olarak stoklanan 12000 ton civarında afyonun var olduğu iddiasıdır. Bu iddia BM’nin raporlarında sürekli gündeme getirilmektedir. Bu durumda, yasadışı piyasanın ihtiyacını karşılamayan bu yılki üretimin, bu gizli stoklarla takviye edilmesi ihtimali ortaya çıkmaktadır. Bunun gerçekleşmesi halinde fiyatlarda ciddi bir artış yaşanmayacak, aksi halde afyon ve eroin fiyatında artışlar devam edecektir.
Üretim Neden Düştü
Afganistan’da geçen yılla bu yılki haşhaş ekim alanları birbirine çok yakın oranlardadır. Diğer bir ifadeyle ekilen hektar aynıdır. Afyon üretimindeki düşünün asıl sebebi bilinmeyen bir hastalıktan dolayı haşhaş tarlalarının büyük oranda zarar görmesidir. Bu durum, haşhaş ekiminin yoğunlaştığı Helmand ve Kandahar gibi ülkenin güney kısımlarını etkilemiştir. Uzmanlara göre bu hastalığın sebebi, henüz tam olarak bilinmeyen bir tür mantardır. Şu anda Kabil’deki laboratuarlar bunu araştırmakla meşguldür.
Haşhaş Ekimi Artabilir
Afganistan’da yükselen afyon fiyatları nedeniyle daha önce haşhaş ekiminden vazgeçmiş olan Afgan çiftçilerinin de tekrar bu sektöre yönelme ihtimali bulunmaktadır. Fiyatların yükselmesiyle birlikte şu anda Afganistan’da 1 hektarlık haşhaş ortalama 5000 Dolar ederken aynı miktar alana ekilen buğday ancak 1200 Dolar gelir getirmektedir.
Ayrıca, buğday, mısır, meyve gibi yasal ürünlerin üretimi haşhaştan daha masraflı olmaktadır. Bunların elden çıkarılabilmesi için gerekli nakliyenin sağlanması da üreticiye ait ayrı bir maddi külfettir. Doğru dürüst yolun olmadığı, her köşe başında arama noktalarının olduğu bir ülkede bir ürünü nakletmek de öyle çok kolay olmasa gerekir. Haşhaşta ise kaçakçılar üreticiyi bu dertlerden kurtarmakta ve mahsulü daha tarladayken satın almaktadır.
Uluslararası bağlantıları da olan bu yasadışı ekonominin asıl büyük hissedarları elbette ki haşhaş eken köylüler değildir. Yerel uyuşturucu kaçakçıları, silahlı direnişçiler, terörist gruplar, siyasi ve silahlı güçleri olan nüfuzlu kişiler ile uluslararası suç organizasyonları bu yasadışı ekonomiden aslan payını alan gruplardır.
Küresel büyüklüğü 65 milyar Dolar olduğu tahmin edilen bu yasadışı pazarın ancak %5’lik kısmı Afganistan’da kalmaktadır. Bunun da sadece %1’i çiftçinin eline geçmekte, geri kalan %4’ü ülke içindeki yerel uyuşturucu kaçakçılarının ve nüfuzlu kişilerin hesaplarına yatmaktadır. Yasadışı ekonominin geri kalan %95’lik bölümü ise Afganistan dışındaki uluslararası kaçakçılık ağına ve bunun mevcudiyetini devam ettirmek için işbirliği yaptıkları diğer uluslararası unsurlara ve karapara aklayan finans merkezlerine gitmektedir.
Afyon Üretimindeki Düşüşün Taliban’a Etkisi
Haşhaş ekimi ağırlıklı olarak ülkenin güneyinde ve batısında görülmektedir. Bu bölgeler Taliban ve uyuşturucu şebekelerinin nüfuz sahibi olduğu yerlerdir. Afyonun tarla çıkış fiyatı yüzde 38 oranında artmış olsa da, üretimin yarı yarıya düşmesi kısmen de olsa bir gelir kaybına neden olacaktır. Bu da Taliban’ın bu bölgedeki uyuşturucu üretiminden aldığı payın bir miktar azalacağı anlamına gelmektedir.
Uyuşturucu Ekimine Karşı NATO’nun bir Görevi Var mı?
Dünyadaki yasadışı afyon türevlerinin yüzde 90’ı Afganistan kaynaklıdır. Ancak askeri bir teşkilat olan NATO’yu asıl ilgilendiren, Taliban’la 10 yıldır sürdürülen çatışmalardır. Taliban’ın gerek lojistik gerekse insan gücü bakımından bugüne kadar ayakta kalmasının temel sebebi ise sağlam finansman kaynaklarına sahip olmasıyla açıklanmaktadır. Bu noktada, ülkenin en önemli yasadışı ekonomik sektörü olan uyuşturucu pazarına gözler çevrilmektedir.
Bu soruna çözüm bulabilmek için Ekim ayında Budapeşte’de toplanan NATO Savunma Bakanları Toplantısında varılan mutabakata göre, NATO güçleri, Taliban’a destek veren uyuşturucu kaçakçılarını yakalamak ve gizli uyuşturucu üretim tesislerini tespit ederek imha etmekle yetkilendirilmiştir. Ancak NATO askerlerinin tarladaki yasadışı mahsulün imha edilmesiyle ilgili herhangi bir görevi bulunmamaktadır.
[2]
NATO’nun siyasi karar vericileri bu yetki ve görevi vermiş olsalar da sahada Taliban’la sıcak çatışmaya giren NATO askeri güçleri, kolluğu ilgilendiren bir faaliyet olarak gördükleri uyuşturucu meselesine pek de bulaşmak istememektedir. Diğer taraftan, köylülerin geçim kaynaklarından birisi olan uyuşturucu ekimine zor kullanılarak son verilmesi, Taliban’a karşı kendisine destek vermelerini talep ettikleri köylülerin, yerel komutanların ve nüfuz sahibi kişilerin NATO’ya karşı tepki duymalarına sebep olacağı kesindir.
Dolayısıyla, güvenliğin birincil gündem maddesi olduğu Afganistan’da uyuşturucu konusunda kalıcı mesafe alınabilmesi, henüz ne olduğu bilinmeyen bir mantarla mümkün olması zor görünmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://www.unodc.org/unodc/en/press/releases/2010/September/sharp-drop-in-afghan-opium-production-says-unodc.html?fp=pr1
[2] http://www.csmonitor.com/USA/Foreign-Policy/2008/1226/p04s04-usfp.html