1948’de kurulan İsrail’i 1993’e dek resmen tanımayan Yunanistan arasında son zamanlarda dikkat çekici bir yakınlaşma söz konusudur. 2008’den bu yana Yunanistan-İsrail ilişkileri özellikle askerî alanda belirginleşmektedir. Türkiye’nin Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’da giderek etkisini artıran bir bölgesel güç haline gelmeye başlaması, yüksek sesle dillendirilmese de derin ekonomik krizi nedeniyle iflasın eşiğindeki Yunanistan’ı oldukça rahatsız ederek yeni ittifak arayışlarına itmiştir. Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki “one minute” çıkışıyla başlayan Türkiye-İsrail ilişkilerindeki kriz, Türk Büyükelçisine “alçak kanepe” teşrifatçılığıyla derinleşirken Mavi Marmara gemisine yapılan saldırı sonucunda dokuz Türk vatandaşın hayatını kaybetmesiyle zirveye ulaşmıştır. 1990’ların zayıf koalisyonları ve postmodern darbelerin olağanüstü dönemindeki Türkiye ile olağanüstü ilişkileri olan İsrail, değişen dengeler karşısında kaçınılmaz olarak bölgede yeni ittifak arayışlarına yönelirken ekonomik olarak tükenmiş ama “Türkiye’nin kadim hasmı” Yunanistan’ı yeniden fark etmiştir.
2002-2010 arasında Türkiye ile İsrail 25 ortak askerî tatbikat düzenlerken bu dönemde Türkiye Birinci Sınıf Dalgıç Personel kursunda 2, Denizaltı Serbest Çıkış Kulesi Eğitiminde 567 ve Fizyolojik Eğitimde (G-LAB) 86 olmak üzere toplam 655 İsrailli askeri personel Türkiye’de eğitim görmüştür. Yaşanan son gelişmelere paralel olarak Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün yaptığı açıklamada Ağustos 2010 itibariyle Türkiye’de eğitim gören İsrailli askerî personel kalmamıştır.
[1] Daha önce Türkiye ile Konya’da düzenlenen “Anadolu Kartalı” tatbikatlarını da artık katılamayan İsrail, oldukça sınırlı olan hava sahası nedeniyle hava kuvvetleri için yeni eğitim ve tatbikat sahaları aramaya yönelmiştir. İsrail için Türkiye’den sonra hava kuvvetleri ihtiyacını karşılayabilecek olan ülkeler ise Romanya ve Yunanistan’dır. Bu bağlamda, 2006’da İsrail ve Romanya arasında yapılan bir antlaşma sayesinde İsrail uçakları Romanya hava sahasını kullanabilmektedir. Romanya Devlet Başkanı Traian Basescu, İsrail’in İran ile gireceği olası bir savaşta ülkesinin İsrail’in sadık müttefiki olacağını söylemiştir.
[2] İsrail’in Romanya ile sağladığı bu ittifak sayesinde özellikle askerî işbirliğinde önemli bir ilerleme sağladığını söylemek mümkündür.
Yunanistan- İsrail İlişkileri
İsrail, Romanya ile oluşturduğu ittifak sonrasında Balkanlar’daki ayağını pekiştirmek için rotasını Yunanistan’a çevirmesiyle tarihinde ilk kez bir İsrail Başbakanı Yunanistan’a resmî ziyarette bulunmuştur. Binyamin Netenyahu’nun Ağustos sonunda gerçekleştirdiği bu ziyarette ekonomi, güvenlik, turizm, tarım ve teknoloji gibi pek çok alanda işbirliği konusu masaya yatırılmıştır. Yunanistan yaşadığı ekonomik kriz neticesinde karşı karşıya kaldığı bütçe açığı sorununu İsrail’in sağlayacağı finansman ile çözme planları yaparken, İsrail de içinde bulunduğu askerî krizi potansiyel müttefiki Yunanistan ile aşmayı planlamaktadır.
Yunanistan’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Başbakan Papandreu ve İsrailli mevkidaşı Netanyahu ortak açıklamalarında ekonomi, turizm, yenilenebilir enerji ve güvenlik alanlarında işbirliği komisyonlarının kurulacağını ifade etmişlerdir. Ayrıca İsrail, Doğu Akdeniz’deki yeni gaz rezervlerini Avrupa’ya taşıyacak boru hattı için Yunanistan’a teklif götürmesini İsrail’in en eski gazetesi
Haaretz, Başbakan Netenyahu Leviathan’da bulunan gazı Yunanlılara teklif ederek iki ülke arasında gazı transfer etmek için bir boru hattı döşenmesini istediği şeklinde duyurmuştur. Haberde her ne kadar İsrail’in Türkiye ile ilişkilerinin bozulması üzerine İsrail’in Yunanistan ile yakınlaştığı yönünde gazetenin geleneğine uygun eleştirel bir yorum yer alsa da henüz Papandreou’nun cevabı netlik kazanmamıştır.
[3]
Yunanistan, son dönemdeki “bol krizli” Türkiye-İsrail ilişkileri çerçevesinde Türkiye’den boşalan Arap-İsrail çatışmasındaki “bölgesel arabulucu ülke” olmaya çalışmaktadır. Yunanistan Başbakanı Papandreou’nun Temmuz’da gerçekleştirdiği İsrail ziyaretinin ardından Özerk Filistin Otoritesini de ziyareti, sahip olmak istediği bu konum açısından oldukça net mesajlar içermektedir. Filistin ziyareti sırasında İsrail yönetiminin barış sürecine yeniden başlamak istediğini ileten Papandreou, kalıcı istikrarın bölgede acilen kurulması gerektiğinin altını çizmiştir.
Birçok analist tarafından “tehlikeli yakınlaşma” olarak nitelendirilen Yunanistan- İsrail birlikteliği aynı zamanda Türkiye’ye verilmek istenen bir mesaj olarak da algılanmaktadır. İsrail’in sürpriz Atina açılımı, Ankara’ya baskı yapıp yeni yaklaşımları gözden geçirmeye yönelik girişimlerden birisini oluşturmaktadır. Daha öncesinde Türkiye’ye karşı PKK terör örgütü ve lideri Abdullah Öcalan’ı himaye eden Suriye ile ittifak kuran Yunanistan’ın Öcalan’ın yakalanması esnasında Kenya’daki Yunan Büyükelçiliğinden havaalanı yolunda yakalanması hafızalardaki tazeliğini korumaktadır. Öte yandan, İsrail’in Kuzey Irak’taki çalışmaları da bölge ile yakından ilgilenen Türkiye’den yer yer endişe ile takip edilmektedir. Sonuç itibariyle hem Yunanistan’ın hem de İsrail’in içinden geçtiği zor günler, iki ülke birlikteliğini bugüne getirirken iki mahrumiyet bir mecburiyeti doğurmuştur. Yaşanacak süreç içerisinde Yunanistan-İsrail ilişkilerini en yakından takip etmesi gereken ülke şüphesiz Türkiye’dir.
SDE Uzmanı Doç. Dr. Murat Çemrek, SDE Asistanı Amine Yazıcı
[1]“İsrail ile 25 Askeri Tatbikat”
[2]“Romanya’dan İsrail’e Destek”
[3]“İsrail, 300 Milyar Dolarlık Gaz İçin Yunan Kartını Açtı”