ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » Asya - PasifikGeri Dön «

Darbecilerden Hesap Sormak: Güney Kore

08.09.2010 23:47:52

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Güney Kore ve Türkiye birbirinden uzak diyarlarda farklı tarihlere sahip iki ülkedir. Nitekim iki ülkenin tarihlerindeki kesişimler özellikle de yakın tarihte kendilerini göstermektedir. Koreli halkın demokrasi arzusu darbecilerle hesaplaşmanın 16 yıl içerisinde gerçekleşmesini sağlamış ve ülkeyi demokratik bir anayasaya kavuşturmuştur. Darısı bunu 30 yıldır başaramayan Türkiye’nin başına.

Güney Kore ve Türkiye birbirinden uzak diyarlarda farklı tarihlere sahip iki ülkedir. Nitekim iki ülkenin tarihlerindeki kesişimler özellikle de yakın tarihte kendilerini göstermektedir.

1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle iki kutba ayrılan siyasi konjonktürde iki ülke de Amerika’nın yer aldığı tarafı seçmiş ve 1950’de başlayan Kore Harbi’nde omuz omuza çarpışmıştır. Savaştan sonra iki ülke de Amerika’dan uzun süre kalkınma yardımı almıştır.

20. yüzyılın ikinci yarısı iki ülke için de cumhuriyet sistemi ve demokratik düzene alışmayla, zaman zaman da bunun sınavlarını vermeyle geçmiştir. Hemen hemen aynı yıllara denk gelen darbeler iki ülkede de demokratikleşmenin önüne engel koyarak, darbeci komutanları devletin başına getirmiştir. Darbelerle birlikte iki ülkede de siyasetçilere siyasi yasaklar konulurken demokrasi isteyen vatandaşlar da kötü muameleye, bazen işkence bazen ölüme, maruz kalmıştır.

İki ülkeden 1950’li yıllarda dünyanın en fakir ülkelerinden olanının büyük bir kalkınma başarısıyla ekonomik olarak diğerinden ne kadar öne çıktığıyla alakalı çokça makale yayınlanmış, özeleştiri yapılmıştır. Fakat aynı zamanda, iki ülkeden demokrasiyle sonradan tanışanının demokrasi çıtasını da, ekonomisi gibi, diğerinden çok daha yükseklere çıkarttığı gerçeği fazla dikkate alınmamıştır.

Güney Kore’de 1979 yılının Aralık ayında Chun Doo-Hwan askeri darbe yaptıktan sonra 1980 yılında başa gelerek sekiz yıl cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Chun’un darbesinin ardından halk demokrasi talebini sokaklara dökülerek, öğrenciler ise kampüslerinde dillendirmişlerdir. Sadece Seul’de her gün 50 bin kişinin sokaklara döküldüğü kayıtlara geçmiştir. [1]

Protestoların hız kesmeden devam etmesi üzerine Chun darbesinin son rötuşunu 17 Mayıs 1980’de yapmıştır. O gün sıkıyönetim ilan edilerek üniversiteler kapatılmış, yargı feshedilmiş ve siyasi aktivite sonlandırılarak siyasetçiler tutuklanmıştır.

Protestolar sıkıyönetime rağmen devam etmiş ve Kore Cumhuriyeti tarihinin Kore Savaşı’ndan sonraki en kanlı olayları dramatik bir şekilde Gwangju’da gerçekleşmiştir. Darbeci cumhurbaşkanı halkın demokrasi yürüyüşünü şehre gönderdiği askerlerin yüzlerce Gwangjulu’yu öldürmesiyle sonlandırmıştır. [2] Gwangju’yu soyutlama adına Gwangju Demokrasi Hareketi komunist bir oluşum olarak yaftalanmış ve askerlerin gerek hareketin içerisindeki aktivistleri gerekse de olayı izlemekte olan halkı öldürmesi makul gösterilmeye çalışılmıştır.

Chun’un darbedeki bir numaralı ortağı askeri okuldan devre arkadaşı Roh Tae-Woo’dur. Darbede “uygun” adımları beraber atmışlardır. 1988 Seul Olimpiyatları’nın öncesinde, 1987 yılında, halkın demokrasi özlemi daha büyük iştiyakla sokaklara taşmış, özellikle üniversite kampüslerinde yoğun protesto gösterileri yapılmıştır. O gösterilerden birinde Seul Üniversiteli bir öğrencinin kendisine işkence eden polislerin elinde can vermesi bardağı taşıran sembolik bir son damla olmuştur.

Bu tarihten itibaren özellikle Haziran 1987’de gösteriler, sert polis müdahalelerine rağmen, hız kazanmış ve Kore demokratikleşme sürecinde bir dönüm noktasının önünü açmıştır. 1988’de Kore’de gerçekleşecek olimpiyatlar öncesinde dünya kamuoyuna hoş görünmek isteyen Seul hükümeti, Kore Cumhuriyeti tarihinin ilk tam anlamıyla demokratik seçimini gerçekleştirme kararı almıştır.

Bu seçimin hemen öncesinde demokratikleşmeden başka yolu olmayan Kore’de yeni bir anayasa taslağı hazırlanmış ve bu taslak 28 Ekim 1987’de halkoylamasına sunulmuştur. Kore’nin demokratik tarihini başlatan anayasa, halkoylamasında %93 ‘Evet’ oyuyla kabul edilmiş ve 25 Şubat 1988 itibariyle yürürlüğe girmiştir.

1987 Aralık’ında gerçekleşen seçimde yasakları kaldırılan muhalif adaylar Kim Young-Sam ve Kim Dae-Jung’un aralarında anlaşamayarak cumhurbaşkanlığı yarışına ayrı ayrı katılmaları, darbeci komutan Roh Tae-Woo’ya 1988 Şubat’ı itibariyle cumhurbaşkanlığı yolunu açmıştır.

Kore’de askerin artık tamamen kışlasına dönüşü ise 1992 seçimiyle gerçekleşmiştir. 1992 seçimi bir önceki seçimde kaybeden Kim Young-Sam’ı, 1996 seçimi ise yine 1987 seçimini kaybeden Kim Dae-Jung’u devletin baş koltuğuna getirmiştir.

Halkın darbecilerle yüzleşme talebi de bu iki cumhurbaşkanı döneminde olmuştur. 1995 yılında 1979’teki demokratikleşme hareketleriyle alakalı bir madde çıkartılmış ve savcılar bu maddeden hareketle darbeciler aleyhinde dava açmıştır. 1995 yılının Aralık ayında başta Chun Doo-Hwan olmak üzere 17 komutan darbecilik suçlamasıyla tutuklanmıştır. Chun, önce Seul Bölge Mahkemesi tarafından idama mahkûm edilmiş, ardından Seul Yüksek Mahkemesi idam cezasını ömür boyu hapis ve bugünün parasıyla yaklaşık 200 milyon dolar para cezasına çevirmiştir. Chun’un okul arkadaşı, darbe yoldaşı ve bir sonraki cumhurbaşkanı Roh Tae-Woo ise 17 yıl hapse mahkûm edilmiştir.

Halk artık istediğini aldıktan sonra, zamanında iki asker-cumhurbaşkanından da çok çekmiş olan sonraki cumhurbaşkanları Kim Young-Sam ve Kim Dae-Jung beraber aldıkları bir kararla 1997 yılının Aralık ayında iki darbeciyi de affetmişlerdir. [3]

Koreli halkın demokrasi arzusu darbecilerle hesaplaşmanın 16 yıl içerisinde gerçekleşmesini sağlamış ve ülkeyi demokratik bir anayasaya kavuşturmuştur. Darısı bunu 30 yıldır başaramayan Türkiye’nin başına.

(Kadir Ayhan, Araştırmacı)

[1] Cummings, Bruce (2005). Korea’s Place in the Sun. NY: W. W. Norton & Company. Sayfa 381.

[2] Kayıtlara göre 500 kişi ölmüş, 960 kişi kaybolmuştur. Resmi olmayan rakamlar ölü sayısını 3000 olarak göstermektedir. Cummings, Bruce (2005). Korea’s Place in the Sun. NY: W. W. Norton & Company. Sayfa 382.

[3] Kore’de cumhurbaşkanlığı seçimleri Aralık ayında gerçekleştirilir; fakat seçilen cumhurbaşkanı görevine bir sonraki yılın Şubat ayında başlar. Cezaların affedildiği 1997 Aralık’ında cumhurbaşkanı Kim Young-Sam olmasına karşın, bir sonraki cumhurbaşkanının Kim Dae-Jung olacağı bellidir. Chun Doo-Hwan’ı affeden Kim Dae-jung, Chun’un darbesinin hemen ardından tutuklanarak idama çarptırılmış, fakat Amerika’nın baskısıyla idamı 20 yıl hapse çevrilmiştir. 1987 seçimlerinde Kim Dae-jung’un memleketine yakın olan Gwangju’da aldığı oy oranının %93.4 olduğunu da belirtmek lazım.

 




ASYA - PASİFİK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya