Artık internet olmaksızın birçok şey yapılamaz hale gelmiş durumdadır. Bugün yerinizden kalkmadan eft, havale gibi her türlü bankacılık işlemi yapılabilmekte, faturalar ödenmekte, hastaneden muayene sırası alınmakta, her türlü alışveriş yapılmakta, duygu, düşünce ve fikirlerler sınır tanımaksızın paylaşılmaktadır.
Bu işlemler yapılırken kişisel bilgiler online alana aktarılmaktadır. Bu bilgilerin neler olabileceğine baktığımızda, bir kişinin adı soyadı, medeni durumu, yaşı, kimlik numarası, pasaport ve ehliyet bilgileri, banka hesap numaraları, internet şifreleri, msn adres ve şifreleri, kredi kartı bilgileri, ilgi alanları, hobileri ve kişisel beyanları karşımıza çıkmaktadır.
Bu bilgilerin başkalarının erişimine kapalı ya da sınırlı oranda açık olduğunu düşünsek de internet ortamına aktarılan bir bilginin başkalarınca ulaşılabilir olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. Bu bilgiler siber hırsızlar için de büyük önem taşımaktadır. Çünkü suçlular, banka hesaplarının boşaltılmasında, mali yükümlülük doğuran abonelikler yapılmasında, naylon şirketler kurulmasında, gerçek kimliklerinin gizlenmesinde ya da karşı tarafa şantaj yaparken bu bilgilere ihtiyaç duymaktadırlar.
Bilgiler Nasıl Çalınıyor?
Online hırsızlıkta birçok yöntem devreye sokulmaktadır. Güvenilir bir kuruluştan gelmiş gibi görünen ve kişisel bilgilerinizin güncellenmesini isteyen nazik e-postalar, yönlendirildiğiniz sahte ikiz web sayfaları, cep telefonunuza SMS yoluıyla gelen ya da farkında olmadan bilgisayarınıza yüklenen casus yazılımlar, spam’lar ve müşteri hizmetleriyle görüştüğünüz izlenimi verilen telefon konuşmaları, şifre avcılarının kurduğu bir tuzak olabilir.
Kişisel bilgileri ya da bilgisayar sisteminin giriş kodlarını çalmak için hedef şirkete ya da kuruma adam yerleştirmek, ya da bu iş için mevcut çalışanları maddi menfaat vaadiyle etki altına almak da diğer bir siber hırsızlık yöntemidir. Diğer taraftan, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri de kişisel bilgi hırsızlarının baktığı yerlerdendir.
Bol miktarda kişisel bilgi içeren diğer bir ürün de cep telefonlarıdır. Her yıl milyonlarca cep telefonu piyasaya sürülmekte, bunun onbinlercesi kaybolmakta, çalınmakta ya da ikinci el olarak satılmaktadır. Cep telefonları kişisel bilgi hırsızlarının işine yarayacak bilgilerle doludur. Son yıllarda cep telefonu piyasasında Blackberry ya da IPhone gibi çok gelişmiş, bilgisayardan hiçbir farkı olmayan cihazlar tercih edilmektedir. Hafızaları ve fonksiyonları çok daha gelişmiş olan bu telefonların siber hırsızlarca artan oranda hedef seçildiğini görmekteyiz. Bunların dışında, taşınabilir veri depolayıcılar da kaybolması halinde kullanıcısına ciddi problemler yaşatabilmektedir.
Kişisel bilgileri yasal olmayan yollarla elde edilen bireyler sırf bu fiilden dolayı mağdur olmaktadır. Bu bilgilerin suistimal edilmesiyle de ciddi hukuki ve ekonomik sorunlarla yüz yüze kalan mağdurlar, suçsuzluklarını ispat edebilmek için çetin ve yorucu bir mücadeleye girişmek zorunda kalmaktadır. Dolayısıyla kişisel bilgi hırsızlarına karşı alınacak hukuki ve idari tedbirlerin mağdur odaklı ve caydırıcı olması gerekmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)