ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

AB’den Müslüman Açılımı

09.11.2009 17:06:22

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

NATO Genel Sekreteri Rasmussen, katıldığı AKP Ankara İl Başkanlığının iftar yemeğinde bir konuşma yaptı.

 

                   Avrupa Birliği'den Müslüman Açılımı
 
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte katıldığı Adalet ve Kalkınma Partisi Ankara İl Başkanlığı'nın iftar yemeğinde bir konuşma yaptı.
Konuşmasına özellikle Türkiye’nin önemli bir ülke olduğunu vurgulayarak başlayan NATO Genel Sekreteri, İslam âleminin bir iftar davetine davet edilmiş olmasının kendisi için bir ayrıcalık olduğunu ifade ederek bir nevi Müslümanlardan özür dilemiştir. Konuşmasının devamında Rasmussen dünyanın büyük dinlerinden biri olan İslamiyet’e duyduğu saygıdan bahsederken İslam âlemiyle bir diyalog arayışına girdiği gözlemlenmektedir.
Rasmussen, "Benim burada bulunmamı lütfen, dünyanın büyük dinlerinden biri olan İslamiyet’e duyduğum saygının açık bir göstergesi olarak da kabul edin" diye konuşmasına devam etti. (Tıkla -1)
Bu günlerde herkesin dilinde bir açılımdır sözcüğü var. Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Alevi açılımı… Avrupa Birliği’nde hep Türkiye’nin yaptığı açılımları görüyoruz ve duyuyoruz. Peki, Avrupa Birliği dört dörtlük bir topluluk mu ki hep Türkiye ödün veriyor?  Artık Avrupa Birliği’nin de bir Müslüman açılımı yapma zamanı gelmedi mi?
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için başvurduğu ilk günden bugüne kadar Türkiye’nin önündeki engel, bazı taraflarca Türkiye’nin Müslüman olması olarak düşünüldü. Avrupa “öteki”nden korkuyor dendi. Aslında bu tezi doğrulayan başka olaylar da yok değil.1995’te bizim gibi Müslüman bir ülke olan Bosna-Hersek’ teki kıyımda da yapılanlar karşısında hiç sesini çıkarmamış, bizi ilgilendirmez demişlerdi. Avrupa’nın orta yerinde bir vahşete seyirci olmuşlardı. Avrupa belki de gerçekten Türkiye Müslüman bir ülke olduğu için Türkiye’nin üyeliğine taş koyuyordur.
Elbetteki Türkiye’nin önündeki tek engel Müslüman bir ülke olduğumuzdan dolayı değildir. Ancak en önemli sebeplerden biri de şüphesiz budur. Dikkatinizi çektiyse Avrupa Birliği’ nde şu an üye ülkelerden hiç biri Müslüman değil. Üyelik için de Türkiye’ye çıkardığı zorluklar ortada… Avrupa Birliği bu kadar içine dönük, başkalaşmayı sevmeyen bir toplulukken biraz daha gelişmek, globalleşmek istiyorsa bu tür üye ülkelerin asla taviz vermeyeceği hassas konuları, farklılıkları kabullenmesi gerekmektedir.
Peki, Müslüman Açılımı nedir? Son yıllarda basında Fransa’daki Müslümanların başörtülü eğitim hakkının ellerinden alınmasının yanında, Belçika ve Hollanda’da Müslümanları aşağılayıcı bir takım olayların meydana geldiğini görüyoruz. Bunları elbetteki devlet adamları yapmamıştır. Halktan gelen tepkiler ya da gazetecilerin yazdığı bazı yazılar sonucunda bu olaylar meydana gelmiştir. Devlet adamları da ne kadar iyi siyasetçi olduklarını bir kez daha göstererek kendi halkına destek çıkmış, Müslümanlardan özür dahi dilenmemişlerdir. Ancak durum değişince aynı devlet adamları tam olarak dile getirmeseler bile Müslümanlardan “özür dilemiştir”.Avrupalılar ellerine geçen her fırsatı önümüzde koz olarak kullanıyor. Peki, biz neden böyle yapmıyoruz? Bizden “özür dilenince”  hemen yumuşuyoruz hatta belki kendimizi bir an için bir şey sandığımızdan unutuveriyoruz olanları. Hâlbuki orada zorluk çeken halkın çoğunluğu Türk’tür ve Müslüman’dır yani bizdendir.
İşte Müslüman açılımı; artık özür dilemeyi gerektirmeyecek, Avrupa’daki Müslümanların yaşadığı zorlukları sona erdirecek ve Avrupa Birliği’nin ne kadar değiştiğini ve insan hakları konusunda kendini ne kadar geliştirdiğinin bir göstergesi olacaktır. Ayrıca bunlar Avrupa’nın artık Müslüman olan ülkeleri zorlamayacağı anlamına da gelmektedir.
Avrupa Birliği böyle bir açılım yapar mı bilinmez ancak eğer yaparsa kendisine kazandıracağı çok şey olur. Elbetteki buradaki kilit nokta yine Türkiye’dir. Eğer bir gün Avrupa Birliği Türkiye’yi üye olarak kabul ederse, Kafkaslar’ a ve Ortadoğu’ya yani Müslüman ülkeler sınırına ulaşmış olacak. Buradan sonra eminim ki küresel dünyada Avrupa Birliği de küresel bir güç olacaktır. Ama tek koşul kimseyi “öteki” diye ayırt etmemesi, yadırgamaması…
Müslümanların sempatisini kazanan bir Avrupa hem enerji konusunda -ki Avrupa enerjiyi dışarıdan ithal eden bir kıta olduğundan bu konu onlar için önemlidir-, hem ticaret ve her şeyden önemlisi kazanacağı saygınlıkla gücüne güç katacak ve destekçisini arttıracaktır. Yani bu açılım herkese olduğu kadar Avrupa Birliği’nin de işine yarayacaktır.
Avrupa Birliği Türkiye’den önce kendi sınırlarında yaşayan 15 milyona yakın Müslüman halkına saygı göstermekle işe başlamalı, ne zaman kendini küresel bir güç olarak görmek istiyorsa Türkiye’yi içine dâhil etmek zorunda. Müslümanlara göstereceği saygı kendisinin yararına olacaktır, yoksa sadece kendine Müslüman bir Avrupa olarak kalacaktır…
 
(Yrd. Doç. Dr. Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 18.09.2009)

 

 




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya