ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Verheugen’den AB’ye Türkiye Açılımı

09.11.2009 17:04:39

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrupa Birliği’nde geçen hafta stratejik belge ve aday ülkeler için ilerleme raporları yayımlandı.

 

Verheguen'den AB’ye Türkiye Açılımı
 
Avrupa Birliği’nde geçen hafta stratejik belge ve aday ülkeler için ilerleme raporları yayımlandı. Birliğe üye olmamızı isteyenler ilerleme raporunu haksızlık olarak nitelendirirken üyeliğimize karşı olanlar da raporun hafif bile kaldığını iddia ettiler. Ancak biri vardı ki, yaptığı açıklamalar ile gerçekten, herkesi şaşırttı. Bu kişi, AB Komisyon Başkan Yardımcısı ve sanayiden sorumlu üyesi ve eski Genişlemeden sorumlu komiser Günter Venheugen’di. Geçtiğimiz hafta içerisinde; “ Bizim Türkiye’ye, Türkiye’nin bize olduğundan daha fazla ihtiyacımız var. Stratejik önemine paha biçilemez. Enerjiden değil bütün bölgenin güvenliğinden söz ediyorum. Türkiye’nin batılı devletler topluluğuna bağlanma dışında bir yol izlemesi ne demektir, biliyor musunuz? Böyle bir riski göze alamayız. Ama dediğim gibi önce Türkiye’nin şartları tam anlamıyla yerine getirmesi gerekir. Avrupa Birliği açısından büyük stratejik öneme sahip olması, Türkiye’nin üyelik şartlarının yumuşatılmasına gerekçe oluşturamaz.” ( Tıkla -1 )
 
Gündeme bomba gibi oturan bu sözler, aslında demokratikleşmediğimizi söylese de olumlu bir mesaj içeriyor. Çünkü Türkiye’nin Avrupa Birliği dışında alternatifleri olduğunu fakat Avrupa Birliği’nin Türkiye gibi bir üye devleti bulamayacağından bahsediyor. Bu sözleri her gün birilerinden duyuyoruz. Ancak bunun bir Avrupalı tarafından farkına varılması Türklerin çok hoşuna gitmiştir. Tabii bu sözlerin önem arz ettiği kesin ama her şeye rağmen çok da fazla abartılmaması gerektiği de başka bir önemli olgu. Bu tür açıklamalar, insanların hükümet tarafından yapılan reformlara daha sıcak bakmasına ve hatta katkıda bulunmasına sebebiyet vermektedir. Akil Adamların bahsettiği “Kısır Döngü”  de aslında tam bu noktadır.
 
Verheugen’in dile getirdiği çok doğrudur.  Türkiye artık gerek Suriye ile gerek Ermenistan ile ilişkilerini düzelterek bölgesel güç konumuna gelmeye çalışmaktadır ve Avrupa Birliği’ne yöneldiği kadar bu bölgelere yönelse, çok daha çabuk sonuçlar alabilir. Ancak bu coğrafyada Avrupa Birliği’ne üye olmak isteyen ülkemizden daha önemli ikinci bir ülke yoktur.
Verheugen “imtiyazlı ortaklık” önerisine de bir yorum getirmiş ki bunda da: “Türkiye zaten imtiyazlı ortağımız. Türkiye, Avrupa Birliği’ne diğer üçüncü ülkelerden çok daha sıkı bağlı. Aramızda gümrük birliği var. Türkiye’ye, şimdikini aşacak ama tam üyeliğin altında kalacak daha ne verebiliriz, bilmiyorum?” (Tıkla -2 ) Türkiye’nin de kabul etmediği ve etmeyeceği imtiyazlı ortaklık önerisi demek ki Avrupa’da da doğru düşünebilen bazı kesimlerce onaylanmıyor. ( Tıkla – 3 )
 
Aslına bakılırsa, bu tür olumlu yaklaşımlar bizleri Avrupa Birliği’nin güvenilir bir örgüt olduğuna inandırmaktadır. Aksi halde Türklerin düşüncesi ne yaparsak yapalım ‘Avrupa Birliği’ne üye olamayacağız’, ‘bizi kabul etmeyecekler’ gibi yorumlar oluyor. Verheugen’in bu açıklaması üyelik süreci için önemli bir açıklama ve Türk Hükümeti’ni de Avrupa Birliği yolunda daha çok heveslendirecek bir açıklamadır.

(Yrd. Doç. Dr. Nail Alkan, Avrupa Birliği Balkanlar Masası, Kıdemli Araştırmacı, 20.10.2009) 

 




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya