Yerel savaş komutalarının emrinde, adeta onun özel ordusu gibi çalışan güvenlik şirketleri de bulunmaktadır. Bu şirketlerin Afganistan’daki mevcut personel sayısı 40 bin civarındadır.
Ağır silahlarla donatılmış bu paralı birliklerin karıştıkları adam öldürme ve diğer her türlü suiistimal ve suç karşısında haklarında etkili bir ceza soruşturmasının icra edilmesi mümkün olmamaktadır. Çünkü bu şirketler, Afganistan makamlarının denetim ve kontrolü altında değildir. Karzai’nin aldığı bu karar, şu aşamada sadece başkent Kabil’le sınırlı olmak üzere ülke topraklarındaki güvenliğin bundan böyle Afgan hükümet güçlerince sağlanması yönünde atılmış bir adımdır. Artık Kabil’de özel güvenlik şirketlerince yapılan işler Afganistan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afgan polisi tarafından yerine getirilecektir. Kabil dışında ise bina ve tesislerle sınırlı olmak üzere bu şirketler güvenlik ve koruma faaliyetlerine devam edeceklerdir.
Wikileaks adlı web sitesi geçen haftalarda Afganistan’la ilgili ABD makamlarının yaptığı gizli yazışmaları kamuoyuna duyurdu. Bu belgelerden çıkan sonuç aslında pek kimseyi şaşırtmadı. Zira NATO güçleri ve Afganistan halkı açısından ülkede yaşanan problemlerin ne derece girift ve ciddi olduğunu bilmeyen yok gibi. ABD Başkanı Obama geçen yıl Afganistan’daki ABD güçlerine 30 bin ilave kuvvet aktarılmasına onay vermişse de Afganistan genelinde alan kontrolü için mevcut asker sayısının yeterli olmadığı açıktır. Bu yüzden hava saldırılarına yoğunlaşan NATO güçleri eliyle artan sivil kayıplar Karzai’yi Afgan Meclisi ve halk karşısında zor durumda bırakmaktadır. Diğer taraftan Afgan Hükümeti’nin üzerine gidemediği ya da gitmediği yaygın ve üst düzey yolsuzluk olayları Karzai’nin başını ağrıtmaya devam etmektedir. Son olarak ABD Senatosu Afganistan’a gönderilecek 4 milyar Dolara onay vermemiştir. ABD Dış İlişkiler Komitesi Başkanı John Kerry de Hamid Karzai’yi uyarmak için bu ülkeye bir günlük ziyarette bulunacağını açıklamıştır.
Özel güvenlik şirketleri ile ilgili kararın böylesine sıkıntılı bir ortamda alınmış olması, “acaba Karzai ABD’ye karşı özel güvenlik kozunu devreye mi sokuyor?” sorusunu akla getirmektedir. Ayrıca, birkaç gün önce Afganistan yetkililerince Afganistan ordusu için ihtiyaç duyulan silahların Rusya’dan da alınabileceğinin kamuoyuna açıklanması ABD ile yaşanan sıkıntılara sanki bir yanıt niteliğindedir.
ABD, Afganistan’da önemli bir partner olarak kabul ettiği bu şirketlerin ne ülkeden ayrılmasını istemekte ne de Afganistan ordusunun Rus silahı taşımasını. Hele ki Afganistan’dan asker çekmek isteyen Batılı müttefiklerinin durumu ortadayken, Karzai ile böylesi bir tartışma ortamından kaçınarak onu ikili görüşmeler yoluyla ikna etme yolunu deneyeceği düşünülmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)