Toplantıda, Prof. Dr. Yasin Aktay, Ahmet Kızılkaya, Emir Osmanoğlu, Kaan Dilek ve Serkan Yurdakul’dan oluşan araştırma grubunun hazırladığı ve Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırma Merkezi’nin (EBSAM) ise uygulamış olduğu, “Türkiye’de Ortak Bir Kimlik Olarak Ötekilik” adlı çalışma tanıtıldı. Konuklar konu ile ilgili sunumları, kitap olarak basılan bu çalışmadan rahat bir şekilde takip etme imkânı da buldular.
Çalışma Şu Şekilde Özetlenebilir;
Çalışma 2 aşamadan oluşmakta. İlk aşamada 14 ilden amaçlı örneklem yoluyla seçilen isimlerle yapılan 78 derinlemesine görüşme, diğer aşamada ise 16 ilden 2190 kişi ile yapılan yüz yüze anket uygulamasından elde edilen veriler analiz ediliyor. Çalışmanın ana hedefi ise; Türkiye’de insanların kültürel ve siyasal kimlik ile ötekiliğe ilişkin algılarının genel bir şekilde tespit edilmesi.
Yapılan araştırma 9 farklı bölümden oluşmaktadır:
1- Türkiye’de kültürel kimlik algıları
2- Türkiye’de siyasal kimlik algıları
3- Mahalle baskısı, ötekileşme ve ayrımcılığa bakış
4- Genel olarak Aleviliğe ve Alevi açılımına bakış
5- Kürt sorununa ve demokratik açılıma bakış
6- Azınlık haklarına bakış
7- Dini haklar ve özgürlüklere bakış
8- Eğitim hakkına bakış
9- Demokratik hak ve özgürlüklere bakış
Türkiye’de Kültürel Kimlik Algıları
Bu bölüm, ankette yöneltilen sorulara verilen yanıtların incelenmesi ve analizinden 3 aşamalı olarak oluşturulmuştur. “Kendinizi kültürel kimlik olarak birinci derecede (ikinci derece ve üçüncü derecede) nasıl tanımlardınız?” sorusu sorulmuş ve Türk, Müslüman, Kürt, Alevi, Sünni, Çerkez, Laz, Gürcü, Doğulu, Batılı, Avrupalı, Asyalı, Türkiyeli, Arap, Diğer seçeneklerinden her aşamada bunlardan birinin söylenmesi istenmiştir. 2188 katılımcının cevap verdiği ankette, 1149 kişi (yüzde 52,6) birinci derecede kültürel kimlik olarak kendisini Türk, 719 kişi (yüzde 32,9) birinci derecede kültürel kimlik olarak kendisini Müslüman, 111 kişi (yüzde 5,1) birinci derecede kültürel kimlik olarak kendisini Kürt olarak tanımlamıştır.
Bu bölümde kişilerin verdiği cevaplar analiz edildiğinde çıkan en önemli sonuç şudur; özellikle Kürtler birinci öncelikli tercihlerini Müslümanlık olarak yapmışlardır. Türkler ise kendi etnik kimliklerini birinci aşamada ön plana çıkarmışlar ve önce Türk sonra Müslüman olduklarını belirtmişlerdir. Sünnilik ise çok daha geri planlarda kalmıştır.
Türkiye’de Siyasal Kimlik Algıları
Bu bölüm de yine 3 aşama olarak verilen sorunun cevabının incelenmesinden oluşmuştur. “Kişilere kendinizi siyasal kimlik olarak birinci (ikinci ve üçüncü) derecede nasıl tanımlarsınız?” soruları yöneltilmiş ve cevaplar analiz edilmiştir. Verilebilecek cevaplar arasına ise, Demokrat, Milliyetçi, Sağcı, Solcu, Liberal, Laik, Atatürkçü, Sosyalist, İslamcı, Ülkücü, Ateist, Diğer seçenekleri konulmuştur. 2117 kişiden 482 kişi kendisini birinci dereceden siyasal kimlik olarak Demokrat, 479 kişi Milliyetçi, 229 kişi Sağcı, 157 kişi Solcu, 12 kişi Liberal, 49 kişi Laik, 367 kişi Atatürkçü, 36 kişi Sosyalist, 205 kişi İslamcı, 23 kişi Ülkücü, 3 kişi Ateist, 75 kişi Diğer olarak gördüğünü beyan etmiştir. Burada dikkat çeken ise, birçok tartışmaya konu olan Laiklik kavramının birinci derecede siyasal kimlik olarak çok gerilerde kaldığıdır.
Bu şekilde kapsamlı ve ayrıntılı şekilde hazırlanan çalışma Türkiye’de var olan, tartışılan pek çok soruna ışık tutacak niteliktedir. Kişilerin kendilerini nasıl tanımladığı, kendilerini nasıl hissettikleri, Aleviliğe ve Kürtlüğe nasıl baktıkları, kendilerini hangi durumlarda dışlanmış hissettikleri vb. daha pek çok sorunun cevabının ayrıntılı bir şekilde ele alındığı bu çalışma sorunlarının çözümü için adeta bir harita niteliğindedir.