Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin elindeki böylesi kaynaklar o ülkeler için adeta ateşten bir gömlek haline gelmektedir. Petrol ve doğal gaz rezervleriyle abad, elmas ve altın madenleriyle donanmış hangi ülkede huzur, güvenlik, gelişmişlik ve yüksek yaşam standartları hüküm sürmektedir? Doğalgaz deposu Orta Asya ve İran’a, petrol zengini Ortadoğu, Afrika ve Güney Amerika’daki ülkelere baktığımızda bu soruya olumlu cevap vermemiz mümkün değildir.
Teknolojinin Yeraltı İhtiyacı
Yukarıda saydığımız doğal kaynakların dışında yine yer kürede tabii halde bulunan çeşitli maden ve mineraller de vardır. Modern zamanda hayatı kolaylaştıran yeni teknoloji bu materyallere giderek daha çok ihtiyaç duymaktadır. Her yeni buluş, üretim aşamasında ham madde gerektirmektedir. Ancak bu hammadde, petrol ve doğalgazda olduğu gibi dünyada sadece belirli ülkelerde yoğunlaşmıştır.
Avrupa Birliği, ileri teknolojinin ham maddesi olan materyallerin arzıyla ilgili mevcut durumu incelediği önemli bir raporu Haziran 2010’da yayınlamıştır. Rapor, galyum, platin, germanyum, kobalt, magnezyum, tantalyum, berilyum gibi toplam 14 ayrı maddeyi ‘kritik’ olarak sınıflandırmaktadır. Bunlara kritik vasfını veren unsurlar ise, ekonomik sektörler için taşıdığı hayati önem, arzının belirli bir coğrafyayla sınırlı kalması ve ikame maddelerin olmayışıdır.
[1]
Bu kritik maddeler işlendikten sonra, solar panellerin yapımında, yakıt hücrelerinde, bataryalarda, deniz suyu arıtma sistemlerinde, fiber optik kabloların ve mikro kondansatörlerin üretiminde, tıp ve lazer teknolojisinde kullanılmaktadır. Rapor, önümüzdeki 20 yıl içinde küresel ekonomideki büyüme hızına paralel olarak bu maddelere olan talebin de en az 3 kat artacağını öngörmektedir.
Avrupa kendisi için kritik kabul ettiği bu maddelerin çıkarıldığı ülkelere baktığımızda ise, listenin başında Çin Halk Cumhuriyeti gelmektedir. Rusya, Kongo, Brezilya ve Güney Afrika da diğer öne çıkan ülkelerdir.
Günlük hayatımızın vazgeçilmezi cep telefonları ile önümüzdeki 20 yılın teknolojisi hibrit otomobiller için duyulan ham madde ihtiyacı, diğer birçok kritik ürün için olduğu gibi, çoktan jeopolitik hesaplara ve analizlere konu olmaya başlamıştır.
Cep Telefonlarında Vazgeçilmez Mineral: Koltan
Çelik griliğinde bir maden olan koltan (columbite-tantalite) rafine edildiğinde yüksek ısıya dayanaklı ve elektrik şarjını uzun süre tutabilen bir yapıya kavuşmaktadır. Bu karakteristiği koltanı telefon ve bilgisayar üretiminde vazgeçilmez yapmaktadır. Iphone ve diğer elektronik cihazlarda bataryanın ömrünü ve gücünü artıran kondansatörlerin üretimi de bu maddeye bağlıdır. Koltan hemen hemen tüm cep telefonlarında kullanılmaktadır. Sadece cep telefonunda değil aynı zamanda bilgisayarlarda, DVD oynatıcılar
ve video oyun sistemlerinde de kullanılmaktadır. Bu mineralin en çok bulunduğu yer Demokratik Kongo Cumhuriyeti’dir. Koltan madenine sahip diğer ülkeler Avustralya, Brezilya ve Kanada’dadır.[2]
Dünyada bilinen kotlan rezervlerinin yarısından fazlasına sahip Kongo’ya bu zenginlik hiçbir fayda sağlamamış aksine iç çatışmalar nedeniyle son 15 yılda 6 milyon insanını kaybetmiştir. Ruanda ve Uganda’nın desteklediği Kongolu isyancı gruplar finansmanlarını sağlamak için açılan kotlan madenlerini sürekli yağmalamaktadır. Bunların da en iyi müşterisi yabancı şirketlerdir.
En büyük cep telefonu şirketlerinden Apple, koltanla ilgili yapmış olduğu açıklamada benimsedikleri şirket politikası gereği, kullandıkları materyallerin sosyal ve çevresel sorumluluk içinde üretilmesi gerektiğini ancak koltanın arz zincirinin uzun ve karmaşık olduğunu söylemektedir.
[3]
Hibrit Otomobillerin Olmazı: Lityum
2010-6-29 16:01
Elektrik ve benzin gücünü birleştiren ve giderek yaygınlaşan bu araçların bataryaları için en gerekli maden lityumdur. Dünyada lityum deposu ülkeler Bolivya ve Şili başta olmak üzere Güney Amerika’dır. Son günlerde Afganistan’ın da lityum zengini olduğu basında genişçe yer bulmuştur. Hibrit pazarının büyüyecek olması bu ülkelerin enerji jeopolitiğindeki önemlerini artıracaktır. Ancak bu durum büyük bir ihtimalle Kongo’nun koltandan çektiğinden çok farklı bir şey olmayacaktır.
Dolayısıyla, doğal kaynaklara tesadüfî sahip olmak değil onları koruyacak güce sahip olmak gerekmektedir. Aksi halde bir ülkenin elindeki doğal zenginlikler kendisine hazırlanan tuzakların ve kanlı senaryoların gerekçesi olmaktadır. Bunun engellenmesi ise, bilim ve teknolojide ileri, toplumsal barışı sağlamış, kendi çıkarlarını ülkesinin çıkarlarından üstün gören eğitimli kişilerden oluşan bir vatan kurmaktan geçmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://ec.europa.eu/enterprise/policies/raw-materials/files/docs/report-b_en.pdf
[2] http://www.foreignpolicy.com/articles/2010/06/28/the_geopolitics_of_the_iphone
[3] http://images.apple.com/supplierresponsibility/pdf/L418102A_SR_2010Report_FF.pdf