ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

ABD Küresel Terörizm Raporu ve Türkiye

08.08.2010 19:25:56

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ABD’nin küresel terörizm raporu birkaç gün önce kamuoyuna açıklandı ve Türk medyasında da daha çok Ergenekon bağlamında geniş yer buldu. Zira Raporun Türkiye ile ilgili kısmında PKK’dan sonra Ergenekon örgütüne değinilmekte ve 2007’den beri devam eden soruşturma ve ardından başlayan mahkeme safahatı hakkında kısaca bilgi verilmektedir. Burada ilginç bir tespit de yapılmaktadır: davanın odak noktası, 2009 yılından itibaren terörizmden uzaklaşarak darbe tasarlayan cunta iddialarına kaymıştır.

 

Ergenekon Raporda
ABD’nin küresel terörizm raporu birkaç gün önce kamuoyuna açıklandı ve Türk medyasında da daha çok Ergenekon bağlamında geniş yer buldu. Zira Raporun Türkiye ile ilgili kısmında PKK’dan sonra Ergenekon örgütüne değinilmekte ve 2007’den beri devam eden soruşturma ve ardından başlayan mahkeme safahatı hakkında kısaca bilgi verilmektedir. Burada ilginç bir tespit de yapılmaktadır: davanın odak noktası, 2009 yılından itibaren terörizmden uzaklaşarak darbe tasarlayan cunta iddialarına kaymıştır. Ergenekon üyelerinin terörle mücadele kanununa göre mi yoksa çıkar amaçlı suç örgütü sınıflandırmasıyla örgütlü suç mevzuatına göre mi yargılanacağı hakkında sorumlu mahkemenin bir ara karar verebileceği yine raporda belirtilmektedir.
 
Üzerinde genişçe durulan diğer bir grup ise Marksist-Leninist terör örgütü DHKP-C’dir. Bu örgüte yönelik başarılı polisiye operasyonlar yapılmış ancak örgüt faal olmaya devam etmektedir. Son yıllarda büyük oranda pasif duruma düşen TİKKO ise potansiyel bir tehdit olarak algılanmaktadır.
 
İncirlik Üssü Vazgeçilmez
Rapor İncirlik üssünün ABD açısından ne kadar hayati olduğuna da değinmekte; Afganistan ve Irak’taki ABD birliklerine gönderilen hava kargolarının yüzde 60’ının İncirlik’ten transfer edildiğinin ve bunun ABD’ye her yıl 160 milyon Dolar tasarruf sağladığının altını çizmektedir. Ayrıca, Irak’taki ABD askerine gerekli olan yakıtın da yüzde 16’sının Türkiye’den Habur sınır kapısı üzerinden gönderildiği belirtilmektedir.  
 
El-Kaide ve Adam Gadahn Bilmecesi
Türkiye dışına çıkarak, Raporun genelinde küresel terör durumunu hakkında nasıl bir değerlendirme yapıldığına da bakmak gerekir. ABD için en büyük terör tehlikesinin Pakistan’da bulunan El-Kaide olduğu kaydedilmektedir. 
El-Kaide ile ilgili olarak, Raporda geçmese de Raporla ilgili yapılan basın toplantısında ABD Dışişleri Bakanlığı Terörizmle Mücadele Koordinatörü Daniel Benjamin’in değindiği Adam Yahiye Gadahn konusu dikkat çekmektedir. El-Kaide’nin sözcülüğünü yapan 1978 ABD doğumlu Adam Gadahn, İkinci Dünya savaşından sonra vatana ihanetle suçlanan ilk Amerikalıdır. Vatana ihanet suçu ABD yasalarına göre, Amerika Birleşik Devletlerine karşı savaşmak veya savaşan düşmana katılarak ona yardım etmek" eylemidir. Dolayısıyla ABD bu maddeyi 50 yıl sonra ilk defa uygulayarak El-Kaide’yi bir terör örgütünden ziyade adeta bir düşman devlet olarak algıladığını göstermektedir. Bu yaklaşım uluslararası savaş hukuku açısından sorunlu bir alanın doğmasına sebebiyet verdiği ortadadır.
 
Tüm Müslümanları ABD’ye karşı savaşmaya çağıran Adam Gadahn bir videosunda dedesinin Siyonist bir Yahudi olduğu söylemiştir.
[1] El-Kaide için internet, terör stratejisinin bir parçasıdır. Bu stratejiyi uygularken, İngilizceyi ana dili olarak konuşan Adam Gadahn’ın seçilmesi tabii ki tesadüf değildir. Bu tercihin arkasında, terör, saldırı ve tehdit mesajlarının başta ABD halkı olmak üzere tüm dünyaya net bir şekilde ulaşması hedefi bulunmaktadır. 
 
FBI’ın en çok aranan teröristler listesinde yer alan Gadahn’ın, 7 Mart 2010’da Pakistan İstihbaratı tarafından Karaçi’de yakalandığı Pakistan makamlarınca duyurulmuş ancak hemen sonrasında bu bilgi ABD tarafından yalanlanmıştır. Bu çelişkili ve kafa karıştırıcı haberlerden sonra, Adam Gadahn’la ilgili ne bir video, ne ses kaseti, ne de bir haber ortaya çıkmıştır. Gadahn, FBI’ın arananlar listesinde yer almaya devam etmektedir.
 
Küba, İran, Sudan ve Suriye Yine Listede
ABD teröre destek veren ülkeleri geçen yıl olduğu gibi Küba, İran Sudan ve Suriye olarak göstermeye devam etmiştir. İran ve Küba yaklaşık 30 yıldır bu listededir. Hamas, Hizbullah ve Taliban’a destek verdiği gerekçesiyle ABD, İran’ı teröre en aktif destek veren ülke olarak nitelemektedir.
 
Küba ise, FARC ve ETA terör örgütlerine kapılarını açtığı yönünde bir eleştiri almaktadır. Küba makamları, ülkelerinin bu listede gösterilmesinin tamamen politik olduğunu ve ABD’nin kendi ülkelerine karşı aldığı düşmanca tavrın bir sonucu olduğunu söylemiştir.
 
PJAK ve Cundallah?
Diğer taraftan İran’ın toprak bütünlüğünü hedef alan terör örgütleri de bulunmaktadır. Bunlar arasında PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) ve Cundallah ilk sırada gelmektedir. Cundallah 2003’te, PJAK ise 2004’te kurulmuştur. Her iki örgüt de İran’a yönelik saldırılarda komşu ülke topraklarını kullanmakta ve dış yardım almaktadır.
Rapor’daki yabancı terör örgütleri listesi incelendiğinde 2009’da PKK’yı desteklediği gerekçesiyle bu listeye alındığı ilan edilen PJAK’ın ismine yer verilmediği görülmektedir. Ayrıca, İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Belucistan bölgesinde terör saldırıları gerçekleştiren Cundallah da ABD’nin yabancı terör örgütleri listesinde yer almamaktadır. Avrupa Birliği’nin terör örgütleri listesine baktığımızda da, ne PJAK’ın ne de Cundallah’ın terör örgütü olarak kabul edilmediği görülmektedir. 
 
Kuzey Kore’nin Nükleer Resti
İki yıl önce ABD ile nükleer denetim konusunda anlaşmaya varmasının ardından listeden çıkarılan Kuzey Kore’nin, son dönemde ABD ile arasında artan nükleer gerginlik nedeniyle tekrar listeye dâhil edilmesi yönünde girişimler olmuştur. Ancak şimdilik Kuzey Kore teröre destek veren ülkeler listesine alınmamıştır.
 
Hatırlanacağı gibi Kuzey Kore’nin nükleer silah programını sona erdirmesi için 2003 yılında başlatılan ABD, Çin, Güney Kore, Kuzey Kore, Japonya ve Rusya’nın katıldığı ‘6 taraflı’ müzakere süreci, 2008 yılında Kuzey Kore’nin nükleer silah üretim tesislerini ortadan kaldıracağı sözüyle önemli bir aşamaya gelmiş ancak devamı gelmemiştir. Zira, 2009’da, ABD’nin kendisine verdiği sözleri tutmadığı gerekçesiyle Kuzey Kore müzakere masasından kalmış durumdadır.
 
Terörün Gerçek Mağdurları
Irak, Afganistan ve Pakistan terörden en çok mağdur olan ülkelerdir. Dünya üzerinde terör saldırıları neticesinde hayatını kaybedenlerin yüzde 60’ı bu üç ülke vatandaşlarıdır.
 
Rapora göre, Irak’ta 2007 yılından bugüne terör saldırılarında yüzde 60, ölümlerde ise yüzde 75 azalma yaşanmıştır. ABD’nin Irak’tan çekileceğini duyurması ve bazı bölgelerde iç denetimi Irak güvenlik güçlerine devretmesinin bu düşüşe katkı sağladığı ortadadır. ABD’nin on binlerce takviye güç gönderdiği Afganistan’da ise terör saldırılarında bir artış olduğu kaydedilmektedir.

(Ömer Ersoy, Araştırmacı) 


[1]http://www.huffingtonpost.com/2009/06/15/adam-gadahn-american-al-q_n_215734.html
[2]http://www.state.gov/s/ct/rls/rm/2010/145734.htm





SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya