Ömer El Beşir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi
Sudan’ın Darfur bölgesinde 2003 yılında yaşanan bir ayaklanma sırasında Hükümet yanlısı Cancavid milisleri ayaklanmayı bastırmaya çalışmış, yaşanan olaylar sonucunda çok sayıda insan hayatını kaybetmiş ve binlerce kişi de yaşadığı bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Darfur’da yaşanan gelişmeler karşısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 18 Eylül 2004 tarihinde aldığı bir kararla konunun araştırılması için bir komisyon kurulmasını önermişti. Oluşturulan Komisyon’un sunduğu rapor doğrultusunda Güvenlik Konseyi 1593 sayılı kararı ile konunun Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne karar vermiş ve Mahkeme savcılarından Luis Moreno Ocampo ise konuyla ilgili soruşturma başlatmıştı. Uluslararası Ceza Mahkemesi de 4 Mart 2009 tarihinde Ömer El Beşir’in yakalanmasına dair karar almıştı.
Böylece ilk defa, görevdeki bir devlet başkanı için uluslararası bir mahkeme tarafından yakalama kararı çıkarılmış oldu. Daha önce benzer bir örneğin olmaması, Mahkeme’nin bu kararının pratiğe nasıl geçeceği konusunda soru işaretlerine neden olmakta.
Pek çok Arap ve Afrika ülkesi soruşturmanın askıya alınması konusunda geniş lobi faaliyetleri yürüttüler. Buna karşılın Batılı ülkeler, özellikle ABD ve İngiltere bu taleplere karşı çıktılar. Bu nedenle, Ömer El Beşir, yakalanma endişesi nedeniyle bazı ülkelere ziyarette bulunmaktan kaçınıyor.
Diğer yandan Nisan 2010’da yapılan seçimlerde Kuzey’de yüzde 68 oranında oy alarak tekrar Devlet Başkanı seçilen Ömer El Beşir, kendisine olan halk desteğinin arttığına inanmış ve seçim sonuçlarını, “Halkımızın Mahkeme’ye verdiği en güzel yanı” biçiminde yorumlamıştı. Bu bağlamda Mahkeme’nin yeni kararı Beşir’i doğrudan etkilemeyecek gibi görünüyor. Buna karşın Sudan’da şu anda iktidarda bulunan Ulusal Kongre Partisi’nin üst düzey temsilcilerinde Rabie Abdelatie yaptığı açıklamada, kararın sadece Devlet Başkanı Ömer El Beşir’i değil, bütün Sudan halkını hedef aldığını ileri sürdü. Sudan Enformasyon Bakanı Kemal Obeid ise, “Soykırım suçunun iddialara eklenmesi, bir kez daha göstermiştir ki Uluslararası Ceza Mahkemesi politik bir mahkemedir. Bu nedenle Mahkeme’nin kararları bizi ilgilendirmiyor.” Diyerek karara tepki gösterdi. Mahkeme kararı Sudan yönetiminde tepkiyle karşılanırken, karar Darfurlu isyancı gruplar tarafından olumlu karşılandı. Darfurlu silahlı gruplardan biri olan Adalet ve Eşitlik Hareketi’nin sözcülerinden Ahmet Hüseyin ise yaptığı bir açıklamada, “Bu, Darfur ve bütün insanlık için bir zaferdir” dedi.(1)
Diğer yandan Darfur’da 2003’te derinleşen problem bugün de varlığını yer yer sürdürüyor. Adalet ve Eşitlik Hareketi’nin mayıs ayında barış görüşmelerinden çekilmesinin ardından Bölge’deki çatışmalar tekrar yoğunlaştı. Birleşik BM-Afrika Birliği Barış Gücü’nün bildirdiğine göre Mayıs ayından bu yana yaşanan çatışmalarda 221 kişi hayatını kaybetti.
Güney Sudan Ayrılacak mı?
Ülkede yoğunlaşan bir diğer tartışma konusu ise, 2011 başında yapılacak referandum sorunudur. Referandum tarihi yaklaştıkça konu üzerine yapılan değerlendirmeler de yoğunlaşmakta. Geçtiğimiz günlerde Güney’de yer alan kiliseler, halka, ayrılma doğrultusunda oy kullanmaları yönünde çağrı yaptılar. Güneyli din adamlarından Paul Yugusuk yaptığı bir değerlendirmede, Birliğin sürmesinin felaket olacağını ve Kuzey’le Güney’in bir arada yaşaması durumunda Güneylilere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılacağını belirtti.(2) Bilindiği gibi 2005 yılında yapılan ve Müslüman Kuzey ile Hıristiyan ve Animist Güney arasında yaşanan 22 yıllık iç savaşı bitiren Kapsamlı Barış Antlaşması çerçevesinde 2011’de Güney Sudan’ın ülkeden ayrılıp ayrılmayacağı konusunda bir referandumun yapılması öngörülmüştü.
(Onur Öztürk, SDE Asistan)
---------------------