ENGLISH
09.02.2012
Ana Sayfa » AfrikaGeri Dön «

Brezilya-Afrika İlişkileri ve Da Silva’nın Afrika Gezisi

12.07.2010 17:51:48

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Son yıllarda Brezilya’nın Afrika ülkeleri ile olan ilişkileri giderek gelişmektedir. Aslında Brezilya’nın Afrika ülkeleri ile olan yakınlığı 17 ve 18.Yüzyıllardaki koloni dönemine kadar gitmektedir. Bu yüzyıllarda Afrika kıtasından getirilen pek çok köle Brezilya’daki büyük plantasyonlarda çalıştırılmaktaydı. 19.Yüzyılda Brezilya’nın bağımsızlığını kazanması ve tedricen hukuki olarak köleliğin kaldırılması, Brezilya’daki köle ailelerin tekrar Afrika’ya dönmesini sağladı ve bu durum bazı Afrika ülkeleri ile Brezilya arasında ticari ilişkilerin gelişmesine imkan tanıdı.

İlişkilerin Geçmişi  

İkinci Dünya Savaşı sonrası süreçte ise BM bünyesinde yaygınlaşan anti-kolonyalizm tartışmalarında da yine Brezilya’nın önemli katkıları olduğunu söyleyebiliriz. Brezilya’nın bu politikasının temelinde yatan ise, kendi resmi dili olan Portekizcenin avantajlarından yararlanarak, o dönemde Portekiz sömürgesi olan Afrika ülkeleri ile ilişkilerini geliştirme ve bu ülkeler üzerinde nüfuz sahibi olabilme isteği yatmaktaydı. İlerleyen yıllarda da pratikte de bu durum daha net olarak görüldü.
 
Emílio Garrastazú’nün başkanlığı döneminde Brezilya’nın Afrika’ya ilgisinin arttığı gözlenmekteydi. Dönemin Dışişleri Bakanı Mário Gibson Barbosa 1972 yılında 9 Afrika ülkesini kapsayan bir tura çıkmış ve aynı sene içersinde Brezilya, Birleşmiş Milletler’de, pek çok Afrika ülkesinin bağımsızlığı yönünde oy kullanmıştı. Brezilya’nın bu tutumu, O’nun Afrika kıtasında büyük avantajlar elde etmesini sağlamıştı. Bu durum Brezilya ile pek çok Kıta ülkesi arasında ikili ticari antlaşmaların imzalanmasını ve Brezilya’nın Afrika Kalkınma Bankası’na katılımını da sağladı. Böylece Brezilya’nın Afrika kıtasına olan ihracatı 1970’lerin başında 100 milyon dolar civarında iken 1981’e gelindiğinde bu miktar 1.96 milyar Dolara kadar çıktı. Aynı dönemde Afrika politikasının bir sonucu olarak Portekiz’den bağımsızlığını kazanan Angola’yı tanıyan ilk ülke de yine Brezilya oldu. Sonraki yıllarda da Brezilya’nın özellikle Portekizcenin konuşulduğu Afrika ülkeleri ile olan ilişkileri devam etti.[1] 1986 yılında Brezilya’nın Afrika’daki temsilcilik sayısı 22’yi bulmaktaydı.
 
Günümüzde Brezilya-Afrika İlişkileri
 
2000’li yılların başından bugüne Brezilya’nın hızlı ekonomik gelişimi Ülkeyi dünya politikasında etkin bir güç haline getirmektedir. Lula Da Silva yönetimiyle birlikte Brezilya dünyadaki meselelerle daha yakından ilgilenmekte ve problemlerin çözümü konusunda aktif politika izlemektedir. İran konusunda Türkiye’nin de girişimiyle yapılan takas antlaşması bu konudaki somut adımlardan biridir.
 
Bu genel yaklaşım Brezilya’nın Afrika politikasında da Hissedilmektedir. Lula Da Silva’nın son Afrika gezisini de bu bağlamda ele almak gerekir.
 
Da Silva’nın Afrika Ziyareti
 
Da Silva, 3-10 Temmuz tarihleri arasında 6 ülkeyi kapsayan Afrika turuna çıktı. 3 Temmuz’da gezisinin ilk durağında Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu zirvesine katılan Brezilya Devlet Başkanının Afrika gezisi kapsamında özellikle iki ülkeye olan ziyareti önem kazanmaktaydı. Bu ülkelerden biri Zambiya’ydı bu ülkeyle Brezilya arasında 8 antlaşma imzalandı. Bu antlaşmalar, ticari ilişkileri geliştirme, iki ülke arasında vizeleri kaldırma, teknolojik yardım, bio-enerji alanında işbirliği gibi başlıkları içermektedir.[2]
 
Gezisinin son durağı olan Güney Afrika’ya uğrayan Da Silva burada meslektaşı Zuma ile görüştü ve iki liderin görüşmesinin ardından yapılan açıklamada, iki ülkenin ilişkilerini geliştirmesi gerektiği, kalkınmakta olan ülkelerin ortak hareket etmesi ve zengin ülkelere olan bağımlılığının azaltılması için çaba sarf etmesi gerektiği belirtildi. Da Silva ise yaptığı konuşmada, “Zuma yoldaşa, iki ülkenin birbirinden korkmaması gerektiğini, bazı şeyleri beraber inşa etmeye ihtiyacımız olduğunu, böylece diğerlerine daha az bağımlı olacağımızı ve bu yolla daha güçlü ekonomiler inşa edeceğimizi belirttim”[3] dedi.
 
Güney Afrika Cumhuriyeti, Brezilya’nın Afrika kıtasındaki en büyük ticari ortağı durumunda. İki ülke arasında ticaret hacmi 9 milyar doları bulmakta.
 
Brezilya’daki sel felaketi nedeniyle Lula Da Silva ziyaretini erken bitirmek zorunda kaldı.
 
Pek çok gözlemci açısından, Da Silva’nın Afrika gezisi, Brezilya’nın ekonomik açıdan ihtiyaç duyduğu hammadde ve Pazar gereksinimini karşılamayı amaçlamaktadır. Afrika kıtası üzerinde İran ve Çin gibi diğer gelişmekte olan ülkeler de söz sahibi olmak istemekte. Bu durum ister istemez İran, Çin ve Brezilya arasında Afrika konusunda rekabeti de beraberinde getirecektir.
 
(Onur ÖZTÜRK, SDE Asistan)

 




AFRİKA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya