ENGLISH
09.02.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

“Allah’tan Rahmet, Yakınlarına Başsağlığı Dileriz”

01.07.2010 13:18:58

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Son dönemlerde artan terör olayları nedeniyle “Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz” sözlerini ne çok duyar olduk. Siirt’in Pervari ilçesinde çıkan çatışmada, 1’i asker, 3’ü korucu olmak üzere Türkiye bugün yine 4 şehit verdi. Bugünlerde gerek medya organları gerek akademik çevreler, son dönem saldırılarının artış nedenleri üzerinde şehit sayısında olduğu gibi hayli yoğunlaşmış bulunmaktadır. Terör örgütü tarafından yapılan açıklamalar bir yana, çeşitli yorum ve analizler günden güne artmaktadır.

 
Son dönemlerde artan terör olayları nedeniyle “Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz” sözlerini ne çok duyar olduk. Siirt’in Pervari ilçesinde çıkan çatışmada, 1’i asker, 3’ü korucu olmak üzere Türkiye bugün yine 4 şehit verdi. Bugünlerde gerek medya organları gerek akademik çevreler, son dönem saldırılarının artış nedenleri üzerinde şehit sayısında olduğu gibi hayli yoğunlaşmış bulunmaktadır. Terör örgütü tarafından yapılan açıklamalar bir yana, çeşitli yorum ve analizler günden güne artmaktadır.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları çerçevesinde sınır birliklerine asker ve araç sevkiyatı yapmaktadır. Silopi 172. Zırhlı Tugay Komutanlığı'na ait çok sayıda asker ve araç, Cudi dağında bulunan birliklere sevk edilmiştir.
 
Kurulduğu 1978 yılı ve ilk eylemini gerçekleştirdiği 1984’den bu yana örgütün çeşitli dönemlerde amaç değişikliğine gittiği ve farklı saldırı taktikleri uyguladığı bilinmektedir.1999-2004 döneminde örgütün militanlarını önemli ölçüde sınırların ötesine kaydırması söz konusu olmuş ve eylemler en alt seviyede tutulmuştu. 2004 yılından sonra ise eylemler tekrar başladı. Tasfiye ve çözüm dönemi olarak da nitelendirilen bu son dönemde kanlı terör örgütü PKK’nın her zaman var olan ama son dönemde daha da ön planda olan siyasi mücadelesini görmekteyiz.
 
Öcalan’ın 14 Mayıs 2010’da medyada yer alan söylemleri şu şekildedir: “Ben dört yıl önce elimi birçok şeyden çekmiştim, ancak barışçıl bir çözüm ihtimali için yine elimden geleni yaptım. Bundan sonra bunu yapmayacağım. Ben 31 Mayıs’a kadar bekleyeceğim. Bu zamana kadar olumlu bir gelişme olmazsa artık hiç bir şeye karışmayacağım. Kim, ne yapacaksa, kendi kararlarıdır.” Öcalan, ayrıca kendisine gerekli ortam sağlanırsa bir hafta içinde silahları susturabileceğini ileri sürmüş, PKK içindeki bazı grupların devletin bazı unsurlarıyla ortak hareket ettiğini ve örgüt içinde bir çete anlayışı geliştiği endişesini dile getirmesine rağmen silahlar hiç susmamıştı. 
 
Diğer taraftan, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetiminin Başbakanı Berham Salih, bölgeden komşu ülkelerin güvenliğini bozmaya yönelik hiçbir faaliyeti kabul etmeyeceklerini söyledi. Türkiye'deki demokratik açılumları büyük bir fırsat olarak gördükleri kaydeden Berham Salih, açılımlardan faydalanması gerektiğini belirtti.
 
Türk şirketlerinin Irak'ın hem kuzeyinde hem de genelinde kalkınmaya yardımcı olduğu çoğu kez Iraklı yöneticiler tarafından vurgulanmıştır. Terör örgütü PKK'nın saldırılarına devam etmesi durumunda Türkiye ile bölge arasındaki ticaretin ne yönde etkileneceğinin sorulması üzerine Salih, güvenlik sorunlarının her zaman ticarete olumsuz yansıdığını belirtmiştir. Bölgeden komşu ülkelerin güvenliğine zarar verecek hiçbir faaliyeti kabul etmeyeceklerini vurgulayan Salih, komşu ülkelerin iç işlerine karışmak istemediğini, onların da kendilerinin işlerine karışılmasının istenmediğini ve aynı zamanda bölge topraklarından komşu ülkelere saldırmasını kabul etmediklerini tekrar tekrar vurgulamıştır.
 
Terör örgütü tarafında ise ardı ardına yapılan ateşkes çağrılarının Hükümet tarafından doğru değerlendirilemediği söylemleri hâkim. Çözüm için her iki tarafında çaba harcadığı varsayılsa bile, PKK silahlı mücadelesine devam ettiği sürece, somut bir çözüme ulaşmak, bir hayal ürünü olmaktan öteye gidemiyor. 
 
Sonuç olarak, siyasi söylemlerin daha çok prim yaptığı PKK çevrelerinin, çatışma ortamı sürdüğü takdirde, bir sonuç elde edemeyeceklerinin bilincine varmaları gerektir. Bağımsız bir devletin muhatabı hiçbir şekilde bir terör örgütü lideri olamaz, olmamalıdır. Silahlı mücadele sona erdiği takdirde, gerçek Kürt halkını temsil edenlerle oturulan bir masada yapılan anlaşma çok daha anlamlı ve kalıcı olacaktır.
 
(Özlem Pınar ORAN, SDE Asistanı)





SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya