Ayrıca Amerikan Hükümet Binası kaynağı, kesin bir karar alınmamasına rağmen Senatonun bir an önce onayını alabilmek için McChrystal’ın yerine geçebilecek muhtemel kişiler hakkında çoktan konuşulduğunu söylüyor. Düşünülen isimler arasında olanlar NATO’nun Afganistan birliklerini eğitme çalışmalarını yürüten Korgeneral William Caldwell ve emekli Birleşik Devletlerin Birleşik Güçler Komutanlığı lideri General James Mattis’tir. (
Spencer Ackerman Mattis’e dedikodular hakkında ne düşündüğünü sordu ve o da başkana hizmet ettiğini söyledi ki bu şekilde ilgili olduğunu anladım.)
McChrystal’in mahvolan ve yanıp tutuşan kariyer olasılığına ek olarak
Marjah’taki The Financial Times’tan Matthew Green’in Birleşik Devletler özel delegesi Richard Holbrooke ve Büyükelçi Kabul Karl Eikenberry’nin pazartesi günü Marjah’ı ziyaret ettiği ve bölgedeki büyüklerle görüştüğüne dair raporu da mevcuttur. Tam Holbrooke ve Eikenberry buluşma noktasından ayrılıyordu ki üç intihar bombacısı tarafından açıkça onlara yönelik hazırlanan ama bölgedeki bir dükkanda zamanından önce infilak eden bir bomba patlaması yaşandı. Holbrooke’ın ziyaretinin amacı McChrystal’ın Marjah’taki ayaklanmaya karşı koyma doktrininin nasıl gittiğini değerlendirmekti. Bölgedeki büyükler, deniz kuvvetlerinin bazı bölgelerde güvenliğini arttırdığını ancak bazılarında hiçbir şey yapmadığını söyledi. Birisi de Taliban misillemeleri korkusuyla toplantıya gizlice gitmek zorunda kaldığını söyledi.
Eğer Birleşik Devletler özel delegesi ve büyükelçi bir ülkede küçük ateşli saldırıları duymadan veya bir bombanın hedefi olmadan bir yeri ziyaret edemiyorsa, orada güvenliğin tam olmadığını söyleyebilirim.
10 tanesi sadece pazartesi gününde olmak üzere, pazartesi ve salı günü toplam
14 NATO askeri öldürüldü. Salı günü öldürülenlerin ikisi
Amerikan askerleriydi. Haziranda şu ana kadar 69 NATO askeri öldürüldü ve bunların 43 tanesi Amerikalıydı.
Haziranda Fransızlardan öldürülenler ve yaralananlar oldu ve Fransa Afganistan Savaşı’nda 2001’den beri 40 askerini kaybetti. McChrystal’ın gitmesi için öne sürülen nedenler arasında The Rolling Stone’daki bir makalenin işaret ettiği gibi McChrystal’ın içgüdülerine karşı koyarak Afganistan’da kalmaları için ikna etmeye çalıştığı Fransızlara karşı kesinlikle nazik olmaması gerçeği vardır. Camiasından birisi onun (McChrystal’ın) Paris’te Fransız bir bakanla yemeğe çıkması hakkında olumsuz yorum yapmıştır. Bunu bir de sevdiklerini savaşta kaybeden ve oğulları Birleşik Devletlere destek sağlamak için gittikleri savaşta aldıkları yaralardan kurtulmaya çalışan Fransız ailelerine söyleyin. (Fransız ve diğer NATO kuvvetlerinin şu anda Afganistan’da olmalarının nedeni 11 Eylül saldırılarından sonra NATO anlaşmasının 5.maddesinin yürürlüğe girmesidir: “Birimize yapılmış saldırı, hepimize yapılmış demektir”.)
Obama, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri için apaçık stratejik bir önemi olmaksızın, NATO müttefiklerinden uzak ve karışık bir ülkede gidip fedakârlıklarda bulunmalarına devam etmelerini bekleyemez. Hollanda hükümeti bu konu üzerinde çoktandır düşünüyor ve Kanadalılar da ayrılma niyetlerini bildirdiler.
Obama, Afganistan’da ulaşılabilir bir hedef belirlemeli ve bunu da hızlıca uygulamaya koymalıdır. Öyle ki ne zaman orada ne yaptıkları hakkında sıkıştırıldığında,
Bushçuluk’a doğru bir adım atmaktadır: “Amerika halkının bizim orada net ve üzerine odaklanılmış bir hedefimizin olduğunu anlamasını istiyorum: Pakistan ve Afganistan’daki El Kaide’yi dağıtmak, ortadan kaldırmak, yenmek ve gelecekte de iki ülkeye de geri dönmelerini engellemek. Bu gerçekleştirilmesi zorunlu olan hedeftir.”
Aslında bu Afganistan’da bulunmak için yeterince iyi bir neden değildir. Afganistan’da hakkında konuşulacak bir El-Kaide’nin varlığı söz konusu değildir. İsyancılar ve Taliban’ın muhtemelen ülkenin yüzde 20’sini kontrol etmesine rağmen kendi topraklarında El-Kaide’nin bir dükkan açmasına izin vermiyorlar. Eğer şimdi ihtiyaçları olduğu halde buna izin vermiyorlarsa, neden ilerde izin versinler? Önde gelen bir gerilla lideri Gulbadin Hikmatyar daha önce El-Kaide bayrağı altında savaşmaya gönüllü olduğunu belirtirken,
şimdi radikal Arap gruplarını Taliban’ın devrilmesinden sorumlu tutuyor.
Pakistan için ise, Paştun kabile bölgesindeki El-Kaideli Araplarının kökünü kazımak amacıyla İslamabad ile işbirliği yapmak için Afganistan’daki Birleşik Devletlerin varlığı gerekli değildir.
Diğer konuşmalarında da Obama, Taliban’ı “yenmek” hakkında sözler söylemiştir. Ancak Taliban, Paştun etnik grubu arasında şu ana dek uzun süredir var olan sosyal bir oluşumdur ve yalnızca askeri yollarla, özellikle yabancı askeri birliklerin ellerinde olan imkanlarla, ortadan kaldırılması pek de olasılıksız değildir.
Kısacası neden bu kadar artan oranda Amerikan birliklerinin Afganistan’a gönderildiğine dair bir fikrimiz yok. Bu, El-Kaide ile savaşmak için yapılmıyor. Ve eğer konu esasen Taliban ile savaşmaksa neden bunu yapmak zorundayız? Onlar çekip gitmeyecekler ve onların Müslüman köktencilik tarzı şu ana kadar kırsal Paştun hayatının dokusuna derinden işlenmiştir öyle ki yabancı Hıristiyan birliklerin Paştunluların alnına silah dayayıp onları vazgeçirmeye çalışması bile boşunadır.
Sözün kısası Karzai, Obama’nın kökünü kazıyacağını ve yok edeceğini vaat ettiği gerçek Taliban üyelerini ve isyancıları ile anlaşma yapmaya çalışıyor gibi görünüyor.
Bu ne anlam ifade eder?
Şüphe yok ki McChrystal kendi kumanda hattından basına kaydığı için hüsrana uğramıştır. Bu talihsizliğin gerçek nedeni Obama’nın Afganistan’da gerçekçi ve açıkça belirlenmiş hedeflerinin olmaması ve yetkisini tümüyle kullanmada ve yönetimindeki herkesi AfPak stratejisi altında buluşturmada maharetli olmamasıdır.
(Prof. Juan Cole)