ENGLISH
08.02.2012
Ana Sayfa » Asya - PasifikGeri Dön «

Kırgızistan Olayları ve Tarihsel Düşünceler

16.06.2010 18:17:33

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bu yıl nisan ayında sivil devrim ile devlet başkanı olan Kurmanbek Bakiyev aynı yöntemle devrildikten sonra Kırgızistan’da, özellikle güney bölgelerinde, tam anlamıyla istikrar sağlanamamıştır. Nisan ayında devrik devlet başkanı Bakiyev’in destekçileri kısa süreli problem yaratmış ve Mayıs ayında benzer problemlerin tekrar yaşanmasına neden olmuşlardır.13 Mayıs’ta geçici hükümet karşıtı güçler, Celalabat ve Batken şehri hükümeti binalarına saldırmışlar ve görevden alınan Celalabat bölge valisinin tekrar görevine atanmasını istemişlerdi.

 

Mayıs Ayındaki Olaylar 

Hükümet gücü ile devrik başkanı Bakiyev’in destekçileri arasında küçük çapta çatışmalar çıkmasının ardından durum kontrol altına alınmıştı. 14 Mayıs’ta Oş ve Celalabat şehirlerinde tekrar olaylar yaşanmış ve Celalabat şehri hükümeti binası isyancı grupların eline geçerken, Oş şehri hükümeti binası hükümet güçleri tarafından kontrol altına alınmıştı.
 
19 Mayıs’ta Celalabat şehrinde Kırgızlar ve Özbekler arasında çatışma çıkmış, 2 kişi öldürülmüş, 70’den fazla kişi yaralanmıştı. Sözkonusu iki grup, birbirini katil olarak suçlamış ve faillerin bulunması için hükümete baskı yapmışlardı. Aynı gün, devrik başkan Bakiyev’in destekçileri Celalabat şehrinde bulunan ve Özbeklerin kurduğu Halkların Dostluğu Üniversitesi’ne taş ve sopa ile saldırmışlar ve devamında üniversitenin güvenlik güçleriyle aralarında silahlı çatışma çıkmıştı. Söz konusu üniversite; bölgenin önde gelen Özbek işadamı Kadiryan Batyrov tarafından inşa edilmişti. Bakiyev’in destekçilerin iddiasına göre, Kadiryan Batyrov, 14 Mayıs’ta adamlarıyla birlikte Celalabad’ın Teyyit Köyü’ndeki Kurmanbek Bakiyev’e ait evleri yakmıştı. Bakiyev’in destekçileri suçlunun Kadiryan Batyrov olduğunu ve cezalandırılması talep etmişti. Kırgızistan geçici hükümeti buradaki duruma müdahale etmeye çalışmış ve 1 Haziran’a kadar Celalabad kentinde sokağa çıkma yasağı uygulanacağı açıklanmıştı. 20 Mayıs’ta sayıları 5 bin’e yakın Bakiyev destekçisi, Celalabad kenti dışındaki at yarışı meydanında toplanmış ve olayı yatıştırmak için gelen geçici hükümetin Savunma Bakanı İsmail İsakov ile bölge valisi Bektur Asanov’u rehin almıştı. Bakiyev’in destekçileri, 19 Mayıs’ta öldürülen Kırgız kökenli vatandaşın fail(leri)inin 24 saat içinde yakalanmasını istemişti. Yine 20 Mayıs’ta bazı Özbekler at yarışı meydanında toplanan Kırgızların, Halkların Dostluğu Üniversitesi’ne karşı saldırabileceği düşünerek üniversiteyi korunma altına almış, ancak taşlı-sopalı çatışmalar yine yaşanmıştı. Aynı gün, bölgenin güvenliğini sağlamak için geçici hükümet tarafından bölgeye zırhlı ve diğer askeri araçlar gönderilmişti. Kırgız Hükümeti’ne bağlı bir özel tim, Halkların Dostluğu Üniversitesi’ne girerek, burada saklanan silahları ele geçirmişti. Böylece olaylar bir ölçüde yatışmıştı.
 
Kırgızistan geçici hükümeti başbakanı Roza Otunbayeva’nın açıklamasına göre, mevcut istikrarsız durum, Kırgız-Özbek çatışması ile daha karmaşık hale gelmiştir. Otunbayeva, şiddet olaylarını yaratanları ve özellikle devrik Cumhurbaşkanı Bakiyev ve destekçilerini ima ederek, Kırgız-Özbekler arasında çatışma tohumları ekenleri kınadığını belirtmiştir. Otunbayeva hükümeti, Haziran’da yapılacak anayasa referandumunun devam edeceğini ve Ekim ayındaki genel seçimin de bir yıl ertelendiğini açıklamıştır.
 
Haziran Ayındaki Olaylar
 
Kırgızistan’ın güneyinde geçici hükümet karşıtı güçlerin yarattığı olaylar ve bu olaylar ile birlikte yaşanan Kırgız-Özbek çatışmaları, bölgede güvenlik ve ekonomik işbirliğini sağlamayı hedeflenen Şanghay İşbirliği Örgütü’nün başlıca gündemi olmuştur. 23 Mayıs’ta düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları toplantısında, Kırgızistan’da yaşanan olayları değerlendirmiş ve toplantıdan, Kırgızistan’a yardım etme kararı çıkmıştır. Toplantıda aynı zamanda Kırgızistan’ın egemenliğini sağlamak için destek verilmesi gerektiği yönünde ortak görüşe varılmıştır. 11 Haziran’da Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü liderler zirvesinde Orta Asya’da barışın, güvenliğin ve istikrarın sağlanması için, Kırgızistan’da yaşanan olayların büyük önem taşıdığı görüşü hâkim olmuştur.
 
Ancak 10 Haziran’da Oş kentinde Kırgız-Özbek gençleri arasında yaşanan kavgalar gerginliği tekrar tırmandırmıştır. Olay gece boyunca devam etmiş ve Oş kentindeki konser salonları, süpermarketler, alışveriş merkezleri ve otomobiller yağmalanmış ve ateşe vermiştir. 11 Haziran sabahı Kırgız geçici hükümeti, 20 Haziran’a kadar Oş ve onun çevresindeki üç bölgede olağanüstü hal uygulanacağını ilan etmiştir.
 
SDE’nin edindiği iç bilgi notuna göre, Mayıs ve Haziran olayları arkasında provokatörler iş başındaydı. Bazı maskeli, askerî kamuflaj giysileri ve polis elbiseleri giymiş paralı askerlere benzer provokatörler, olayların şiddetlenmesine sebep olmuştur. SDE’nin edindiği iç bilgi notunda, devrik Cumhurbaşkanı Bakiyev’in destekçilerinin provokasyon yöntemiyle, 26 Haziran’da yapılacak anayasa referandumu ve Ekim ayında yapılacak genel seçime mani olmaya çalıştığını tespit etmiştir. Bu olayları yaratmakla Bakiyev ve destekçileri, mevcut geçici hükümetin meşruiyetini tartışmaya açmaktadır. Yani anayasa referandumu ile genel seçim gerçekleştirilmeden önce, yönetimi ele geçirme niyeti mevcuttur. Diğer yandan, anayasa referandumu ile genel seçim sonrasında, yolsuzluklarıyla bilinen Bakiyev ailesinin yargılanabileceği bir ortam teşkil edilecektir; Bakiyev ailesi, Nisan ayından bu yana Kırgızistan’da işlenen bütün cinayetlerin sorumlusu olarak da suçlanabilir. 
 
Olayların Tarihî Arka Planı
 
Bakiyev ailesi ve destekçileri bölgedeki geleneksel etkisini kullanmakla, kuzeye göre fakir olan Kırgızistan’ın güneyindeki hassas etnik ve ekonomik dengeleri kışkırtmaktadır. 1924’ten sonra Sovyetler Birliği lideri Stalin, tarihsel Özbek kültürünün ağırlıkta olduğu Fergana Vadisi’ni Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan arasında paylaştırmıştı. Fergana Vadisi’nde bulunan Oş ve Celalabat kentleri, 1990 yılında da son olaylara benzer olaylar yaşamıştı. Kırgızistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden yaklaşık bir yıl önce Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Rus askerlerinin müdahalesi sonucu Oş ve Celalabat eyaletlerindeki etnik çatışma bir ay içinde durdurulmuştu. Resmi rakamlara göre bu etnik çatışmada 1200 kişi ölmüştü.
 
En eski kentlerden biri olan Oş ve Celalabat kentlerinin bulunduğu Fergana Vadisi Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Doğu Türkistan arasında bulunmaktadır. Tarihten beri verimli bir toprak parçası olarak bilinen Fergana Vadisi, büyük güçler tarafından kontrol altına alınmaya çalışılmıştı. M.Ö. 104 yılında Çin İmparatoru Wu-ti, Fergana Vadisi’nde bulunan “Kıymetli Atı” (Hanxue ma) ele geçirmek için 6 bin kişilik bir ordu sevk etmişti. M.Ö. 102 yılında ise 60 bin kişilik bir ordu tekrar gönderilmişti. Çin ordu komutanı Li Guangli, Fergana Vadisi’ndeki Da-yuan (Yavana) ülkesinin hükümdarını öldürmüş ve yerine kendi yandaşı olan birini tayin etmişti. Ancak bir yıl sonra Çin yanlısı hükümdar yerel güçler tarafından öldürülmüş ve yerine eski hükümdarın kardeşini seçmişlerdi. Fergana Vadisi’ndeki hikâyeler hep bu şekilde devam etmiştir. 627-649 yıllarında Fergana Vadisi’ndeki Fergana Ülkesi’nin hükümdarı, Batı Göktürklerin bölge komutanı tarafından öldürülmüş ve Göktürk kökenli biri tayin edilmişti. Ancak bir süre sonra eski hükümdarın yakınları Göktürk kökenli yöneticiyi devirerek hâkimiyeti ele geçirmişti. 658 yılında Türklerin Orta Asya bölgesindeki hâkimiyeti kıran Çin ordusu, Fergana Vadisi’ne ulaşmış ve bölgede kendine bağlı bir yönetim tesis etmişti. Ancak 713-715 yıllarında Emevilerin Orta Asya emiri Kutaybe bin Müslim, Fergana Vadisi’ne girdiğinde Fergana Ülkesi’nin başına başka birini tayin etmişti. Orta Asya’da nüfuz kazanan Tibetliler de, Çin’e karşı Arapları destekliyordu ve Arapların tercih ettiği Fergana Ülkesi hükümdarını destekliyordu. Kutaybe öldükten sonra (715) Çin ordusu tekrar Fergana Ülkesi’ne sefer yapmış ve eski hükümdarı ülkenin başına getirmişti. 720 yılında Çin tarafından kovulan eski hükümdar tekrar hâkimiyeti elde etmede muvaffak olmuştu. 726-727 yıllarında Koreli Budist rahibi Hui Chao, Fergana Vadisi’ne ulaştığında, bölgede kuzey ile güney olmak üzere iki hükümdar (kuzeyde Göktürk kökenli, güneyde ise Arap kökenli) bulunmaktaydı. 739 yılından sonra Türgişlerin etkisinde kalan Fergana Ülkesi, Çin’in vasal ülkesi olarak kalmış ve Çin’in desteğini alan Fergana Ülkesi hükümdarı, Abbasî’nin bölge valiliği ordusu ile mücadele etmişti. 820-821yıllarında Fergana Ülkesi, Samanî Oğulları hâkimiyeti tarafından ortadan kaldırılmıştı.
 
Sözkonusu dönemde Orta Asya’da mücadele eden büyük güçler Çinliler, Türkler (Göktürkler/Türgişler), Tibetliler ve Araplar olmuştur, bugün ise Orta Asya’da Rusya, Çin ve ABD gibi büyük güçlerin etkisi sürmektedir. Büyük güçler kendi çıkarları doğrultusunda bölgeye müdahale etmekte ya da pasif kalmaktaydı /  kalmaktadır. Kırgızistan’ın güneyinde meydana gelen olaylar Rusya, Çin ve ABD gibi büyük güçleri ilgilendirdiği halde, geçici hükümetin başbakanı Roza Otunbayeva’nın çağrısına olumlu cevap verilmemiştir. Bu güçler, tarihte olduğu gibi yerel güçler arasındaki mücadelelerin sona ermesiyle ortaya çıkacak bir ortam ve politik pozisyonun belirlenmesine kadar, bölgede kan dökülmeye devam edecektir ve etnikler arasında yaraların sarılması için birkaç nesil geçmesi gerekmektedir. Orta Asya’da istikrar sağlanamadığı takdirde, yukarıda adı geçen büyük güçlerin bölgesel çıkarları etkileneceği gibi, büyük güçler arasında da mücadeleler yaşanabilir.
 
Yakın dönemde Kırgızistan’da yaşanan olaylarla, yani 1990, 2005 ve 2010 yıllarındaki olaylarla, tarihte cereyan eden olaylar arasında benzerlikler vardır; asıl mesele tarihten nasıl ibret alınacağı ve ders çıkarılacağıdır.
 
(Doç. Dr. Erkin Ekrem, SDE Uzmanı)



ASYA - PASİFİK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 11 Şubat 2012 Cumartesi günü saat 13.00'da "Emerging Powers and World Order: Turkish and Chinese Perspectives" başlıklı bir konferans gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 18:43:24

SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya