Avrupa'nın Üç Atlısı: İngiltere, Almanya, Fransa
Geçmişte ve günümüzde Avrupa’da ve uluslararası ilişkilerde bu üç Avrupalı ülkenin önemli bir yeri vardır. Bu üç ülkenin özellikle Avrupa’da ki sorunların çözümünde çok etkili olduğu bilinir. Ama aralarında çok iyi anlaştıkları söylenemez. Sürekli rekabet içinde olmuşlardır. Avrupa da barışın sağlanması, açık ve Serbest Pazar’ın idamesi ve devamı konularında hep ortak bir yol bulmayı bilmişlerdir. Soğuk savaşın bitiminden sonra aralarındaki yazılı olmayan centilmenlik ve uyumun zarar göreceği eskisi gibi rahat anlaşamayacakları kuşkularını dağıtarak eskiye göre daha fazla sorunlu olsa da belli bir seviye de iyi ilişkilerini sürdürmüşlerdir. Fakat şurası bir gerçek ki İngiltere ve Fransa Almanya’nın ekonomik başarılarını hep kıskanmışlardır. Almanya ile Fransa da, İngiltere’nin Amerika Birleşik Devletleri ile imtiyazlı ilişkilerini ve ortak yürüttükleri sömürü politikalarına hem kızmışlar hem de kıskanmışlardır. Fransa, Avrupa’da Almanya’dan sonra kıtanın ikinci büyük ekonomisi olma özelliği yanında Afrika başta olmak üzere yoğun uluslararası ilişkileri ile kendisine önemli bir yer edinmiştir. Ancak son on yıldan bu tarafa artık Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisi olmaktan çıkmış ve yerini İngiltere’ye terk etmek zorunda kalmıştır. Soğuk Savaş sonrası Fransa’nın eski sömürgeleri ve dostları yeni uluslararası ilişkiler fırsatları yakalayarak daha avantajlı partnerler bulmuşlardır. Özellikle Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkeler, Fransa’nın da iyi ilişkiler içinde bulunduğu üçüncü dünya ülkeleri ile yoğun bir ilişki içine girmişlerdir. Dolaysıyla Fransa eski ticari ve ekonomik ilişkilerini devam ettirememektedir. Fransa Avrupa’nın üçüncü güçlü ülkesi olmayı ve uluslararası ilişkilerde geri planda kalmayı içine sindiremese de bu durumu yaşamak zorunda kalmıştır.
Son birkaç gündür bu üç rakip ülkenin basını iki Almanya’nın birleşmesi konusu ile ilgili İngiliz Devlet Arşivlerinin açılması ve 1989 yılında İngiltere ile Fransa’nın resmi tutumlarının ortaya çıkması bu üç ülke ilişkilerini bir kez daha olumsuz etkileyeceği görülmektedir. 1989’da resmen bilinmese de iki Almanya’nın birleşmesine İngiltere’nin karşı çıktığı ancak Fransa’nın aktif bir taraf tutmadığı söylentileri vardı. Oysa ki 11 Eylül 2009 da açılan İngiliz arşivlerinin zamanın Fransa devlet başkanı François Mitterand ve İngiltere Başbakanı Margrett Thatcher’in bir çok defa bir araya geldiği ve Mitterand’ın da iki Almanya’nın birleşmesine karşı çıktığı ve önlemek için girişim yaptığını göstermektedir. Zamanın Fransız yetkilileri bunun doğru olmadığını söyleyerek İngilizlere olan kızgınlıklarını saklamamaktadırlar. Mitterand’ın SSCB’nin son devlet başkanı Gorbaçov’a iki Almanya’nın birleşmesinin Sovyetler Birliği’ni dengesizleştireceğini söyleyerek, dolaylı olarak Ruslardan birleşmeyi önlemelerini beklemiştir. Ancak Rusların büyük bir para karşılığında iki Almanya’nın birleşmesine evet dediği dedikoduları yayılmıştır.
Berlin duvarının 9 Kasım 1989’da yıkılmasından sonra Aralık 1989’da Mitterand hiçbir şey olmamış gibi Doğu Almanya’yı ziyaret ederek iki ülke arasında beş yıllık işbirliği anlaşması yapmasını Fransa’nın birleşmeye karşı olduğunun kanıtlarından biri olarak gösterilmekteydi. Arşivden çıkan yeni bilgilere göre Mitterand İngilizlere “ Almanların sürekli hareket halinde olduğunu, Alman Başbakanı Helmut Kohl’ün diğer milletlerin hissiyatını dikkate almadığını, 28 Kasım 1989’da Kohl’ün sunduğu iki Almanya’nın birleşmesi için on maddelik planı görünce Mitterand’ın öfkesini saklayamadığını, Almanya’nın hiçbir zaman kendi sınırlarını bulamadığını, Eğer iki Almanya birleşirse Hitler Almanya’sından daha büyük olacağını söylediği” gibi birçok belgeyi içermektedir.
Fransa’nın iki Almanya’nın birleşmesi ( 3 Ekim 1990 ) için iki şartının olduğu bilinmekteydi. Birisi Almanya’nın güç sembolü olan para birimi Mark’ı bırakarak Avroya geçmesi, ikincisi ise ikinci dünya savaşı sonunda belirlenen Almanya-Polonya sınırının Oder-Neisse olarak kalmasının garanti edilmesidir. Bilindiği gibi Almanya bu iki koşulu da yerine getirmiştir. Açıklanan İngiliz arşivi öncelikle Almanya-Fransa ilişkilerini ve bu belgeyi İngilizlerin özellikle yayınlayarak Almanya-Fransa ilişkilerini bozmaya yönelik olarak algılayan Fransa’nın İngiltere ile ilişkilerini olumsuz etkileyecektir.
(Prof. Dr. Haydar Çakmak, SDE Yönetim Kurulu Üyesi, AB-Balkanlar Masası Başkanı,12.09.09)