Avrupa Birliği’nin siyasi ve idari yapısını değiştirecek olan, Reform Antlaşması olarak da nitelendirilen Lizbon Antlaşması için son engel de ortadan kalktı. Önce İrlanda’dan veto gören sonra da Çek Cumhuriyeti’nin onaylamaya yanaşmadığı antlaşmada Çek Cumhuriyeti istediği ayrıcalıkları kazandı ve Avrupa Birliği ‘yola devam’ dedi.
Peki neden Çek Cumhuriyeti ilk etapta Lizbon Antlaşması’nı imzalamaya sıcak bakmamıştı diye sorulacak olursa, Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus, Temel Haklar Sözleşmesi'nden muafiyet istemişti. Sebebi ise; II. Dünya Savaşı'nın ardından eski Çekoslavakya'dan sürülen etnik Almanların el konulan mülklerinin iadesine yönelik AB mahkemelerinde dava açılmamasını garantiye almaktı
Artık İrlanda “evet” dedi, Çekler kabul etti, peki Avrupa Birliği’ni şimdi neler bekliyor? Öncelikle eğer sistemi oturtabilirlerse kesinlikle daha profesyonel bir Avrupa Birliği bizi bekliyor. Bu da gerek askeri gerekse de siyasi açıdan kendisini gösterecektir. Zira Lizbon Antlaşması ile 6 aylık dönem başkanlıklarının yerini 2,5 yıllık Avrupa Birliği Başkanı alacaktır. Bu Avrupa Birliği için daha verimli bir adımdır. Çünkü, altı aylık dönemde hem ülkeler için kısa bir dönemdir hem de kendi ülkesel sorunlarıyla ilgilendikleri için Avrupa Birliği’ne tam konsantre olamamaktadırlar. Oysa yeni getirilecek başkanlık sistemi ile, başkan sadece Avrupa Birliği işleri il ilgileneceği için daha verimli bir çalışmaya sebebiyet verecektir.
Bunun dışında askeri alanda da bir birlik olma yoluna gidiliyor. Bununla da Avrupa’nın güvenliği garantiye alınacaktır ayrıca uluslararası arenada daha güçlü olacaktır. Zira askeri bakımdan ne kadar güçlüyseniz uluslararası arenada da o kadar güçlü bir aktörsünüzdür.
Ortak bir dış politika oluşturarak da tek sesli olmayı planlayan Avrupa Birliği, bu sistemle de tüm dünya olaylarına tek bir bakış açısı ile bakmaya ve davranmaya başlayacaktır. Bu çerçevede Avrupa Birliği yine 2,5 yıllığına ortak dış politikası yürütmesi amacıyla bir Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Komiseri atayacak. Bu Avrupa Birliği’ne olan güveni arttırmakla kalmayacak bu yolla popülaritesini de artıracaktır.
Şimdilik Lizbon Antlaşması’nın önünde başka hiçbir engel yok gibi gözüküyor. Antlaşma onaylandıktan sonra yürürlüğe girecektir. Son haberlere göre Lizbon Antlaşması 1 Ocak 2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Bu da karar alma sürecini kolaylaştıran hükümleri de beraberinde getireceği için, Türkiye’nin üyeliği de daha kolay olacak gibi gözüküyor. Umarız Lizbon Antlaşması AB’nin yapısını değiştirdiği gibi Türkiye’ye bakış açısını da değiştirir ve Türkiye de Lizbon’a sevinen ülkelerin içinde olur…
(Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 02.11.09)