Obama Yönetiminin, ilk ulusal güvenlik stratejisini açıklayan Obama Yönetimi, belgede, askeri gücün ötesinde, küresel işbirliği, daha geniş güvenlik ortaklıklarının geliştirilmesi ve diğer ülkelere kendilerini savunmada yardım edilmesi gibi unsurları vurgulanıyor[2]. Çok taraflı diplomasiye askeri gücün ötesinde vurgu yapan yaklaşım, bu yeni strateji ile resmileştirilirken İsrail’in Gazze’ye giden yardım gemilerine saldırması karşısında Amerika’nın ölen ve yaralananlar için sadece duyduğu “derin üzüntüyü” bildirmesi de, kuşkusuz, tüm dünyada şaşkınlık yaratmakta.
ABD’nin piyasaya sürdüğü ve tüm dünyaya benimsetmeye çalıştığı strateji belgelerinde incelediği “ortaklık ve küresel işbirliği” gibi kavramların, pratikte uyguladığı politikalardan farklılıklar içerdiği bilinen bir gerçektir. Ancak, gelişen bu son olaylarda ABD’nin İsrail saldırılarına neden bu denli kayıtsız kaldığı da, özellikle bu stratejiden sonra, merak konusudur ve kimi çevrelerce ağır bir şekilde eleştirilmektedir.
Ayrıca belgede, "düşman ülkelerle" temas kurmaya yönelik kararlılık tekrarlanmakta, ancak İran ve Kuzey Kore'nin nükleer programlarıyla ilgili uluslararası yükümlülüklerini görmezden gelmeleri halinde onları izole edecek "çoklu araçların" bulunduğu uyarısı yer almaktadır.
Obama'nın Guantanamo Üssünün kapatılması sözünün yinelendiği, ancak bunun nasıl ve ne zaman olacağına dair ayrıntıların yer almadığı belgede, Irak, Afganistan ve Pakistan gibi konularda da ABD Yönetiminin bilinen görüşleri yinelenmektedir.
Diğer taraftan, El-Kaide'nin Pakistan, Afganistan ve konuşlandığı diğer ülkelerde yenilgiye uğratılması hedef olarak konuyor. Ayrıca nükleer silahlardan arınmış bir dünya yaratmak amacıyla İran ve Kuzey Kore'den "açık bir tercih"te bulunmalarının isteneceği belirtiliyor. İsrail ile yan yana ve barış içinde yaşayan bir Filistin devleti kurulması da Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarlarından biri olarak sunuluyor.
Planlanan tüm bu stratejilerde de görüldüğü gibi, Başkan Obama ile ABD’nin Bush döneminden kalma önleyici vuruş doktrini tarihe gömülmüştür. Eğer tam anlamıyla hayata geçirilebilirse, Birleşik Devletler bu yeni dönemde küresel işbirliği için tüm devletlerle işbirliği içinde olacaktır. Diplomasinin tükendiği anda da son seçenek her zaman olduğu gibi savaş olarak görülse de, Bush dönemindeki başarısızlıklar da göz önünde bulundurulduğunda, ABD olası bir savaşa girmekten kaçınacaktır.
(Özlem Pınar ORAN, SDE Asistanı)
-----------