ENGLISH
07.02.2012
Ana Sayfa » Asya - PasifikGeri Dön «

Gazze Olayında Çin’in Tutumu

02.06.2010 18:07:32

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırması ile başlayan olaya karşı Türkiye ve uluslararası toplumun gösterdiği yoğun tepki, Çin basınında da geniş yer tutmuştur. Çin Hükümeti de olaya yönelik duyarlılığını hızlı bir şekilde göstermiştir. İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırması ile başlayan olaya karşı Türkiye ve uluslararası toplumun gösterdiği yoğun tepki, Çin basınında da geniş yer tutmuştur. Çin Hükümeti de olaya yönelik duyarlılığını hızlı bir şekilde göstermiştir.

Olayın yaşanmasından hemen sonra Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ma Zhaoxu 31 Mayıs’ta yaptığı açıklamada İsrail’i kınamıştı. Sözcü Ma Zhaoxu, “Çin tarafı, İsrail deniz kuvvetlerinin Gazze bölgesine insani yardım taşıyan filoya saldırı düzenleyerek, çok sayıda can kaybına yol açan vaka karşısında dehşet duymaktadır ve olayı kınamaktadır” biçiminde açıklama yapmıştı. Sözcü Ma Zhaoxu, “Çin’in, İsrail’den BM Güvenlik Konseyi’nin konu ile ilgili kararları eksiksiz olarak yerine getirmesini ve Gazze Şeridi’ndeki insani durumu iyileştirmesini” beklemekte olduğunu da belirtmişti. 1 Haziran’da sözcü Ma Zhaoxu’nun düzenlediği basın toplantısında, Gazze’ye insani yardım malzemeleri taşıyan gemilere yapılan saldırıya karşı yaptırımla ilgili soruya, Türkiye gemilerine düzenlenen saldırı olayı sonrası Çin’in derhal tepkisini gösterdiğini belirterek, 31 Mayıs’taki açıklamasını tekrarlamıştı. Sözcü Ma Zhaoxu ayrıca Ortadoğu’nun kritik bir dönemin içinde olduğunu ifade etmiş ve “Çin, İsrail’den Gazze’ye uygulanan ablukayı bir an önce kaldırması için etkili tedbirler alınması için çağrıda bulunmaktadır; Filistin-İsrail görüşmeleri ve Ortadoğu durumunun (kötüye gitmesinden) kaçınmalıdır. Çin tarafı uluslararası toplum ile birlikte Ortadoğu’da barışın ve istikrarın sağlanması için yapıcı rolünü sürdürmeye hazırdır” ifadelerini kullanmıştı.

Çin’in BM Daimi Temsilciliği Müsteşarı Yang Tao, 31 Mayıs’ta düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında Çin’in BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail saldırısına karşı alınacak tedbirleri destekleyeceğini beyan etmişti. Yang Tao, Çin’in olay karşısında şoke olduğunu ve insani yardım ve sivil bir hareket için yapılan saldırıyı kınadığını belirtmişti. Yang Tao’ya göre, “Gazze Şeridi’ndeki insani durum çok kritiktir. Çin ise İsrail’e BM Güvenlik Konseyi kararlarını kapsamlı ve ciddi biçimde uygulanması için çağrıda bulunmaktadır; Gazze Şeridi’ndeki abluka derhal kaldırılmalı ve uluslararası insani yardım malzemelerin sorunsuz şekilde Gazze Şeridi’ne ulaşmasına izin verilmedir, yerel halkın normal hayata dönmesi için bir an önce yeniden yapılanmanın başlatılması” gerekmektedir.

1 Haziran’da İsrail’in uluslararası yardım gemilerine saldırması üzerine BM İnsan Hakları Konseyi Cenevre’de olağanüstü gündemle toplanmıştı. Çin Daimi Heyeti Müsteşarı Qian Bo Konsey toplantısında yaptığı konuşmasında, İsrail askerlerinin Gazze’ye insani yardım taşıyan gemilere saldırısını kınamıştı. Çin temsilcisi Qian Bo, İsrail’in BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararların uygulanarak, Gazze’deki insani durumun düzeltilmesi ve bir an önce bölgede yeniden düzenin sağlanması gerektiğini belirtmişti.

Anlaşıldığı gibi Çin Hükümeti İsrail’in Gazze’ye giden insani yardım filosuna saldırı düzenleyerek kan döktüğü olaya karşı yurtiçi ve yurtdışı olarak kapsamlı bir kınama yapmış ve uluslararası kamuoyu ile birlikte gereken tedbirleri destekleyeceğini beyan etmiştir. Çin tarafının İsrail’in saldırısına karşı derhal tepki gösterme eylemi, 26 Mart’ta Güney Kore donanmasına ait ve 104 kişiyi taşıyan Cheonan firkateyninin Kuzey Kore Deniz Kuvvetleri tarafından saldırıya uğraması ve 46 Güney Kore denizcinin ölümü ile sonuçlanan olaya dair hâlâ kınama yapmaması ile kıyasla düşündürücüdür. Çin Hükümeti, Cheonan firkateyni faciası ile ilgili henüz bilgilere sahip olmadığını ve bundan dolayı tutumunu belirlemediğini ifade etmektedir. En son 1 Haziran’da Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ma Chaoxu, Cheonan firkateyni saldırısının çok karışık bir mesele olduğunu ve Çin tarafının henüz birinci el bilgilere sahip olmadığını belirterek, bulunan bilgiler üzerinde hâlâ dikkatli ve ciddi incelemeler ve değerlendirmeler yapıldığını dile getirmektedir. Sözcü Ma Chaoxu, Çin’in taraflarla iletişim halinde olduğunu ve iletişim kanallarının açık olduğunu belirtmiştir.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Yardımcısı Alejandro Wolff da benzer ifadeleri kullanarak; “ABD’nin henüz gerçekleri öğrenmek için çalıştığını, güvenilir ve şeffaf bir soruşturma başlatması ve İsrail Hükümeti’nin olaya yönelik kapsamlı araştırma yapması gerektiğini” dile getirmişti. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun görüşmesinde de benzer ifadeler yer almaktadır. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, BM Güvenlik Konseyi’nin saldırı hakkında yaptığı açıklamayı destekleyeceğini, İsrail’in sivil can kaybına yol açan eylemlerini kınadıklarını ve olay hakkında derhal tarafsız, güvenilir, şeffaf ve uluslararası norma uygun soruşturmaların yapılmasını istediklerini beyan etmişti.

Çin’in İsrail’e yönelik açıklaması 4 Haziran’da Pekin’de yapılacak Çin-Körfez İşbirliği Komitesi (KİK) Stratejik Diyalog toplantısı öncesi yapılmıştı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ma Zhaoxu’nun 1 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, “Çin, Körfez İşbirliği Komitesi ve üyeleriyle dostluk ve işbirliği ilişkilerine büyük önem vermektedir, böyle bir mekanizma iki tarafın ihtiyaçları ve uzun vadeli çıkarlarına uygundur, tarafların karşılıklı stratejik güvenini pekiştireceği gibi işbirliğinin sürdürülmesine de yararlı olacaktır.” 

Çin’in Cheonan firkateyni faciası üzerindeki tutumundan farklı olarak, İsrail’in saldırısına karşı derhal tepki göstermesi, Çin’in çıkarlarıyla ilgili olabileceği kanaatini yaratmaktadır. Çin, kalkınması ve yükselmesi için en önemli stratejik hammadde olan enerjiye ihtiyaç duymaktadır, ayrıca üretim ve dış ticaret için pazara ihtiyacı vardır. Çin’in son yıllarda Ortadoğu ve Afrika’daki girişimlerinin ardında büyük oranda enerji talepleri yatmaktadır ve aynı zamanda yükselmekte olan Çin’in uluslararası alanda siyasal etkisini sağlamak için yapılan çabalarla da münasebetlidir. Çin geleneksel Arap politikasından dolayı İsrail’i 1991 yılında itibaren tanımaya başlamıştır, İsrail ile yapılan ticaret miktarı fazla olmamakla birlikte, aralarındaki silah ticareti de ABD’nin engeline takılmış ve başarısız olmuştur. Bu çerçevede Çin’in İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırması ve can kaybı ile sonuçlanan olayın kapsamlı ve hızlı bir şekilde kınamasını anlamak zor değildir.

(Doç. Dr. Erkin Ekrem, SDE Uzmanı)




ASYA - PASİFİK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE'de 10 Şubat 2012 Cuma günü saat 15.00'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla “Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları ” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir...
07.02.2012 11:57:15

SDE'de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in katılımıyla “Yeni Anayasada Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi...
18.01.2012 16:50:48

SDE'de "Türkiye’de Yazılım Sektörü" konferansı gerçekleştirdi...
27.12.2011 15:57:29


<Şubat 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

Org. İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya