İran’ın Türkiye ve Brezilya’yla nükleer yakıt takası anlaşması imzalaması ve bunu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na iletmesiyle birlikte oluşan ılımlı hava, Deklarasyon’a da yansımış ve doğrudan İran’ a karşı herhangi bir uyarının yer almadığı bir deklarasyon ortaya çıkmıştır.
Toplantıya katılan 189 ülkenin kabul ettiği Deklarasyon, Türkiye’nin de en üst düzeyde savunduğu ‘Nükleer silahsız Orta doğu’ fikrinin hayata geçirilmesini öngörmektedir. Alınan karar gereği, Ortadoğu’nun nükleer silahsız ve diğer kitle imha silahlarının olmadığı bir bölgeye dönüştürülmesi amacıyla 2012 yılında BM’nin öncülüğünde bir Bölgesel Konferans düzenlenecektir.
Deklarasyon ayrıca, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşmasına taraf olmayan İsrail’in bu anlaşmayı onaylamasını ve nükleer tesislerini Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına açmasını istemektedir. Sözkonusu Anlaşmadan 2003 yılında çekilen Kuzey Kore’ye de benzer uyarılar yapılmaktadır. Deklarasyon ayrıca nükleer silaha sahip ülkelerin ellerindeki nükleer arsenali düşürmelerini öngörmektedir.
ABD’li yetkililerin İsrail’in tepkisini çeken böyle bir Deklarasyona evet demeleri uzun süren müzakereler sonucunda mümkün olabilmiştir. Aksi halde, başarısızlıkla sonuçlanma ihtimali yüksek olan Konferansın, ABD’nin son dönemde izlediği nükleer siyasetle çelişki oluşturacağı muhakkaktı.
Konuyla ilgili basına açıklamada bulunan ABD Dışişleri Müsteşarı Ellen Tauscher, ABD’nin Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge olması yönünde diğer ülkelerle işbirliği içinde çalışacağını ancak İsrail’in bu durumdan etkilenmesinden derin bir pişmanlık duyduğunu ifade etmiştir. Ayrıca metinde İran’a atıfta bulunulmaması da ABD’nin arzu etmediği bir durum olarak tanımlanmıştır.
ABD Ulusal Güvenlik danışmanı da benzer görüşleri tekrarlayarak, ABD’nin İsrail’in ulusal güvenliğini tehlikeye düşürecek herhangi bir girişime müsaade etmeyeceğini belirtmiştir.
İsrail Başbakanı Netanyahu iki gün önce yapılan bir mülakatta, İsrail’in, BM’nin bu kararının uygulamasında yer almayacağını açıklamış ve bu Deklarasyonu orantısız ve kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. İran konusunda hala ısrarlı olan İsrail bu ülkeye yönelik olası her türlü müdahaleye, askeri operasyona ve yaptırıma sıcak bakmaktadır. Bölgeyi bir savaş meydanına dönüştürebilecek böylesi bir yaklaşımdan vazgeçilmelidir.
Nükleer silahsız bir Ortadoğu için bölgedeki tüm ülkelerin samimi bir şekilde birlik ve beraberlik içinde olacağı bir işbirliği ve barış platformuna ön ayak olunması ise başta Türkiye olmak üzere Arap ülkeleri ve İran’ın, ayrılığa düşülen diğer tüm meseleleri geride bırakarak başarmaları gereken bir hedef olmalıdır.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)