İsrail’in İHH öncülüğündeki Filistin’e yardım götüren gemilere düzenlediği kanlı saldırılar Türkiye ve dünya kamuoyundan büyük tepki çekiyor. El Cezire televizyonu makineli tüfek ve bombalarla ölen aktivist sayısının 20’yi aşabileceğini belirtirken İsrail tarafı kendilerine silahla karşılık verildiği iddiasına sarıldı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, “en az iki kişinin öldüğü, 30 kişinin yaralandığını” belirttiği saldırıyla ilgili olarak “saldırının İsrail ile ilişkilerde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceğini” kaydetti. Bakanlık açıklamasında, İsrail'in uluslararası hukukun ihlalini teşkil eden bu davranışının sonuçlarına katlanması gerekeceğini vurgulayarak, saldırı “en ağır şekilde protesto ediyoruz” denildi.
İsrail’in Ankara Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı ifade edilirken İsrail Büyükelçiliği önündeki protestolar ise sabahın erken saatlerinden itibaren sürüyor. Protestolar sebebiyle Büyükelçi’nin evinden çıkamadığı kaydedildi.
İçerisinde Yahudi, Hristiyan ve Müslüman kimlikli 50’den fazla ülkenin temsilcisi bulunan yardım konvoyundaki 600’den fazla aktivist İsrail tarafından gözaltına alınmış bulunuyor. Gemiler Ashdot ve Hayfa’ya nakledilmeye çalışıldığı ancak aktivistlerin buna direndiği bildiriliyor.
İsrail yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise gemilerden İsrail askerlerine ateş açıldığını 8-10 İsrail askerinin yaralandığını savunuldu. İsrail gemide bulunan 10 aktivistin öldüğünü ise doğruladı.
İsrail Yalnızlaştıkça Saldırganlaşıyor
Dünya ve Türkiye kamuoyunda dehşet ve vahşet olarak yorumlanan, İsrail terörünün, doğrudan Türk halkını hedef aldığı değerlendiriliyor. Türk halkı ile İsrail’i karşı karşıya getiren son saldırının altında kalanın İsrail olacağına dair yorumlar hem Türk Dışişleri Bakanlığı hem de kamuoyunda paylaşılıyor.
SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay saldırıyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ortadoğu’da bütün dengeler değişmiştir ve değişecektir. İskenderun’daki Deniz İkmal Destek Komutanlığına askerlerin nöbet değişimi sırasında profesyonel olarak planlanmış terör saldırısı da İsrail aleyhine değişen dengelerle ilgilidir. Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinliğini artırmasıyla eşzamanlı başlayan terör saldırıları, Nükleer Takas Anlaşması, önceki gün BM’de Türkiye’nin de öncülük ettiği fakat İsrail’in imzalamadığı NPT’nin gözden geçirilmesi ve 198 ülkenin İsrail’in nükleer silahlar konusunda BM’ye ve UAEK’na bildirimde bulunduğu ancak ABD çekince koyduğu girişimler sonuçta İsrail’i köşeye sıkıştırmıştır. Bu, ‘Van minute’ ile başlayan sürecin devamıdır. İsrail yalnızlıktan kurtulmak için çaresizce girişimlerde bulunmakta fakat dengesini yitirmekte, kontrolsüz eylemlere girişmektedir.”