Rusya, Çin ve Japonya'nın Irak'taki Petrol Rekabeti!
Rusya Enerji Bakanı Sergey Şmatko, Rus enerji şirketleri yöneticileriyle birlikte 7 Eylül 2009 tarihinde Bağdat'ı ziyaret etti. Heyet, Irak ziyaretinin temel hedefini, Irak'ın işgalinden önce 1997 yılında Bağdat ile imzalanan Batı Kurna-2 bölgesi petrol yatırımları ile ilgili anlaşmanın yenilenmesi olarak belirtti. Irak'ın SSCB döneminden kalan 12 milyar dolarlık borcunu silen Moskova, bunun karşılığında Bağdat'tan enerji yatırımları için bölge tahsis edilmesini talep etmektedir. Diğer taraftan aynı bölge ile Irak işgali sonrası Amerikan ve İngiliz petrol şirketleri olan Chevron ve Total da ilgileniyor. Bu sebeple Rusya, Irak'taki enerji kaynaklarından pay almaya çalıştığı mesajını bu ziyaret ile bir kez daha hatırlatmak istemiştir. ABD ve İngiltere'nin yanında, Çin ve Japonya'nın da Irak'taki enerji kaynakları konusunda anlaşmalar yapmasının Rusya'yı harekete geçirdiğini söyleyebiliriz. 2003 yılında Irak'ın işgalinden sonra Irak'ta aktif olmayan Rusya'nın, ABD'nin Irak'tan çekilmesinin ardından, ülkede siyasi ve ticari anlamda aktif rol oynamak istediği değerlendirilebilir. Bu nedenle Rusya'nın, Irak'taki enerji konusunda rolünü artırarak Çin ve Japonya'nın önüne geçme niyetinde olduğunu öngörebiliriz.
Ria Novosti haber ajansına açıklamada bulunan Irak parlamentosu petrol ve doğalgaz komisyonu başkanı Ali Hüseyin Balo, şartları yerine getirmesi durumunda Batı Kurna-2 bölgesinin Lukoil'e verilme ihtimalinin bulunduğunu ifade etti. Önümüzdeki günlerde ihalesi yapılması beklenen bölgede 6 milyar varil petrol rezervinin bulunduğu kaydediliyor. Moskova, ihaleyi kazanması durumunda bölgeye 4 milyar dolarlık yatırım yapacak. Dünyanın ikinci büyük petrol ihracatçısı olan Moskova'nın, petrol varil fiyatlarının 70 dolar seviyesine çıkması ve küresel ekonomik krizden çıkış sinyallerinin gelmesi üzerine enerji alanındaki yatırımlarını gözden geçirdiği söyleniyor. Hatırlanacağı üzere kriz nedeni ile Rusya’daki petrol ve doğalgaz şirketleri yatırım planlarını 2009'da üçte bir oranında azaltmıştı. (Tıkla-1)
Sonuç olarak Irak, global krizden etkilenen ülkelerin kurtarılması bağlamında önemli bir ekonomi alanı olarak çıkıyor görüntüsü vermektedir. Bu nedenle krizden etkilenen Rusya'nın, bundan sonra Irak'taki enerji rezervlerini değerlendirmeye çalışması beklenmektedir. Bu durumda Rusya'nın, önümüzdeki günlerde ABD, Çin ve Japonya ile Irak'taki petrol ve doğalgaz rezervlerinin ihalesini kazanmak için rakabete girmesinin olasılık arzettiğini söyleyebiliriz. Rusya'nın, özellikle 'Nabucco doğalgaz boru hattı projesi'nin hayata geçmesinin ardından bölgeye ilgisinin artığı görülmektedir. Bu nedenle Moskova'nın önümüzdeki günlerde Irak'ta birçok konuda yatırım yapma girişiminde bulunması öngörülebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 08.09.2009)