ENGLISH
08.09.2010
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

AB Kokain Raporu Yayınlandı

24.05.2010 16:14:10

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrupa Birliği, 1990’ların ortalarından sonra ciddi oranlarda artmaya başlayan kokain sorununu kullanım ve kaçakçılık boyutlarıyla net ortaya koymak üzere ilgili kurumlarına ortak bir Kokain Raporu hazırlattı. Europol ve EMCDDA’nın (Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi) ortak raporu olan bu değerlendirme tüm Avrupa’yı içinde alan kokain sorununu masaya yatırmaktadır. Aşağıda söz konusu rapor ve diğer kaynaklardan yaralanarak AB’nin önemli bir sorunu haline gelen kokaini tüm yönleriyle incelemeye çalışacağız.

Koka’nın Anavatanı Latin Amerika 

Kokain, Amerika kıtasında binlerce yıldır yetiştirilmekte olan koka bitkisinin aktif alkaloitidir. İlk kolonistler Güney Amerika’ya ulaştığında Avrupa’ya koka yapraklarını götürmüşler ancak koka 19. yüzyıla kadar Avrupa’da pek ilgi çekmemiştir.
 
Alman kimyagerlerin kokayı damıtarak kokaini elde etmesi, bu ürüne büyük bir ticari bir değer vermiştir. İlk başlarda göz, burun ve boğaz ameliyatlarında lokal anastezik olarak kullanılan kokainin, morfin ve alkol bağımlılığında da kullanılabileceği o dönemin bazı bilim çevrelerince ileri sürülmüştür. Bunlar arasında Sigmund Freud da vardır. O dönemde özellikle, Alman, Hollandalı ilaç firmaları bu maddeyi üretmeye başlamışlardır.
 
20. Yüzyılın başında kokainin çok hızlı bağımlılık yapan ve ciddi sağlık risklerine yol açan bir madde olduğu anlaşıldığında, kullanımı yasaklanarak kontrole tabii uyuşturucu maddeler arasına alınmıştır. Ancak bu durum kokaini ortadan kaldırmamış, Latin Amerika’da özellikle Peru, Kolombiya ve Bolivya’daki tarlalarda koka bitkisi ekilmeye ve bu bitkiden kokain elde edilmeye devam edilmiştir.
 
Koka bitkisinden kokain elde etmek için kurulan yasadışı üretim yerlerinin çoğu, başta Kolombiya olmak üzere Peru, Bolivya ve az sayıda da olsa diğer Latin ülkelerinde bulunmaktadır.
 
Tahmini Üretim Miktarı
 
Birleşmiş Milletler’in tahminlerine göre, günümüzde başta Kolombiya’da olmak üzere yıllık ortalama 850-900 ton kokain üretilmektedir.[1] Ancak BM’nin açıkladığı bu rakamların doğruluğu da çeşitli çevrelerce sorgulanmaktadır. Son olarak İtalyan Uyuşturucu ile Mücadele Daire Müdürüne göre, üretilen toplam kokain bu rakamlardan çok daha fazladır. Yetkiliye göre, yapılan polise operasyonlar ve istihbari çalışmalar, maddenin kullanımdaki yaygınlık ve uluslararası suç gruplarının bu kaçakçılığa yakın ilgisi ve faaliyetleri dikkate alındığında üretilen kokain miktarının en az 2000 ton civarında olması gerektiği dile getirilmektedir.[2]
 
Avrupa’daki Kullanım Oranı
 
Kokain esrardan sonra AB içinde en fazla kullanılan uyuşturucu maddedir. Kokain kullanımı özellikle Batı Avrupa’da son yıllarda hızlı bir artış göstermiştir. İspanya, İngiltere, İrlanda, Danimarka ve İtalya bu artıştan en fazla etkilenen ülkelerdir. Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin, ‘Avrupa’daki Uyuşturucu Sorununun Durumu’ hakkında yayınlamış olduğu 2009 Raporunda, son bir ay içinde 1.5 milyon, son bir yıl içinde ise 4 milyon Avrupalının kokain kullandığı belirtilmektedir.[3] Bu rakamlar, ABD’den sonra gelen en yüksek kokain kullanım oranlarıdır.
 
Avrupa’nın kokain kullanım oranı bakımından ilk sırada İspanya gelmektedir. İspanya’da kokain, gençlerin takıldığı disko, kulüp ve partilerde daha çok kullanılmaktadır. İspanya’da yaklaşık 1 milyon genç (yaşları 14-35 arası nüfusun yüzde 3’ü) kokain kullanmaktadır. Diğer taraftan eroin kullananların tercih ettikleri ikinci uyuşturucu madde kokaindir. Uyuşturucu kullanımının ani ölümlere davetiye çıkaran bu çoklu madde kullanım versiyonu özellikle gençliği tehdit etmektedir.
 
Kokain Piyasası
 
Bilinen birçok sınıraşan suç faaliyetinden en kârlısı olmaya devam eden uyuşturucu madde kaçakçılığının maddi büyüklüğünü ölçmek gerçekten kolay değildir. Ancak çeşitli uluslararası kuruluşlarca birbirine yakın tahminler yapılmaktadır. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) yürüttüğü tahmin bunlardan birisidir. Buna göre, yasadışı uyuşturucu sektörü 320 milyar Dolarlık bir büyüklüğe sahiptir ki bu rakam dünyadaki ülkelerin yüzde 90’ının milli hâsılasından daha büyük bir parasal gücü ifade etmektedir. Kokainin bu yasadışı sektördeki payı ise tahminlere göre, 70-75 milyar Dolar’dır.
 
Kazancın büyüklüğünü göstermek açısından kokainin satış fiyatları hakkında bir örnek vermemiz gerekirse, Kolombiya’da yüzde 85-90 saflıkta bir kilogram kokain, 2300 Dolara toptan satılmaktadır. İspanya’da yüzde 70 saflıkta 1 kilogram kokain, toptan 46 bin Dolara alıcı bulmaktadır. Uyuşturucu Avrupa’ya ulaştıktan sonra saflık oranı düşürülmektedir. Bunun için çeşitli ekipmanlar ve kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Saflık oranı yüzde 20-30’lara düşürülen kokain bu şekilde miktar olarak artırılmaktadır. Sokak satıcısı ise, dağıtıcılardan aldığı uyuşturucu maddeyi gramını 80-90 dolardan kullanıcıya pazarlamaktadır.[4] Dolayısıyla 2300 Dolardan uluslararası piyasalara yolculuğuna başlayan 1 kilogram kokain, saflık oranının düşürülerek miktar olarak artırılmasıyla Madrid sokaklarında 150-200 bin Dolara satılabilmektedir. Kokain fiyatının son 15 yıldır düşüş eğilimi gösterdiğini de belirtmeliyiz. Bu da kokain arzında yükselme olduğuna dair önemli bir işarettir.     
 
Avrupa’ya Yönelik Kaçakçılık Rotaları
 
Latin Amerika’dan yola çıkan kokain Avrupa’ya İspanya başta olmak üzere, İngiltere, Hollanda ve Portekiz üzerinden girmektedir. Avrupa’ya ekseriyetle Arjantin, Brezilya, Ekvator, Meksika ve Venezüella üzerinden gönderilmektedir. Europol ve BM’nin raporlarına göre son yıllarda Batı ve Kuzey Afrika da ara basamak olarak kaçakçılarca artan oranda kullanılmaya başlanmıştır.[5]  
 
Kokain deniz yoluyla ya doğrudan Latin Amerika’dan ya da Batı Afrika üzerinden gelmektedir. Ayrıca, hava yoluyla kuryeler üzerinden de Avrupa’ya ulaşmaktadır. Hava yolunu kullanan kuryeler çoğunlukla 1 kilograma kadar kokain maddesini ya yutarak ya da üzerinde veya bagajlarında saklayarak Avrupa’ya transfer etmektedir. Latin Amerika kaynaklı bu kokain trafiğinden Avrupa’ya nispeten çok daha az miktarda da olsa Ülkemiz de etkilenmektedir. Daha çok havayolunu kullanan yabancı uyruklu kuryelerin yanlarında ya da bagajlarında saklayarak ülkeye sokmaya çalıştıkları görülmektedir. 
 
Dolardan Avro’ya
 
Europol’ün tespitine göre, uluslararası uyuşturucu kartelleri, yasadışı gelirlerinin fiziki transferinde daha az yer kapladığı için Dolar yerine Avroyu tercih etmeye başlamıştır. Zira uyuşturucu işi üretimden sokak satıcısına kadar nakit parayla yapılmaktadır. Nakit paranın da gizlenmesi için az yer kaplaması gerekmektedir. Taşınmasındaki kolaylığı daha net ifade etmek gerekirse, 6 milyon Avro’nun transferi için bir yolculuk valizi yeterli olmaktadır. Dolarla karşılaştırırsak, 100’lük banknotlar halindeki 1 milyon Dolar 10 kilo gelirken, aynı tutardaki 500 Avro’lukların toplam ağırlığı sadece 1.3 kilogramdır.
 
Geçen aylarda, ABD-İngiltere seferi yapan bir uçağın kargo kısmında yapılan aramada, 500 Avroluk banknotlardan oluşan toplam 11 milyon Avro uyuşturucu parası ele geçirilmiştir. Kolombiya ve Meksika kartellerinin uygulamaya koyduğu bu değişikliğin izini süren Europol, tahıl paketlerine, araba lastiklerine veya tırların gizli bölmelerine saklanarak kaçırılan 500’lük Avro banknotlarına rastlamıştır.[6] Bunun anlaşılması üzerine İngiltere, banka ve döviz bürolarında 500 Avro’luk banknotların kullanılmasını yasaklamıştır.
 
İspanya’nın Konumu
 
Avrupa’nın güney batısında yer alan İspanya, doğu ve kuzeydoğusunda Akdeniz’e, kuzey, kuzeybatı ve güneybatısında ise Atlas Okyanusu’na komşudur. Diğer sınırdaşları batıda Portekiz, kuzey doğuda Fransa’dır.   
 
İspanya Avrupa’ya yönelen kokain maddesinin ilk girdiği noktaların başında gelmektedir. Bu konumuyla İspanya, kokain açısından hem transit hem de bir varış ülkesidir.
 
Kokain üretim bölgesi olan Latin Amerika’daki ülkelerle, çoğu eski kolonisi olması nedeniyle sıkı ilişkileri bulunan İspanya, bu ülkelerle aynı dili konuşmaktadır.[7] Hatırlanacağı üzere İspanya, şu an bulunduğu topraklarda kurulu bulunan Güney Batı Avrupa İslam medeniyeti Endülüs’ü ortadan kaldırdığı aynı yıllarda yani 15. yüzyılın sonlarında Kristof Kolomb ve diğer denizcilerin öncülüğünde donanma ve ticaret gemilerini yeni kıta Amerika sahillerine demirlemekteydi. Böylece başlayan sömürge ve kolonileştirme hareketleri, Brezilya (Portekiz sömürgesiydi) hariç tüm Güney Amerika’da İspanyolcayı tek hâkim dil haline getirmiştir. Bu durum, özgürlük rüzgârının estiği 19. yüzyılda bağımsızlıklarını kazanan Latin ülkeleri için günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. 
 
Coğrafi olarak da bakıldığında Güney Amerika’ya yakın konumu İspanya’yı önemli bir hedef haline getirmektedir. İspanya içinde özellikle Valencia limanı dikkat çekmektedir. Kokain genellikle ticari yük taşıyan konteynırların içine gizlenerek yola çıkarılmaktadır. Yeterli istihbarat desteği ve risk analizi olmadan konteynırların kontrol edilmesinin imkânsız olduğunu kaçakçılar çok iyi bilmektedir.
 
İspanyaya gönderilen kokain miktarı o kadar çoktur ki kaçakçılar en ufak bir riskde dahi mallarını feda etmekten çekinmemektedir. Bu yılın Ocak ayında Madrid’de bir süpermarketin meyve reyonunda yanlışlıkla kokainle dolu muzların satışa sunulması bunun bir göstergesidir.[8]
 
İspanya’daki yakalamalar çoğunlukla büyük miktarlarda yapılmaktadır. En son yapılan operasyonda, İspanya polisi, Arjantin ve Şili’de koşulan Dakar rallisinden gelen bir araçmış gibi gösterilmeye çalışılan araçta yaptığı arama neticesinde 800 kg. kokain ele geçirmiştir. 
  
İspanyanın yakalama miktarlarına baktığımızda neredeyse Avrupa’nın geri kalanı kadar kokaini tek başına ele geçirdiğini görmekteyiz. İspanya hariç diğer AB ülkelerindeki (2005-2007 yılları arası) üç yıllık kokain yakalama ortalaması 52 tondur. İspanya ise, aynı dönemde yıllık ortalama 45 ton kokain ele geçirmiştir.[9]
 
Sonuç
 
Amerika kıtasından dünyaya yayılan ve kullanım boyutuyla ABD’nin dışında en fazla Batı Avrupa’yı etkisine alan kokain 20 yıl öncesine göre en az iki kat daha ucuzdur. Bu durum özellikle gençlerin bu maddeye erişilebilmesini kolaylaştırmaktadır. Avrupa’da bazı ülkelerin esnek uyuşturucu politikası izlemesi, gençlerin kokaini kabul edilebilir bir uyuşturucu gibi görmesine neden olmaktadır. Arz boyutunda ise ABD’nin 12 yıldır uygulamakta olduğu Kolombiya Planına rağmen kayda değer bir azalma olmamıştır. Coğrafi konumu gereği büyük bir kısmını İspanya başta olmak üzere birkaç ülkenin üstlenmek zorunda kaldığı kokain kaçakçılığıyla mücadelenin, tüm Avrupa ülkelerini de aynı duyarlılıkla içine alacak şekilde topyekûn bir mücadeleye dönüşmesi halinde ancak daha anlamlı olacaktır.    
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı) 


[1] http://www.unodc.org/documents/wdr/WDR_2009/WDR2009_Coca_Cocain_Market.pdf
[2] http://flarenetwork.org/blog/2009/11/06/cocaine-production-the-italian-ministry-of-internal-affairs-dispute-the-un-%e2%80%9cdoubts-on-the-data%e2%80%9d/
[3] http://www.emcdda.europa.eu/attachements.cfm/att_93236_TR_EMCDDA_AR2009_TR.pdf
[4] http://www.unodc.org/documents/wdr/WDR_2009/WDR2009_Statistical_annex_prices.pdf
[5] http://www.emcdda.europa.eu/attachements.cfm/att_64546_EN_TDS_cocainetrafficking_rev.pdf
[6] http://www.guardian.co.uk/global/2009/dec/06/drug-cartels-eruos-dollars-europol
[7] İspanyolca, Brezilya hariç (ana dili Portekizcedir), Arjantin, Kolombiya, Küba, Bolivya, Uruguay’ın da dâhil olduğu toplam 20 Latin Amerika ülkesinin resmi dilidir.
[8] http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/spain/6937417/Drug-smuggling-error-sees-cocaine-shipment-hit-supermarket-shelves.html
[9] http://www.emcdda.europa.eu/stats09/szrtab10



SAVUNMA - GÜVENLİK - TERÖR KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



"Türkiye'de Ortak Bir Kimlik Olarak Ötekilik" adlı çalışma yayınlandı...
18.08.2010 10:17:15

SDE'de 19 Ağustos 2010 tarihinde "Kırgızistan’daki Mevcut Durum, Geleceğe Dönük Öngörü ve Türkiye’nin Buna Katkısı’’ konulu basın konferansı düzenlendi...
17.08.2010 11:29:23

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 4 Eylül 2010 tarihinde Şanlıurfa'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:41:51

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 28 Ağustos tarihinde Van'da "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
17.08.2010 10:38:26

SDE yaz etkinlikleri kapsamında 21-22 Ağustos tarihlerinde Ankara ve İzmir'de "Referandum 2010-12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi" Paneli gerçekleştirildi...
16.08.2010 13:18:54

‘‘TÜRKİYE’DE Ortak Bir Kimlik Olarak ÖTEKİLİK’’ konulu toplantı 18 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te SDE'de gerçekleştirildi.
13.08.2010 15:47:26

SDE, "Referandumda Neyi Oyluyoruz?" kitapçığını yayınladı...
11.08.2010 10:53:38

SDE yaz etkinliklerinin ilki 9 Ağustos'ta İstanbul’da gerçekleştirildi...
08.08.2010 18:52:27

SDE, “Türkiye’de İletişimin Denetlenmesi” analizi yayınlandı...
19.07.2010 11:06:02

SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın yeni kitabı “Korku ve İktidar” kitapçılarda...
09.07.2010 09:38:27


<Eylül 2010>
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910

Anayasa Paketinin oylanacağı referandumda ne yönde oy kullanırsınız?

Evet
Hayır


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya