Barosso ile İkinci Dönem
Avrupa Birliği Komisyonu başkanlığını 2004 yılından beri yürüten eski Portekiz Başbakanı Jose Manuel Barroso’nun, bu göreve yeniden talip olduğunu açıklamasıyla beraber tartışmalar hız kızandı zira Barroso’yu yeniden bu görevde görmek isteyenler olduğu gibi kendisine muhalif olanlar da var. Ancak son günlerdeki gelişmelere bakılırsa Barroso’yeniden bu göreve seçilmesi neredeyse kesinleşti ve herkes artık Avrupa Parlamentosundaki 16 Eylül’deki seçimi bekliyor.
Avrupa Birliği’nin 27 üyesi aslında Jose Manuel Barroso’nun Avrupa Birliği Komisyon Başkanlığı görevini bir beş yıl daha devam etmesinden yana ve bu konuda hükümet başkanları bir uzlaşmaya da vardılar. Fakat her şeye rağmen Avrupa Birliği bu konuyla ilgili gerekli prosedür yerine getirildikten sonra ancak Barroso’nun ikinci başkanlık dönemini kabul etmiş olacak. Prosedüre göre Barroso yeniden Komisyon Başkanlığı görevine seçilebilmesi için Avrupa Parlamentosu’nun da onayı gerekli.
(Tıkla -1)
Avrupa basınına baktığımızda Barroso’nun başkanlığına kesin gözüyle bakılıyor. Barroso’nun önündeki tek engel Parlamentodaki Yeşiller gibi. Ancak bu da çok büyük bir sorun sayılmaz. Çünkü çoğunluğu oluşturan Hristiyan Demokratlar ve Liberaller Barroso’ya destek vereceklerini söylüyorlar. Parlamento’daki bu görüşlere karşılık Avrupa Birliği ülkeleri Barroso’nun başkanlığına pek sıcak bakmıyorlar. Siyasi yönünün zayıf olduğunu söyleyen Avusturya’daki Der Standart gazetesi bunun basına bir yansımasıdır.
Barroso ise kazanmasına ne kadar kesin gözüyle bakılsa da, seçim öncesi yine vaatlere başlamış durumda. Barroso’ya göre Avrupa Birliği’nin değişime ihtiyacı var… Kendisine ve Avrupa Birliği’ne bir yol haritası çizen Barroso, insan odaklı olan bu hedeflerinde Avrupa’yı özgürlük ve birliktelik için vazgeçilmez bir yer yapmak istiyor. Ekonomik krizi hala aşamayan Avrupa’da yeni enerji kaynaklarını Avrupa’nın hizmetine sunacağını ve insanlara iş olanağı sağlayacak piyasalara destek vereceğini söylüyor. Avrupa’yı küreselleştirmek isteyen Barroso AB’nin bir adım öne gitmek için gerekli kaynaklara artık sahip olduğunu vurguluyor.
( Tıkla – 2)
Avrupa Birliği’nin bir adım öne gitmesi… Acaba Barroso bunu Avrupa Birliği’ni geliştirmek için mi yoksa genişletmek için mi söylemiştir? Bunun gibi ucu açık cümlelerle Barroso aslında ne kadar da usta bir siyasetçi olduğunu ortaya koyuyor. Barroso’nun düşlediği Avrupa yol haritasını iyimser olarak yorumlarsak- üye ülkeler için yeşil ışık yakan bir Avrupa Birliği. Ancak Avrupa Birliği’nin değişim yanlısı olmayan devlet adamlarının Barroso’nun bu konuşmasını istedikleri gibi yorumlayacaklarından da şüphe yok. Kendi kabuğunu kıramayan Avrupa Birliği yıllardır Türkiye’yi üyelik yolunda oyaladığı için küreselleşmesinin önüne en büyük engeli kendisi koymuştur. Türkiye küresel Avrupa fırsatını Avrupa Birliği’ne bundan 55 yıl önce vermişti. Ancak bu zamana kadar Avrupa Birliği bu teklifi kabul etmemek için elinden geleni yapmıştı. Artık Avrupa Birliği, dünyaya açılabilmesi için Türkiye’nin öneminin farkında. Tabi bazı isimlere göre de Türkiye hala “öteki”.
Değişim için kutupların keskinleştiği bu günlerde Barroso’nun işi zor gözüküyor. Artık değişim isteyen Avrupa ve Barroso sözünü Fransa ve Almanya’ya geçirebilecek mi bilinmez ama Avrupa Birliği’nin globalleşebilmesinin yolu Türkiye’den geçmektedir ve önyargılı davranmayan Avrupalılar da bunun farkındadır.
(Yard. Doç. Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 14.09.2009)