Yukarıda sayılan yasadışı uyuşturucu maddelerin dışında, uyuşturucu sorununun yasal alana taşınmaya çalışılan önemli iki boyutu daha bulunmaktadır. Birincisi, medikal amacın dışında kullanılarak suiistimal edildiğinde, benzer fiziksel bağımlılık belirtileri gösteren reçeteli ilaçların suiistimalidir. Diğeri ise yasadışı uyuşturucu üretiminde, henüz uluslararası kontrole tabii olmayan kimyasal maddelerin tercih edilmeye başlanmasıdır. Buradaki temel amaç, ceza adalet sisteminin boşluklarından istifade ederek yasadışı faaliyetlere daha güvenli bir şekilde devam etmektir.
Uluslararası kaçakçılık ağlarının dâhil olduğu bu sorunlar, ihmal edilemeyecek kadar önemlidir. Zira sağlık, endüstri ve ceza hukukunun arasında kalan ve adeta bir gri alan oluşturan bu maddeler, bağımlıların ve kaçakçıların gözdesi haline gelmeye başlamıştır. Uyuşturucu sorununun, yasal alanı da etkileyen bu yönüne, birkaç güncel örnek verirsek konu daha iyi anlaşılabilecektir.
Reçeteye Tabi İlaçların Suiistimali
Kodein, morfin, oksikontin, demerol, zanaks ya da vikodin gibi tedavi amaçlı üretilen ilaçların kaçağa kayması ve suiistimali, gelişmiş batı ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyada hissedilen uyuşturucu sorunlarından birisidir. Sakinleştirici ve yatıştırıcıların toplum içinde kullanım oranının artması, bu tür ilaçların suiistimal riskinin de artmasına sebebiyet vermektedir.
Başlangıçta hastalar, çektikleri bir kronik ağrı, ciddi bir yaralanma, ameliyat ağrıları, psikolojik tedavi gibi sebeplerle doktor kontrolünde kendilerine verilen bu tür ilaçları kullanmaya başlamaktadır. Daha sonra bazıları, mevcut rahatsızlığından kurtulmak için almaya başladığı bu ilaçları, kendini iyi hissetmek için kullanmaya devam eder ki bu durum tehlike çanlarının çalmaya başladığını gösterir. Çünkü ardından gelen aşama, bu maddeye karşı kullanıcıda toleransın oluşması ve bu ilacı daha fazla alma ihtiyacı içine girmesidir. Bağımlılık evresinde ise, uyuşturucunun alınması kullanıcı için artık zorunluluk haline gelmiştir.
Bu tür reçeteli ilaçların nasıl temin edildiğine baktığımızda, doktorların yanlış bilgilerle yönlendirildiğini, sahte reçetelerin kullanıldığını, eczanelerin soyulduğunu, bu tür ilaçları kullanan kişilerden ya da uyuşturucu tacirlerinden satın alındığını görmekteyiz.
Kullanıcı ve satan açısından bakıldığında, bu tür ilaçların kaçağa kayması, yasadışı uyuşturucu maddelere göre çok daha az cezayı gerektirmektedir. Ayrıca, diğerlerinin aksine içeriğinin tam olarak bilinmesi ve kullanıcıda ‘yasal olduğuna göre pek bir zararı olmaz’ düşüncesi, kişileri bu tür maddelerin suiistimaline itmektedir.
Kaçak e-Eczaneler Revaçta
Dünya üzerinde fiziki uzaklık kavramını ortadan kaldıran İnternet, reçeteye tabi ilaçların satışında da önemli bir aracı platformdur. Herhangi bir lisansa sahip olmayan internet eczaneleri, reçeteye tabi ve içinde uluslararası kontrol altında tutulan uyuşturucuların olduğu preparatları, yasadışı olarak satışa sunmaktadır. Sayısı tam olarak bilinmese de kaçağa kayan bu miktarın en az birkaç milyar tablet olduğu uluslararası raporlarda belirtilmektedir.
Reçete aranmaksızın satılan ve dünyanın her yerine gönderilebilen bu ilaçların önemli bir kısmının sahte çıktığını da burada belirtmeliyiz. Bu durum o ilaçları alanlar açısından ölümcül sağlık risklerini de birkaç kat artırmaktadır.
Çoklu Uyuşturucu Kullanımı
Çoklu uyuşturucu kullanımı, alınan uyuşturucunun daha fazla ve hızlı etkide bulunması için kullanılan bir yöntemdir. Tanımına baktığımızda, herhangi bir uyuşturucu maddenin, diğer bir yasal ya da yasadışı bağımlılık yapıcı maddeyle kullanılmasıdır. Esrar içerken alkol kullanılması, ecstasy’nin alkolle alınması, eroinin kokainle birlikte kullanılması bu duruma örnek olarak verilebilir.
Yasal uyuşturucu olan alkol bu tür çoklu kullanımlarda öne çıkmaktadır. Kokain, eroin, ecstasy gibi uyuşturucu maddelerin tek başlarına taşıdıkları ölümcül risk, alkolle birlikte alındıklarında daha da artmaktadır. Bu konuda çoklu uyuşturucu kullanımının yaygın olduğu Avrupa’da yapılan araştırmalar, doz aşımı nedeniyle hayatını kaybedenlerin önemli bir kısmının birden çok uyuşturucu madde kullanmış olduğunu göstermektedir.
Kaçakçıların Yasal Kimyasallara Artan İlgisi
Meselenin diğer ayağını, uyuşturucu yapımında kullanılabilen yasal kimyasal maddelerin kaçakçılar tarafından suiistimal edilmesi oluşturmaktadır. Bunun sebebi cezası çoğu ülkede 10 yıldan başlayan yasadışı uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığı suçunun maddi unsurunu ortadan kaldırmaktır. Diğer bir ifadeyle, değişen şartlara kendilerini hemen adapte etmekle mahir olan kaçakçılar, ceza almalarına sebep olan kontrole tabii uyuşturucu maddeler yerine, benzer etkilere sahip ancak henüz kontrol altına alınmamış kimyasalları kullanarak, ceza adalet sisteminin çevresinden dolaşmaya çalışmaktadır. Son yıllardaki eğilimleri yansıtan birkaç örnek verirsek konu daha da netleşecektir:
Metamfetamin Üretiminde Çeşitlenen Ham Madde Tercihi
ABD’de
son iki yıldır metamfetamin laboratuarlarının sayısında görülen düşüşün ardından, uyuşturucu üreticilerinin metot değiştirdiği görülmeye başlanmıştır. Bazı metamfetamin üreticilerinin bu uyuşturucunun temel eczası olan soğuk algınlığı şuruplarına yönelmiştir. Bunun sebebi, metamfetaminin hammaddelerinden olan psödoefedrin maddesinin soğuk algınlık şuruplarının terkibinde bulunmasıdır. ABD’de, ilaç satış kayıtları merkezi bir veri bankasında tutulmadığından kimin ne kadar ilaç aldığının anlaşılması mümkün değildir. Bu nedenle yetkililer, bu bilgileri tutacak elektronik bir veri bankasının oluşturulması için harekete geçmiş durumdadır.
[1]
Captagon İmalinde Yaşanan Değişim
Daha çok Arap yarımadasında kullanıcı kitlesi olan captagon normalde fenitilin maddesi içeren farmolojik karışımın adıdır. Ancak uyuşturucu kaçakçıları son zamanda captagon tablet üretiminde, maliyetten kaçabilmek için amfetamine, cezai takibattan kaçabilmek için de uluslararası kontrole tabi olmayan diğer kimyasal maddelere yönelmiştir. Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu’nun (INCB) 2008 Raporu da bu hususa işaret etmektedir. [2] Dolayısıyla yasadışı captoganun sahte tabletleri, uyuşturucu problemini daha da derinleştirmektedir.
Mefedron Bilmecesi
Ecstasy ve kokaine benzer etkileri olan mefedron (4-methylmethcathinone), bu uyuşturucuların yerine geçecek şekilde dünya gençleri arasında hızla yaygınlaşmaktadır. İngiltere’de o kadar yaygın hale gelmiştir ki Bristol gibi bazı şehirlerde ecstasy’den daha çok yakalaması yapılmaktadır. Bu madde üzerinde kapsamlı bir bilimsel araştırma henüz yapılmış değildir. Ancak, Batı Avrupa ülkelerinde kullanımının giderek yaygınlaşması ve bazı ölümlerin görülmesi üzerine EMCDDA ve Europol bu maddeyi izlemeye almışlardır.
İngiltere’de geçen yıl yirminin üzerinde gencin ölümünde mefedron’un izine rastlanılmasının ardından, 16 Nisan 2010’da, bu madde B Sınıfı uyuşturucu maddeler listesine alınmıştır. Böylece bulundurulması 5 yıla kadar, kaçakçılığı ise 14 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir hale gelmiştir.
[3]
Kimyasal yapı itibariyle amfetamin ve metamfetamin’e benzer özelliğe sahip olan mefedron aslında bitkisel amfetamin olarak bilinen ve doğal ortamda khat bitkisinin yapraklarında bulunan katinon maddesinin sentetik eş değeridir.
Ne zaman üretildiği ile ilgili net bir bilgi olmamakla birlikte Neorganics adlı bir İsrail şirketi tarafından 2007 yılında ilk defa üretildiği rapor edilmektedir. İsrail Hükümeti aynı yılın sonunda bu maddenin üretilmesini sağlık nedenleriyle yasaklamıştır. Ancak o tarihten sonra mefedron üretilmeye ve yayılmaya devam etmiştir. Şu an için en büyük üreticisinin Çin olduğu sanılmaktadır.
[4]
Binlerce site üzerinden online satışı yapılan mefedron İsveç, Finlandiya İngiltere, İrlanda ve Avustralya’da gençler arasında yaygın kullanım alanı bulmuş durumdadır. Son dönemde, sentetik uyuşturucuya karşı yoğun talebin olduğu uzak doğu ülkelerinde de görülmeye başlanmıştır.
İngiltere’nin yanında birçok ülke mefedronu yasaklamış, belli bir şekilde kontrole tabii tutmuş ya da yasaklamak için harekete geçmiş durumdadır. Bunlar arasında, Avustralya, Almanya, İrlanda, Kanada, Hırvatistan, İsveç, Danimarka, Estonya, Norveç ve Romanya bulunmaktadır. Muhtemelen, genel olarak uyuşturucu kullanımın oranlarının düşük seviyelerde görüldüğü Türkiye de dâhil diğer ülkeler de bu politika değişikliğini takip edecektir.
Ortak, Hızlı ve Etkin Mücadele Şart
Uyuşturucu madde içeren ecza ürünlerinin denetimi konusunda ulusal birimlerin birbirini desteklemesi gerekmektedir. Kaçağa kayan bu tür ilaçların satışı ve pazarlanmasına karşı, diğer yasadışı uyuşturucularla mücadelede uygulanan tedbirlere başvurulmalıdır.
Ayrıca, toplumların kontrole tabi uyuşturucu maddeler içeren ecza ürünlerinin kullanımıyla ilgili tehlikeler konusunda eğitilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür bir alışverişin yalnız kanunları ihlal etmek anlamına gelmeyeceğin, kendi sağlıkları için de hayati riskler taşıdığının bilinmesi gerekir. Sadece adli ve polisiye alanda değil, ülkelerin ecza endüstrisi ve internet servis sağlayıcıları arasında da yakın bir işbirliğine gidilmesi zaruridir.
Kontrole tabi olmayan kimyasalların uyuşturucu kaçakçılarının eline rahatlıkla geçmesinin engellenmesi amacıyla da, uluslararası uyuşturucu sözleşmelerin ekinde yer alan ilgili listelere bu tür maddelerin hızlıca aktarılması ve bu tür kimyasal maddeleri üreten ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada sıkı bir denetim ve kontrole tabii kılınması gerekmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://www.kansascity.com/637/story/788101.html
[2] Bkz. http://www.incb.org/
[3]http://news.bbc.co.uk/2/hi/uk_news/8620505.stm
[4]http://www.newscientist.com/article/dn18712-miaowmiaow-on-trial-truth-or-trumpedup-charges.html?full=true