'Demokrasi' Dersi
Bu hafta sonu Avrupa iki ayrı seçime sahne oldu. Almanya’da yapılan seçimlerden merkez sağda Merkel’in liderliğini yaptığı Hıristiyan Birlik partileri oyların yaklaşık %34’ünü alarak seçimlerin galibi olurken, Portekiz’de ise sandıktan Sosyalistler birinci parti olarak çıktı. Fakat Avrupa Birliği’nin iki ülkesinde de hükümetler ancak koalisyon yoluyla kurulacaktır. Almanya’da Hıristiyan Demokrat Partisi Hür Demokrat Parti ile koalisyon ortağı olacakken Portekiz’de muhtemel ortaklar olarak Komünistler ya da Yeşiller söz konusu. (
Tıkla -1)
Evet, bu hafta Avrupa’da seçim haftasıydı… Hem Portekiz’de hem de Almanya’da herkesin tahmin ettiği isimler birinci olarak çıktı sandıktan. Fakat bu çerçevede şu gerçeği de görmek gerekir: İki ülkede de iktidarda olan siyasi partiler seçimleri kazandılar ve iktidarlarını sürdürecekler ama ikisi de oy kaybederek seçimden çıktı. Almanya’daki seçimlerde Hıristiyan Demokrat Parti’nin % 1.4 lük bir oy kaybı söz konusu (2005’le kıyaslandığında) Portekiz’de ise Başbakan Jose Socrates’in Sosyalistler partisi, %8.5 oy oranı kaybederek (2005’le kıyaslandığında) % 36.5 ile birinci parti konumuna geldi.(
Tıkla-2 ) Seçimler her ne kadar farklı ülkelerde de olsa, kazananlar farklı olsa ve farklı düşüncelere de sahip olsa her iki seçimden de çıkarılacak aynı sonuç vardı: Avrupa halkı artık bıktı.
Her iki seçimde göze çarpan bir olgu ile karşı karşıyayız: Her iki ülkede de halkın seçimlere katılımı belirli oranda düştü hatta bu Almanya’da rekor düşüş olarak nitelendirildi. Peki, acaba neden halk kendi istediğinin değil de başkalarının seçtiği hükümete boyun eğmek zorunda kalıyor. Cevap belli… Artık Avrupalı halk da istediklerini demokratik yollarla elde edemeyeceğinin farkında. Seçim sonuçları onların hayatlarında pek bir değişikliğe neden olmayacaktır. Çünkü liderler seçim zamanı halka kulak verirken seçimler bittikten sonra aynı halka kulağını tıkıyor. Avrupalı liderlerin ilgilendiği ancak başkalarının kusurları ya da eksikleri peki ya kendilerinin eksiklikleri ne olacak? Halk yaşanan ekonomik krizden, Avrupalı liderlerin başka konuları odak noktası yapmasından artık gerçekten usandı ki Portekiz seçimleri de buna güzel bir örnek.
Seçimlerde katılımlarla beraber iktidar partilerin oyları da düşmüş durumda. Çünkü halk kime oy vereceğini bilmiyor. Partiler kendi amaçlarından sapmış durumda olduğundan halkın inancını kaybetmekte ve bu da oylara yansımaktadır. Portekiz Hükümeti de tek başına iktidar olacak kadar oy toplayamadı. Bundan dolayı kendisine koalisyon hükümeti seçmek durumunda. Ancak Portekizlilerin inancına göre Sosyalist Parti koalisyon aramak yerine destek alarak tek başına iktidar olmayı sürdürmek istiyor. Bunun da ne kadar doğru olup olmadığı tartışılır.
Avrupalılar demokratikleşme adına demediklerini bırakmadıkları tüm dünyaya “demokratik” olmayı 2009 seçimleriyle çok güzel gösterdiler. Şimdi sormalıyız acaba biz mi Avrupa’dan “Demokrasi” dersi almalıyız yoksa o mu bizden?
(Yrd. Doç. Dr. Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 30.09.09)