ENGLISH
18.05.2012
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

Ortadoğu'da Türkiye Dönemi mi Yaşanıyor?

09.11.2009 16:37:45

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye'nin entegrasyon politikasını önce komşu ülkelere ardından da tüm Ortadoğu'ya yayma tasarımı ve iyi niyetini gösterme çabaları olumlu bir girişim olarak karşılanabilir.

 

Ortadoğu'da Türkiye Dönemi mi Yaşanıyor?

 
Türkiye'nin, son aylarda Ortadoğu bölgesinde yeni bir stratejik işbirliği ağı oluşturmak için çaba gösterdiği gözlemlenmektedir. Türkiye, önce İsrail ve Suriye arasındaki krizin giderilmesi için iki taraf arasında arabuluculuk girişiminde bulundu. Ardından 19 Ağustos'ta başkent Bağdat'ta meydana gelen patlamaların ardından Suriye ve Irak arasında yaşanan gerilimin azalması için iki ülke arasında bir tür arabuluculuğa soyundu.
 
Türkiye'nin bu arada, sözkonusu arabuluculuk girişimleri ile Ortadoğu bölgesinde barış ve istikrarı tesis etme çabasının yanısıra, bu adımı daha ileriye taşımak için bölgede bir entegrasyon oluşturma yoluna gitmekte olduğu ve Irak-Suriye arasında yaşanan gerilimin ardından yeni vizyon oluşturarak komşularla ve bölgeyle 'Entegrasyon Politikası'ndan bahsetmeye başladığı gözlemlenmektedir. Ancak bölgedeki aktörlerin (İran, Suudi Arabistan ve Mısır) ne denli Türkiye ile birlikte hareket etmeye ve Türkiye'nin liderlik konumunu kabullenmeye rıza göstereceği merak konusudur.
 
17 Eylül'de Türkiye-Irak Stratejik İşbirliği Konseyi'nin bakanlar düzeyindeki ilk toplantısı İstanbul'da yapıldı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu yaptığı konuşmada, Irak ile Türkiye arasındaki stratejik işbirliği tecrübesinin bölgeye yayılmasını, bu işbirliği sayesinde bölgedeki krizlerin, sorunların, çatışmaların giderilmesi ve bölgede ortaklığın yeni bir model haline gelmesini hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca, Türkiye'nin  Irak’la işbirliğinin ortak çıkarlara hizmet edeceği, ortak diyalog ve karşılıklı güven ortamı yaratacağını dile getirmiştir. (Tıkla-1) Davutoğlu'nun Şam, Bağdat, Kahire, Amman ve Tahran ziyaretlerinin hız kazanması ve bu ülkelerle üst düzey işbirliğine gidilmesini önermesinin teoride olumlu bir yaklaşım olarak görülmesi mümkündür. Ancak gerek bölgedeki aktörlerin tutumu ve davranışları, gerek bölgenin coğrafi yapısı açısından Türkiye'nin bu tür girişimlerinin pratikte sonuç vermesi pek de gerçekçi görünmemektedir. 15 Ekim'de Başbakan Recep Tayyıp Erdoğan'ın Bağdat ziyareti ile iki ülke arasında "Üst Düzey Stratejik Konseyi" anlaşmasının imzalanması beklenmektedir. (Tıkla-2) Sözkonusu anlaşma, iki ülke arasında somut bir adım olarak görünse de, iki taraf arasındaki kilit sorunların halen çözüme kavuştuğu söylenemez. Türkiye'nin bölgede uygulamaya çalıştığı bu tür yaklaşımların, komşuları ile yaşadığı sorunları bir ölçüde dondurmasına yardımcı olacağı düşünülebilir. Ortadoğu bölgesinin konjoktürel olarak  hiçbir zaman ülkeler arasında herhangi bir uzun vadeli işbirliği veya entegrasyona müsaade ettiği görülmemiştir. Örneğin,1959-1961 yıllarında Mısır ile Suriye arasında "Birleşik Arap Cumhuriyeti" kurulmuş, ancak iki ülkenin Arap olmasına rağmen bu birlik kısa sürede dağılmıştır.
 
Türkiye'nin Irak'la ilişkileri hangi düzeyde olursa olsun, iki ülke arasında PKK terörü ve su sorununun ya da Kerkük'ün statüsü gibi birçok konunun gözardı edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Türkiye'nin son dönemde Ortadoğu'ya odaklanan dış politikasının başarı kazanması için bölge ülkeleri ile temel sorunların giderilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan Bağdat'ta meydana gelen 19 Ağustos patlamaların ardından Bağdat yönetimi ile kriz yaşayan  Suriye lideri Beşar Esad'ın Türkiye'yi ziyaret etmesi, Ankara'nın "Demokratik Açılımı"na destek vermesi ve Türkiye-Suriye arasında vizenin kaldırılmasının önemli bir adım olarak yorumlanması, Türkiye'nin Ortadoğu'daki entegrasyon girişimlerinin ilk adımı olarak değerlendirilebilir. Ancak Şam yönetiminin Türkiye'ye bu kadar yakınlaşmasının temel nedenlerinden birinin bu ülkenin bölge ülkelerinin çoğu ile sorunlar yaşaması, bir diğerinin de ABD ile ilişkileri yumuşatmaya dönük olduğu hususu da gözden uzak tutulmamalıdır.
 
Türkiye'nin Bölgedeki Girişimleri Sonuç Verebilecek mi?
 
Irak ve Türkiye arasında oluşturulan yüksek düzeyli anlaşmaların birçok alanda genişlemesi ve Bağdat yönetiminin Ankara'nın en yakın ortağı konumuna gelmesi elbette iki ülke ilişkileri bağlamında önemli bir gelişme olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin entegrasyon politikasını önce komşu ülkelere ardından da tüm Ortadoğu'ya yayma tasarımı ve iyi niyetini gösterme çabaları olumlu bir girişim olarak karşılanabilir. Ancak Türkiye'nin bir anda hızlı bir şekilde ortaklık anlaşmaları imzalamaya kalkışmasının bölgenin diğer aktör konumundaki Arap ülkeleri tarafından endişeyle karşılanması ve bu girişimlerin İran, Suudi Arabistan ve Mısır gibi birçok bölge ülkesi tarafından ilerde engellenmeye çalışılması olasılıkları da gözden uzak tutulmamalıdır. Türkiye, son günlerde bölge ülkeleri tarafından parlayan bir yıldız gibi görünse de, pratikte durumun bir güç mücadelesine dönüşmesi beklenebilir. Bütün bu nedenlerle Türkiye'nin, bu aşamada Ortadoğu için yeni vizyon geliştirme çabalarının gerçekleşmesinin, bölge ülkelerinin birbirine karşı olan güvensizliği nedeniyle bir hayli zor olduğu değerlendirilmektedir.
 
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 03.10.2009)
 

 

 



ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya