Orhan Miroğlu
Ezidiler’in Şengal’de Yaşadığı Trajedi
18.08.2014

Çıplak dağlara inen bir helikoptere binmek için çırpınıp duran kadınlar, çocuklar ve yaşlılar… O helikoptere binebilenler ölümden kurtulacak, ama kalanlar, kim bilir hangi kayanın dibinde, su ve yiyecek bir şey bulamadığı için can verecek.

Bu görüntüler hafızaya kazınan ve Serebrinka’yı, Filistin’i, Vietnam cehennemini hatırlatan yüzlerce katliamdan kaçış görüntülerinden farksız.

Ezidi halkın Şengal dağlarında yaşadığı zulüm, çeşitli müdahalelere rağmen sürüyor. Dağdan inenlerin anlattıkları trajik hikâyeler yürek burkan cinsten.

BM, müdahale edilmezse, IŞİD’in bir halka karşı yürüttüğü katliamlarına devam edeceğini duyurdu. Sormak gerekmiyor mu peki, BM neden var? Egemen devletlerin çıkarlarını savunmak, ama mazlumların da göz göre göre yok olmalarına seyirci kalmak için mi var BM?

IŞİD’in Irak içlerinde yürüttüğü ve ancak Amerikan müdahalesiyle durdurulabilen saldırıları, Irak’ın ulusal güvenliğinin ne kadar zayıf olduğunu gösterdi.

Peşmerge ve PKK güçleri olmasaydı, binlerce insanın öldürülmesi, Mezopotamya’nın en büyük zenginliklerinden biri olan azınlık bir halkın tarihten silinmesi işten bile değildi. Ama Federal hükümete bağlı Peşmerge güçleriyle, PKK’ye bağlı silahlı güçlerin IŞİD’e karşı savaşı, ancak havadan IŞİD mevzilerinin vurulmasıyla sonuç verdi.

Kürtler, ortak düşmana karşı güçlerini birleştirdiler. Bu aralar unutulmuş gibi görünen Kürt Ulusal Birliği yeniden hatırlandı. Ama 25 yıldır fiili olarak kurulmuş bulunan özerk bir yapının varlığına rağmen, Kürtlerin savunma güçlerinin aslında ne kadar da zayıf olduğu gerçeği de ortay çıktı.

Barzani’nin Batı’dan istediği ağır silahlara bir cevap hala yok. Bol bol destek açıklamaları var, ama o kadar.

IŞİD Türkiye’yi de tehdit ederek, eğer bir müdahalede bulunursa, İstanbul’u vuracağını açıkladı. IŞİD’in elindeki rehineler sorunu hala çözülebilmiş değil.

Türkiye katliamdan kaçanlara kucak açtı. Silopi ve Zaho’da Ezidiler için kurulacak olan kamplarda binlerce Ezidi’nin kalması bekleniyor.

Ezidiler, Türkiye’de akrabalara sahip olan bir halk. Mardin-Midyat, Viranşehir ve Batman-Beşiri’de olmak üzere ellinin üstünde köyde Ezidiler yaşardı. Yaşardı diyorum, çünkü 1980’li yıllarda, Süryaniler gibi iki ateş altında kaldılar ve başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç ettiler. Avrupa’daki Ezidi nüfus içinde eğitimli insan sayısı çok arttı. Şeyhleri Adî’nin türbesinin olduğu Musul yakınlarındaki Laleş bölgesi Ezidiler için hem bir anayurt hem dini inanç merkezidir. Ezidiler maalesef binlerce yıldır yaşadıkları anayurtlarını terk etmek zorunda kaldılar.

Obama, IŞİD’e karşı Şengal dağlarında yürütülen harekâtın başarısından söz ediyor. Ama ne yazık ki, durum biraz daha farklı... Açılan güvenlik koridorundan kaçamayan Ezidiler’in cesetleri o dağlarda kaldı. Çıplak dağlarda yegâne gölgelik, kaya eşikleri. Açlık ve susuzluğa dayanamayan yaşlılar ve çocuklar bir kayalığın dibine bırakılıyor. Gömülme töreni yapılamıyor. IŞİD kuşatmasındaki Şengal dağlarından kurtulanlar, dağın cesetle dolduğunu ve sıcağın da etkisiyle çok geçmeden cesetlerin kokmaya başladığını anlatıyorlar.

IŞİD’in saldırılarından kaçıp kurtulanların bin beş yüz kadarı Türkiye’de. Halk evlerini Ezidilere açtı. Bir kısmı da akrabalarının yanına yani yarı boş vaziyette olan Türkiye’deki Ezidi köylerine sığındı.

Ortadoğu, Batı’nın imalatı diktatörlerden kurtuldu derken, bu defa da bu diktatörleri hiç de aratmayan ama anlaşılan yine Batı imalatı, kimsenin çok değil, daha birkaç yıl öncesinde bile adını sanını duymadığı IŞİD gibi örgütleri yöneten adamların zulmü ve fanatizmi altında zor günlerden geçiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Köşe Yazıları
ATCOSS
SD Dergi