Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

İbrahim Kalın: Türkiye ve Özbekistan yeni bir sayfa açtı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Daily Sabah gazetesinde yayımlanan yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özbekistan ve Güney Kore ziyaretlerini değerlendirdi.
SDE Editör
12 Mayıs 2018 09:36

İç siyasetin 24 Haziran seçimlerine odaklandığı ve dünya siyasetini Kore’de yaşanan beklenmedik yakınlaşma meşgul ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Orta Asya ve Türk dünyasının en önemli ülkelerinden olan Özbekistan ile Güney Kore’yi ziyaret etti. Bu ziyaretler ikili ilişkilere katkı sunmanın yanı sıra Türkiye’nin 360 derece dış politika perspektifini ve Asya’ya verdiği artan önemi ortaya koydu.

Türkiye’nin Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle derin tarihi ve kültürel bağları bulunuyor. Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve Kırgızistan ile bağımsızlıklarını kazandıkları 1990’lı yıllardan itibaren mükemmel siyasi ve ekonomik ilişkilere sahip olduk. Bazı sebeplerle Özbekistan bu zincirin eksik halkası olmuştu. Şimdi bu durum değişiyor ve Özbekistan dünya haritasında hak ettiği yeri alıyor.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in liderliğinde Özbekistan, ekonomik kalkınma ve siyasi istikrarı sağlamak amacıyla dünyaya açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti kapsamında ekonomi, ticaret, enerji, eğitim, altyapı ve diğer alanlarda toplam 25 anlaşma imzalandı. Türkiye ve Özbekistan bir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi mekanizması resmen kuruldu. Ülkemiz daha önce Rusya, İran, Irak, Pakistan, Yunanistan, Cezayir, Tunus, Sırbistan ve diğer ülkelerle benzer mekanizmalar oluşturmuştu. Bu mekanizma, iki ülke arasında tüm işbirliği alanlarındaki ilişkileri daha da güçlendirecek.

Türk vatandaşları artık 30 güne kadar olan seyahatlerinde Özbekistan’a vizesiz gidebilecek. Aynı zamanda Türk işadamları yeni yatırım fırsatları arıyor. İki ülke arasında 1.5 milyar dolar civarında olan ticaret hacmi kısa sürede 5 milyar dolar seviyesine çıkarılacak. Ayrıca Özbekistan, Türk Konseyi’ne katılarak Türk dünyasındaki diğer ülkelerle olan ilişkilerini de güçlendirme yoluna gidecek.

Bu adımlar, devasa ekonomik kalkınma potansiyeline sahip olan Özbekistan’a faydalı olacak. 30 milyonu aşkın genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan ülke, klasik İslam ve Türk kültürü ve medeniyetinin merkezi konumunda. Yüzyıllar boyunca Semerkand, Buhara, Hive ve Harezm gibi şehirler sayısız bilim adamı, düşünür, sanatçı ve devlet adamı yetiştirdi. Bu kişiler Orta Asya’dan Ortadoğu ve Balkanlar’a uzanarak geleneksel İslam medeniyetine şekil verdi. İmam Buhari, İmam Maturidi, Biruni ve Bahaüddin Nakşibendi gibi Müslüman aydınların tamamı Özbek topraklarında yetişti ve İslam medeniyetinin temel eserlerini ortaya çıkardı. Onların bıraktığı miras, dünyanın her yerinde yaşayan yüz milyonlarca Müslümanın entelektüel, dini ve uhrevi hayatına esin veriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taşkent ve Buhara’nın ardından tarihi bir dönemde Güney Kore’yi ziyaret etti. Tüm dünya, Güney ve Kuzey Kore arasında yaşanan yakınlaşmayı ve yarımadanın nükleer silahlardan arındırılması konusunda atılacak adımları takip ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi ziyareti, iki Koreli liderin yıllardır devam eden çatışmayı sona erdirmek için el sıkışmasının hemen ardından gerçekleşti. Türkiye’nin 1950’lerde yaşanan Kore Savaşı sırasında Kore halkıyla kurduğu tarihi bağlar düşünüldüğünde, bu çok anlamlı bir tesadüf oldu. Nitekim Türkler ve Koreliler birbirlerini kan kardeşi ve stratejik ortak olarak görüyor.

İki ülke arasında kusursuz siyasi ve ekonomik ilişkiler bulunuyor. Yıllık 7 milyar dolar civarında olan mevcut ticaret hacmi her yıl artıyor. Koreli şirketler iletişim, bilişim teknolojileri, beyaz eşya ve büyük altyapı projeleri gibi birçok alanda Türkiye’de yatırımlar yaptı. İleri teknoloji alanında iki ülke arasında ciddi işbirliği potansiyeli bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti, bu ilişkinin içeriğini derinleştirdi.

Özbekistan ve Güney Kore iki çok farklı ülke. Ancak her ikisi de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti son derece sıcak ve dostça bir şekilde karşıladı. Her iki ülkenin de Erdoğan’ın ziyaretleri için yoğun bir gündem hazırlaması, esasen Türkiye’nin küresel dış politika perspektifinin önemini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz 16 yıllık dönemde olduğu gibi Türkiye, dış politikaya 360 derecelik bir perspektifle yaklaşıyor. Biz dış politikayı sıfır toplamlı bir oyun olarak görmüyoruz. Türkiye’nin NATO üyesi olması, dünyanın stratejik bölgelerine açılmasını engellemez. Türkiye’nin Afrika, Ortadoğu, Orta Asya, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika’daki dış politika faaliyetlerini artırma sebebi budur.

Dış politikayı indirgemeci bir mesele olarak görenler Türkiye’nin küresel perspektifini anlamabilir. Onlar dünya siyasetini bloklar ve kutuların dar sınırları içerisinde görebilirler. Ancak Türkiye, küresel ve pozitif dış politika gündemine bağlı kalacak.

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.