Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
SDE Siyasi Durum Araştırması: Haziran 2012
“Siyasi Durum Araştırması: Haziran 2012” raporu Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, siyasi partilerin seçmen desteği, seçmenin oy verme davranışı, hükümetin ve politikalarının performansı, devlet adamları ve siyasetçilerle ilgili kanaatler, dış politika ve AB, Kürt sorunu, eğitim sistemi, CHP, Ergenekon ve Balyoz davaları ile diğer gündem konuları yer almaktadır.
05 Temmuz 2012 14:41
 
 
 
 
Araştırmada NUTS-1 bölgeleme sistemine göre toplam 14 ilde 58 ilçe ve şehir merkezi esas alınmıştır. Buna göre, İstanbul bölgesini İstanbul, Batı Marmara bölgesini Tekirdağ, Ege bölgesini İzmir, Doğu Marmara bölgesini Bursa, Akdeniz bölgesini, Adana ve Antalya, Batı Anadolu bölgesini Ankara, Orta Anadolu bölgesini Kayseri, Batı Karadeniz bölgesini Samsun, Doğu Karadeniz bölgesini Trabzon, Kuzeydoğu Anadolu bölgesini Erzurum, Ortadoğu Anadolu bölgesini Malatya ve Güneydoğu Anadolu bölgesini Gaziantep ve Diyarbakır illeri temsil etmektedir.
 
Araştırma bu illerde 17 – 21 Haziran 2012 tarihleri arasında seçmen özelliğine sahip 2.155 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, önceden hazırlanmış bir anket formu, tecrübeli anketörler tarafından yüzyüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Görüşme yapılan kişinin kimlik ve adres bilgileri denetleme yapmak için alınmıştır. Her anketörün doldurduğu anket formunun %10’u saha koordinatörü tarafından, sahadan gelen anket formlarının tamamının %10’u da merkez koordinatörü tarafından telefonla denetlenmiştir. Örneklem seçiminin son aşamasında cinsiyet ve yaş kotaları uygulanmış, analizlerde 12 Haziran 2011 milletvekili seçiminde oy verilen partiye göre ağırlıklandırılmış veriler kullanılmıştır.
 
 
“SDE Siyasi Durum Araştırması: Haziran 2012” başlıklı çalışmanın yönetici özeti aşağıdadır:
 
- SDE-TÜSDA Haziran 2012 sonuçlarına göre 11 Haziran 2011’de oluşan siyasi dengelerin çok büyük değişiklik olmadan devam ettiği görülmektedir. Buna göre, AKP geçerli oyların yüzde 49’u alarak iktidar partisi konumunu korumaktadır. CHP ise yüzde 25,9 oy oranı ile ikinci partidir. MHP2nin oy oranı ise yüzde 14,1 görünmektedir.  BDP ise geçerli oyların yüzde 6,3’ünü almaktadır.
 
- Seçmen tercihlerinden anlaşıldığı kadarıyla Türk seçmeninin sadece 3,6’sı bu 4 parti dışında bir tercihe sahiptir. Türk seçmeninin eski bir alışkanlık olan çok ve dağınık parti tercihinden uzaklaştığı görülmektedir. Diğer taraftan bugün TBMM’de grubu olan bu partilerin geçerli oylar açısından seçmenin yüzde 95’den fazlasını temsil ettiği görülmektedir.
 
-SDE-TÜSDA-2012 sonuçlarına göre deneklerin yüzde 44,9’u hükümeti genel olarak başarılı bulmaktadır. Başarısız bulanların oranı ise yüzde 47,7’dir. Hükümetin, denekler nezdinde en başarılı görüldüğü alan %64,4 ile sağlık politikalarıdır. Hükümetin terörle mücadele performansında çarpıcı bir “başarısızlık” algısı gözlenmektedir. Hükümetin terörle mücadele performansını “başarılı” bulanlar % 22,6, “başarısız bulanlar ise % 73,3’tür.
 
-“Abdullah Gül ile ilgili nasıl bir kanaate sahipsiniz?” sorusuna verilen yanıtlar incelendiğinde, seçmenlerin yaklaşık üçte ikisinin (% 62,5) “olumlu” seçeneğini işaretledikleri görülmektedir. Buna karşılık, Abdullah Gül’e ilişkin olumsuz bir kanaate sahip olduğunu ifade edenlerin oranı % 32,5 düzeyinde çıkmaktadır.
 
- “Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili nasıl bir kanaate sahipsiniz?” sorusuna, seçmenlerin % 52,5’i “olumlu” seçeneğini, % 43,1’i de “olumsuz” seçeneğini işaretleyerek yanıt vermektedir. Seçmenlerin yarısından fazlasının Erdoğan’a ilişkin olumlu bir algıya sahip olduğunu gösteren bu bulgu, önceki araştırmaların sonuçlarını da teyit eder bir nitelik taşımaktadır.
 
 “Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili nasıl bir kanaate sahipsiniz?” sorusuna, seçmenlerin % 29,5’i “olumlu”, % 63’ü de “olumsuz” seçeneğini işaretleyerek yanıt vermektedir. Bu sonuç, her ne kadar Kılıçdaroğlu’na ilişkin olumlu kamuoyu kanaatinin görece düşük sayılabilecek bir oranda seyrettiğini gösterse de, önceki araştırmaların sonuçlarıyla birlikte düşünüldüğü zaman, Kılıçdaroğlu’nun beğeni düzeyinde küçük çaplı bir artışın yaşandığı anlaşılmaktadır.
 
-  “Devlet Bahçeli ile ilgili nasıl bir kanaate sahipsiniz?” sorusuna, seçmenlerin % 20,8’i olumlu, % 71,4’ü de olumsuz yanıt vermektedir.
 
- “Selahattin Demirtaş ile ilgili nasıl bir kanaate sahipsiniz?” sorusuna, seçmenlerin ezici çoğunluğunun olumsuz yanıt verdiği gözlenmektedir (% 79,7). Buna karşılık, olumlu yanıt verenlerin oranı yalnızca % 9,7 olarak çıkmaktadır.
 
- Ankete katılanlara terör ve PKK sorununun çözüm yöntemi sorulduğunda sert ve doğrudan askeri tedbirlere öncelik verilmesi gerektiğini söyleyenlerin öne çıktığı görülmektedir. İlginç olan bir diğer nokta kadınların erkeklere göre bu konuda daha sert bir tavır sergilemesidir. Başka bir diğer ilginç nokta eğitim seviyesi yükseldikçe PKK’ya karşı önlemlerin sertleştirilmesi gerektiğini söyleyenlerin oranlarının yükselmesidir.
 
-  “Demokratik açılım” konusunda ciddi bir tereddüt olduğu ve çözüm için bu yöntemin tercih edilmesine yönelik desteğin % 24,5’te kaldığı görülmektedir. Buna AK Partililerin desteği % 27,1, CHP’lerin % 18,7, MHP’lilerden ise % 8,9 destek görülmektedir. Sorunun daha sert ve kapsamlı önemlerle ve terörle mücadele kapsamında çözülmesi beklentisi % 70’e yakın bir kitlenin görüşü olarak ön plana çıkmaktadır. Hükümetin Uludere olayı konusundaki genel tavrına eleştirel yaklaşan ciddi bir kitlenin bulunduğu da dikkat çekmektedir. Buna göre yalnızca % 27,1 oranındaki denek Hükümetin Uludere politikasını olumlu nitelemiştir.
 
- Türkiye’nin AB üyeliği konusunda 2005’de üyelik müzakerelerine başlanmış olmasına rağmen önemli bir heyecan kaybı olduğu dikkat çekmektedir. AB üyeliğine taraftar olanların oranı bu araştırmada % 48,9 olarak tespit edilmiştir. Üyeliğe karşı olanların oranı ise % 42,4’tür. Bunda AB’ye olan güvensizliğin önemli bir rol oynadığı, “bizi almak konusunda isteksiz olanı ben de reddederim” yaklaşımının etkili olduğu söylenebilir.
 
- Türkiye’nin son dönemdeki en önemli dış politika konularından birisi olan Suriye politikası konusunda Türk kamuoyunda ciddi bir tereddüt olduğu söylenebilir. Suriye politikasını doğru bulanların oranı % 33,1’de kalmaktadır. Bu politikayı “yanlış” bulanlar % 48,8’dir. Suriye politikasını en yüksek oranda “doğru” bulanlar % 58,0 ile AK Partililerdir. Politikayı “yanlış” bulanlar içinde en yüksek oran ise CHP’liler (% 75,3), Laik-Kemalistler (72,1) ve Solcu-Sosyalistlerdir (%61,8).
 
- Deneklerin yüzde 40’ı 4+4+4 olarak bilinen eğitim reformu ile ilgili olumlu kanaate sahiptir. Okullarda Kur’an-ı Kerim ve Peygamberin hayatı derslerinin, seçmeli ders olarak okutulmasını destekleyenlerin oranı yüzde 74,5’dir. Okullarda Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasına verilen destek ise yüzde 36,5’de kalmaktadır.
 
- Ankete katılanların % 36,4’lük bir bölümü Ergenekon ve Balyoz konusunda hukuki bir sürecin işlediğini ve davalarda sonuna kadar gidilmesi gerektiğini savunmaktadır. Çok yakın bir oranla, % 35,8’lik bir kesim ise bunun siyasi bir süreç olduğunu ve iddialara katılmadıklarını ifade etmişlerdir. Bu konuda fikir belirtmeyenlerin % 27,8’lik bir orana sahip olması ise dikkat çeken bir başka husustur.
 
- Ana muhalefet partisi CHP ile ilgili bu soruda ankete katılanların % 35,4’ünün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevine devam etmesi gerektiğini söyledikleri görülmektedir. CHP’de bir lider değişikliği isteyenlerin oranı ise 33,6 oranındadır. CHP seçmenlerinin % 80’inin genel başkanlarına destek verdikleri ve görevde kalmasını istedikleri ortaya çıkmaktadır. Kılıçdaroğlu sonrası muhtemel bir genel başkanlık bağlamında ortaya çıkan en güçlü isim % 40,3 ile Mustafa Sarıgül olmuştur. Sarıgül’ü % 7,9 ile Deniz Baykal, % 1,7 ile Muharrem İnce ve % 0,6 ile Gürsel Tekin izlemektedir.
 
- SDE-TÜSDA-2012 sonuçlarına göre kamuoyunun yüzde 38 için ülkenin en önemli sorunu “terör/PKK” sorunudur. Bunun ardından yüzde 24,9 ile işsizlik sorunu ifade edilmektedir.
 
- Başbakanın kürtaj ve sezaryen ile ilgili ifadelerini olumlu bulanların oranı tüm kamuoyunun yüzde 37’sidir. Yüzde 52,5’lik bir kitle ise başbakanın ifadelerine katılmadıklarını ifade etmektedir.
 
- Diyanet İşleri Başkanlığının durumu ile ilgili olarak deneklerin yüzde 44,4’ü kurumun aynı şekilde kalması gerektiğini ifade ederken, kaldırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 10,4’tür. Her dört kişide biri ise DİB’in temsil kapasitesinin arttırılması gerektiğini ifadesini paylaşmaktadır.
 
- Kamuoyunun üçte biri başkanlık sistemine destek verirken, bu sistemin karşısında olduğunu ifade edenlerin oranı neredeyse yüzde 54’tür.
 
- Her on kişiden yedisi Türkçe Olimpiyatlarını olumlu bulmaktadır. Bu organizasyonu olumsuz bulanların oranı sadece yüzde 16,9’dur. Ancak kamuoyunun, Fethullah Gülen ile ilgili olumlu kanaatinin ise yüzde 35,9 olduğu görülmektedir.
 
- Seçmenlerin % 81,1’inin anadilini Türkçe, % 15,8’inin ise Kürtçe-Zazaca olarak ifade ettiği görülmektedir. Bir önceki araştırmanın sonuçlarıyla paralellik arz eden bu oranların, aynı zamanda Türkiye’deki etnik kimlik dağılımına denk düştüğünü söylemek de mümkündür.
 
-  “Milliyetçi misiniz” sorusuna, seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi “evet” (% 61,9), üçte biri de hayır  (% 33,2) seçeneğiyle yanıt vermektedir.
 
- “Kemalist misiniz” sorusuna, seçmenlerin % 48,4’ü “evet”,  % 44,1’i de “hayır” diye yanıt vermektedir.
 
-  “Laik misiniz” sorusuna verilen yanıtlara bakıldığında, seçmenlerin üçte ikisine yakınının “evet” dediği (% 63,1) anlaşılmaktadır. “Hayır” diyenlerin oranı ise % 28,7’dir.
 
- “Dindar mısınız?” sorusuna verilen yanıtlar incelendiğinde, seçmenlerin üçte ikisinden fazlasının “evet” (% 69,1), yaklaşık dörtte birinin de “hayır” (% 24,8) dediği anlaşılmaktadır. Bu sonuç, dindarlığın da, tıpkı laiklik gibi, seçmenler arasında önemsenen bir nitelik olduğunu göstermektedir.
 
- “Muhafazakâr mısınız?” sorusuna “evet” diye yanıt veren seçmenlerin oranı % 50,6 iken, “hayır diye yanıt veren seçmenlerin oranı % 38,2’dir. Bu bulgu, seçmenlerin yarısının muhafazakârlığı kendi kimliğinin önemli bir parçası olarak gördüğünü ortaya koymaktadır.
 
- “Sosyal demokrat mısınız?” sorusuna verilen yanıtlara bakıldığında, “evet” diye yanıt veren seçmenlerin oranı % 39,7; “hayır” diye yanıt verenlerin oranı ise % 46,3 olarak görünmektedir.
 
- “Sosyalist misiniz?” sorusuna verilen yanıtlar, “evet” seçeneğinin son derece düşük çıktığını göstermektedir. Zira bu soruya “evet” seçeneğiyle yanıt verenlerin oranı yalnızca % 21,6’dır. Buna mukabil aynı soruya “hayır” seçeneğini işaretleyerek yanıt verenlerin oranı % 63’tür.
 
- “Ülkücü müsünüz” sorusuna verilen yanıtlar, seçmenlerin % 20,2’sinin kendisini ülkücü olarak tanımladığını/tanımlayabildiğini gösterirken, bu kimliğe olumsuz yaklaşanların oranı % 69,5’tir. Ülkücü kimliğini en çok MHP’li seçmenler benimsemektedir.