Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr
SDE Alevi Raporu
Türkiye'nin 2009 yılı siyasi gündeminin en önemli maddelerinden biri de hiç kuşkusuz açılımlardır. Açılım, Hükümetin terminolojisinde devletin ve toplumun müzminleşmiş dertleriyle yüzleşmek, bugüne kadar yok sayılmış, el atılmamış meselelerine çözüm aramak anlamına gelmektedir. Muhalifler ise açılımı geleneksel siyasetten sapmak, devletin üniter yapısını ve ulusun birliğini tehlikeye düşürecek bir macera olarak görmektedir.
26 Kasım 2009 11:40
Türkiye’nin 2009 yılı siyasi gündeminin öncelikli konularından birisi şüphesiz ki açılımlardır. Açılım, Hükümetin terminolojisinde devletin ve toplumun müzminleşmiş dertleriyle yüzleşmek, bugüne kadar yok sayılmış, el atılmamış meselelerine çözüm aramak anlamına gelmektedir. Buna karşın açılımı geleneksel siyasetten sapmak ve devletin üniter yapısını ve ulusal birliğini tehlikeye düşürecek bir macera olarak görenler de vardır. Ancak her halükârda açılım kavramı; bugüne kadar tartışılmaktan çekinilen ve genelde yokmuş gibi hareket edilen önemli sorunların halkın her katmanında ele alınmasının ve tartışılmasının yolunu açmıştır.

 
Açılımların hem ülke içinde hem de ulusal sınırlar dışında derin yansımaları olmaktadır. Türkiye dışarıda başta komşularıyla olmak üzere diğer ülkelerle mevcut meselelerini halletmek ve karşılıklı dostluk ve işbirliğine dayalı yeni bir ilişkiler ağı kurmak için çalışırken, içeride demokratik sistemi bütün kural ve kurumlarıyla hayata geçirebilmesini, toplumu oluşturan tüm kesimleri farklılıklarıyla birlikte kucaklayarak kaynaşmış bir kitle haline getirebilmenin mücadelesini vermektedir.

 
İç açılımlar “Demokratik Açılımlar” adı altında başlatılmıştır. Demokratik açılımların birinci hedefi Kürt kökenli vatandaşların eşit vatandaşlar olarak temel hak ve hürriyetlerden yararlanabilmesi ve böylece ülkenin başına bela olan bölücü terörün beslendiği siyasi ve toplumsal şartların değiştirilmesidir. İkinci hedefi de toplumsal çatışmalara yol açabilen, dolayısıyla ulusal bütünlüğü tehlikeye düşürecek istismarlara zemin hazırlayan Alevi meselesinin tam olarak anlaşılması ve makul bir çözüme kavuşturulmasıdır. Bölücü terörün yol açmaya devam ettiği mağduriyetler Kürt açılımını tartışmaların odağına oturturken Alevi açılımının nispeten geri planda kalmasına yol açmıştır. Fakat bu durum Alevilerin kendilerini ikinci sınıf vatandaş gibi hissetmelerine sebep olan rahatsızlıkların daha az önemli olduğunu göstermez. Zaten Hükümet de Alevi açılımı çerçevesinde Alevilerin ve ilgili kesimlerin görüş ve taleplerini ortaya koymalarına imkân veren ‘çalıştaylar’ düzenlemekle meselenin önemini teslim etmektedir.

 
Alevi meselesinin Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde çözüm bekleyen en önemli meselelerden birisi olması gerçeği, Strateji Düşünce Enstitüsü’nü, Marmara Sosyal Araştırmalar ve Danışmanlık şirketiyle birlikte, hazırladığı elinizdeki “Alevi Raporu” nu hazırlatmaya yöneltmiştir.

 
Alevi Raporu, Alevilik ve Alevilerin durumlarıyla ilgili bir değerlendirme değildir. Rapor elbette Alevilerin karşı karşıya bulundukları meselelerin tarihi, siyasi ve toplumsal boyutlarını gözden kaçırmadan, fakat esas olarak Hükümetin Alevi açılımıyla birlikte ortaya koyduğu çözüm arayışları ve izlediği siyasetin bir analizidir. Bu analiz yapılırken Hükümetin tutumu, Alevilerin talepleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar sadece teorik açıdan incelenmekle yetinilmemiş, mümkün olduğu ölçüde gerçek fotoğrafı yakalayabilmek ve yansıtabilmek için Marmara Sosyal Araştırmalar Tanıtım ve Danışmanlık tarafından 2009 Eylül ayında 26 ilde yapılan kapsamlı bir kamuoyu yoklamasında elde edilen bilimsel verilerden de azami ölçüde yararlanılmıştır. Türkiye’nin siyasi-toplumsal meselelerinin pek çoğunda anlama ve çözüm bulma çabalarının önündeki en büyük engellerden birisi de toplum ve karar vericiler tarafından tartışılmadan kabul edilen yanlış genellemelerdir. Söz konusu kamuoyu yoklaması bize bu tespitin Alevi meselesi için de geçerli olduğunu göstermiştir. Kamuoyu yoklamasının sağladığı veriler uzmanların dikkatli ve tarafsız gözlemleriyle birleştirilerek Rapordaki değerlendirmelerimize ve tespitlerimize temel oluşturmuştur.

 
Stratejik Düşünce Enstitüsü, Alevi Raporu’nu, Alevi açılımı vesilesiyle yapılan tartışmalara bir düşünce zenginliği ve derinlik kazandıracağı umuduyla Türk kamuoyuyla paylaşmaktadır.
 
Saygılarımızla.
 
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin Erol
SDE Başkanı 
 


SDE Alevi Raporu'nu görmek için tıklayınız.