Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Hedeflerimiz (Bizim) mi?

Muhammet Savaş KAFKASYALI
20 Haziran 2018 15:41

Hedeflerimiz (Bizim) mi?

Birkaç sene evvel, Almanya’da düzenlenen bir müzik / ses (pop star) yarışmasında birincilik ödülünü genç bir Türk kazandı. Aynı zamanda yarışmanın sunuculuğunu da bir Türk yapıyordu. Elbette böyle bir yarışmada birinci olmak mutluluk vericiydi ve hem kendisi hem de onun tarafını tutanlar çok sevindiler. Bir Türk’ün birinci olması Almanya’da yaşayan Türkleri de çok gururlandırdı.

Bu hadiseyi değerlendirirken farklı yönlerden bakarak farklı görüşler elde etmek mümkündür. Hatta aynı yönden bakıldığında dahi farklı şekilde görülebilmektedir. Her iki bakışın kabaca iki farklı görüşü olduğu söylenebilir:

   i) Bunlardan birincisi, Türklerin bakışıdır.

       a.Türklerin bir kısmı, Almanya’da yapılan yarışmada birincinin Türk olmasını, Almanlara karşı elde edilen bir zafer olarak görmüş ve bu sebeple hoşnut olmuşlardır. Onlar yarışmanın sunuculuğunu bir Türk’ün yapmasını da uzun zaman yaşanan yabancılık duygusundan sonra, yerlileşme ve Almanlarla eşit hâle gelme yolunda elde edilmiş başarı numunesi olarak görmüştür.

     b.Türklerin daha geniş ve genel bakan diğer bir kısmı ise bunun bir başarı olmadığını aksine yabancılaşmanın, Alman kültürüyle kaynaşıp asimile olmanın göstergesi olarak görmüş ve üzülmüştür.

   ii) İkincisi Almanların bakışıdır.

     a. Almanların bir kısmı, kendi ülkelerinde yapılan yarışmada bir Almanın kazanmamış olmasını başarısızlık olarak görmüş ve bundan ötürü rahatsızlık duymuştur. Hatta hiçbir zaman kendilerinden saymadıkları bir Türk kazandığı için kızmıştır.

         b. Almanların diğer bir kısmı ise Türklerin kendi toplumlarına ve kültürlerine dâhil olduğunu / uyum sağladığını görmüş ve memnun olmuştur. Kendi politikaları bu yönde ise amaca ulaştıklarını düşünmüşlerdir. Şayet bu uyum kendiliğinden olmuş ise toplumlarının ve kültürlerinin baskın çıkmasının ve benimsenmesinin hazzını yaşamışlardır.

   iii) Umumiyetle ihmal edilen ve en geniş olanı ise küresel bakıştır. Zira yarışma esasında ne Alman ne de Türk kültür dairesinin bir ürünüdür, ne de bu kültürlere hizmet etmektedir. Bilâkis yarışma, her iki kültürün de değerlerini yozlaştıran ve her geçen gün onları yok eden popüler kültüre aittir. Üstelik yarışmada birinci olan kişinin seslendirdiği şarkı da Türkçe veya Almanca değil, İngilizcedir. Aslında yarışma küresel popüler kültürün ve İngilizcenin hem Alman kültürünü ve dilini hem de Türk kültürünü ve dilini nasıl etkilediğinin ve onlara nasıl baskın geldiğinin timsali olarak görülmelidir.

İçinde bulunulan durumun farkında olmak ve bu durumu doğru tanımlayarak ona göre kendi tavrını ve tutumunu belirlemek ancak stratejik düşünceyle olabilir. Aksi hâlde kendi hedefimiz zannettiklerimiz, başkalarının bizi ona ulaşmak için kamçıladığı ve esasında bırakınız bizim hedefimiz olması gerektiğini, ulaşsak dahi bize zarar verecek hedefler olabilir. 

Sevdiklerimizin, sevmediklerimizin, istediklerimizin, istemediklerimizin, hedeflediklerimizin ve beklediklerimizin hakikaten ‘-miz’ eki alası olup olmadığını stratejik düşünceyle belirlemeli ve bilmeliyiz.

 

20.06.2018