Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

TSK'nın 15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Askeri Güvenlik Değerlendirmesi

Mithat IŞIK
12 Temmuz 2018 17:31

FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) küresel güçlerin emrinde ve kontrolünde bu güçlerin hain emellerine hizmet etmek için kurulmuştur. Kurulmasından itibaren aldığı talimatlar doğrultusunda devletimizin birçok birimine sinsice sızmaya başlamıştır. Aynı şekilde en önemli hedef olarak seçtikleri TSK’ya da sızmayı başararak burada da en kritik birimlere yerleşmiş, aldığı talimatlar doğrultusunda teşkilatlanmıştır. FETÖ, Türk Silahlı Kuvvetlerini, ulusal menfaatlerimizi, sınırlarımızı koruyamaz, yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadele edilemez bir ordu haline getirmeyi amaç edinmiştir. Çünkü ona verilen talimat bunu gerektirmektedir. Bu talimat gereği, askeri okullara öğrenci alımından başlayıp, silahlı kuvvetlerdeki en üst rütbeye kadar etkili olacak bir yapıyı oluşturmaktadır. FETÖ TSK içerisinde belli bir süre sonra etkili olmayı başarmıştır. Öyleki TSK’nın en üst seviyedeki komutanlarının emir subaylarını ve korumalarını dahi kendi adamlarından seçerek yerleştirmiştir.

Silahlı kuvvetlerinin en üst karargâhlarına yerleştirdiği adamları sayesinde elde ettiği istihbarat bilgisini iş birliği içerisinde ve emrinde olduğu emperyal güçlere ve yine iş birliği yaptığı başta PKK olmak üzere birçok terör örgütü ile paylaşmıştır. Başta Genelkurmay karargâhı olmak üzere bütün kuvvet ve jandarma Genel Komutanlığı karargâhlarında etkili başkanlıkları zamanla kendi adamlarını atayarak kontrol altına almıştır. Genelkurmay Karargâhında Personel Başkanlığı gibi tüm personelin tayin ve terfi işlemlerinin yapıldığı başkanlığı ele geçirmiş ve böylece militanlarını kritik yerlere yerleştirmeyi başarmıştır. Kendi adamlarını akademiye sokmayı başarmış, yurt dışı ataşeliklerine atamıştır. Yine kendi adamlarını general rütbesine terfi ettirmiş, başta terörle mücadelenin yoğun olarak yürütüldüğü Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki tugay komutanlıklarına Suriye, Irak, İran sınır tugay komutanlıklarına atamasını sağlamıştır. Böylece terörle mücadele eden tugay komutanlarının çoğu FETÖ’cülerden oluşmuştur. Böyle olunca da TSK gerek yurt içerisinde gerekse yurt dışında PKK/PYD/YPG ve DEAŞ’la mücadele edemez duruma düşürülmüştür. Ayrıca bir kısım komando tugaylarına ve özel kuvvetler tugay komutanlıklarına da kendi adamlarını atamıştır. Ayrıca TSK’nın bu seçkin birliklerinin alt kademelerindeki tabur, bölük, tim komutanlıklarının birçoğuna kendi militanlarını atamak suretiyle (yarbay, binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen) TSK’yı terörle mücadele edemez duruma getirmeye çalışmıştır. Bu durumu kabullenmeyen, ülkesinin birlik ve bütünlüğünü ulusal menfaatlerini savunan general, albay, yarbay, binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen ve astsubayları terfi ettirmeyerek, tayin ederek veya emekli olmaya mecbur ederek kendi militanlarına hem kadro açmış hem de bunların hareket alanını genişletmiştir. TSK’nın en seçkin birliği olan özel kuvvetlerin tugay komutanlıklarından birine General Semih Terzi’yi atayarak özel kuvvetlerin Kuzey Irak’ta, Suriye’de ve yurt içerisinde yapacağı nokta operasyonlarını engellemiştir.

FETÖ, Genelkurmay, kara, deniz ve dava özel kuvvetler, sahil güvenlik komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığında birçok şubeyi, daireyi ve başkanlığı (personel, harekât, istihbarat, lojistik) gibi başkanlıklara kendi adamlarını atamış. Buralarda devletin ve milletin menfaatleri için çalışanları engellemiştir. Bu başkanlıkların emrinde olduğu yabancı güçlerin talimatları doğrultusunda çalışmalarını sağlamıştır. Ayrıca TSK’nın modern silah, teçhizat temin etmesini ilgili bakanlıklar sayesinde ya geçiştirmiş ya da engellemiştir. Tüm üst komutanların Orgeneral seviyesinde Genelkurmay başkanı dâhil emir subaylıklarına korumalarına kendi adamlarını atayarak bunları hem istihbarat elemanı olarak kullanmış hem de emir verilince komutanlarını derdest etmeleri konusunda fiilen ve fiziken eğitmiştir. Atadığı kendi adamları ile birliklerin operasyon yapmasını engellemiştir. Bir kısım Hava Kuvvetleri pilotları ve silahlı helikopter pilotları ile operasyonlarda terör örgütlerinin sığınak, barınak ve depoları yerine boş dağları, dereleri, tepeleri bombalatmış, başta PKK ve DEAŞ olmak üzere terör örgütlerinin zayiat vermemelerini sağlamıştır. Bu durum örgütü arazide daha rahat hareket etmesine sebep olmuştur. Yine kendi adamlarının kontrolünde bulunan istihbarat birimleri vasıtası ile gerek arazide gerekse meskûn mahallerde güvenlik güçlerinin etkili operasyon yapmasını engellemiştir.

Yaptığı akıl almaz bu ihanetlerle birçok askerimiz, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin, hâkim ve savcımızın ve masum vatandaşlarımızın hayatını kaybetmesine, birçok çocuğun yetim kalmasına, birçok annenin dul kalmasına, birçok insanımızın evlat acısı yaşamasına, birçok okulun öğretmensiz kalmasına sebep olmuştur.   

FETÖ’nün tüm bu ihanetleri yetmezmiş gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe girişiminde bulunmuş, birçok vatandaşımız bu hain darbe girişiminde hayatını kaybetmiştir. FETÖ’nün hain militanları tarafından başta TBMM olmak üzere emniyet binası özel harekâtın Gölbaşı yerleşkesi ve birçok yer savaş uçakları, silahlı helikopterler, tanklar, uçak savanlar ve toplarla bombalamışlardır. Bu hain darbe girişimi TSK içerisinde bulunan vatanını ve milletini seven general, subay, astsubay, uzman çavuş, onbaşı ve erlerin karşı koyması ve yüce Türk milletin azmi, fedakârlığı, cesareti ve sağduyusuyla engellenmiştir. Böylece ülkemiz üzerinde oynanmak istenen emperyal güçlerin oyunu bir kere daha bozulmuştur. Hain Fetullahçı Terör Örgütü mensupları yüce Türk adaleti önünde hesap vermeye başlamıştır. 15 Temmuz darbe girişimi ile TSK bu hainlerden büyük ölçüde temizlenmiş, kısa sürede yeniden teşkilatlanmış, tertiplenmiştir.

Yurt içerisinden ve yurt dışından emperyalist güçlerin silah eğitim ve istihbarat desteğini alan başta vatan hainleri FETÖ ve ülkemiz üzerindeki hain emelleri önlenmiştir. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra silahlı helikopterlerin üretimi hızlandırılmış böylece kısa sürede miktarları artırılmış, yerli silah ve teçhizat malzemenin üretimine önem ve öncelik verilmiştir. Kısa sürede İHA(İnsansız Hava Aracı), SİHA (Silahlı Hava Aracı), lazer güdümlü mermi ve roketlerin üretimi artırılmıştır. Envanterimizde bulunmayan silah ve mühimmatlar kısa sürede temin edilmiştir. Erken haber alma uyarı ve ikaz uçaklarımız, AWAC’lar devreye girmiş ve etkili olarak kullanılmaya başlamıştır. TSK bünyesinde bulunan hain FETÖ’cülerden temizlenince daha da güçlenmiş ve kısa bir süre sonra emperyalizmin adeta efsaneleştirdiği DEAŞ terör örgütüne karşı Suriye’de Fırat kalkanı operasyonu gerçekleştirildi. Cerablus ve El-Bab kısa sürede DEAŞ’tan temizlendi. DEAŞ Terör Örgütü silahlarını dahi alamadan bölgeden uzaklaştı, teslim olmayanlar öldü, teslim olanlarsa Türk adaletine teslim edildi. Fırat Kalkanı Harekâtı ile başta ABD olmak üzere emperyal güçlerin sınırlarımızın güneyinde oluşturmaya çalıştıkları terör koridorunun önüne bir set çekilmiş oldu. Fırat Kalkanı Operasyonu ile terör örgütünden temizlenen Cerablus ve El-Bab’ta huzur ve güvenlik sağlandı. Bu bölgeden terör nedeni ile göç ederek Türkiye’ye sığınan yaklaşık yüz bin Suriyeli göçmen evlerine döndü. DEAŞ’ın Cerablus ve El-Bab’ta TSK karşısındaki bozgunundan rahatsız olan ABD ve diğer batılı güçler bu sefer de Afrin de PKK/YPG/PYD ‘yi bütün güçleri ile açıktan desteklemeye başladılar.

PKK/YPG/PYD ‘ye en modern silah, teçhizat, mühimmat, zırhlı araçlar ve roketler dâhil ağır silahlar vererek Afrin’de tutunmasını sağlamaya çalıştılar. Afrin şehrinin çevresinde ve dağlarında betondan en modern mevzi, sığınak, barınak ve gözetleme kuleleri inşa ettirerek ve bizzat bunların yapılmasına danışmanlık hizmeti vererek TSK’yı burada yıpratmak istediler ancak burada da başarılı olamadılar. TSK’yı 30 gün gibi kısa bir süre içerisinde PKK/YPG/PYD teröristlerini Afrin dağlarındaki mevzilerinde imha etti. Kaçanlar kurtuldu. Teslim olanlar Türk adaletine teslim edildi. Hazırladıkları hain plan Afrin’de de tutmamıştır. Başta FETÖ, PKK/YPG/PYD ve DEAŞ gibi terör örgütleri ile Türkiye üzerinde oynamaya çalıştıkları kirli oyunda bozuldu. Afrin’de yıllar sonra kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından huzur ve güven sağlandı. PKK/YPG/PYD, DEAŞ’tan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteciler yurtlarına dönmeye başladı. Böyle hainlerin ve işbirlikçilerinin Türkiye üzerinde oynamaya çalıştıkları kiri oyun bozulmuş oldu. FETÖ’den temizlenen kahraman TSK daha güçlü bir şekilde Suriye’de, Irak’ta ve yurt içerisinde olmak üzere üç cephede başarılı bir şekilde operasyonlarına devam ederek dostlarına güven, düşmanları üzerinde korku ve telaş yarattı.

 

12.07.2018