Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Sosyal Medyada Çocukluk Tasarımı ve Kültür Emperyalizmi

Sde Editör
26 Haziran 2018 16:02

Muhsin Samet OKUR

İnternet ve sosyal medyanın hayatın merkezinde konumlanması ve bireylerin geleneksel medyadan farklı olarak edilgen bir yapıdan kurtulup, görünür ‘aktif kullanıcı’ rolüne bürünmesi, çok fark etmesek de insan ilişkilerinde ve gündelik hayat pratikleri üzerinde derin etkilere sahip görünüyor. Toplumsallaşma ve sosyal gelişimin doğrudan etkilendiği bu süreçte yeni kimlikler ve sunum biçimleri de sosyal medya üzerinden kendini inşa ediyor.  Londra Üniversitesi, Goldsmith Koleji hocalarından Kevin Robins’in tanımlamasıyla bu yeni iletişim biçimleri özneler olarak bizi olumsuz etkilerken, biz politik ve kültürel olarak bu iletişim biçimlerini kutsuyoruz. Öyle ki her geçen gün yeni medya platformları açılıyor, milyonlarca üye sayısına ulaşıyor.

Kimliklerin inşasında İmajlar, hayatımızın her alanına etkide bulunurken, bizleri internetin ‘hijyenik’ alanında, ‘steril hayatlar’ sürüp, dokunmadan, tokalaşmadan, yumruklaşmadan; tanışmaya, kavga etmeye ve tartışmaya zorluyor. Öyle ki bu hijyenik alanın güvencesi altında hangi kimliğe bürüneceğimizi şaşırıyoruz. Sosyal medya hikâyelerimizde, gönderilerimizde kimi zaman entelektüel, kimi zaman sıradan, kimi zaman muhalif oluyoruz. Ancak tüm bu kimlik tanımlaması sürecinde gerçek olup olmadığımızı hiçbirimiz bilmiyoruz. Sonuç olarak ‘görünür kimlik’ açısından yozlaşıyoruz.

Bireylerin tümünü ilgilendiren bu post-modern kimlik tartışmalarının ve yozlaşmanın ana ekseninde ise çocuklar bulunuyor. Bu tartışma içerisinde planlı bir ‘çocukluk Tasarımı’ndan geçiyorlar. Bilinçli şekilde yürütülen bu tasarım süreci içerisinde çocuklar ve gençler (sözde) modernleşmiş, kozmopolit bir kültürle melezlendirerek manipüle ediliyor. Yeni bir kültürü yerleştirme olarak tanımlayabileceğimiz bu süreci, ‘ekme ya da yetiştirme kuramı’ olarak kavramsallaştıran George Gerbner, Yetiştirme Kuramının; “Kitle iletişim araçlarından yayılan mesajların yapısı ve doğasının ne olduğunu, neleri kapsadığı ya da dışarıda bıraktığını ve bu mesajların toplumsal değerlerle ilişkisinin, hangi düşünceleri yaygın görüş haline getirdiğini” açıkladığını belirtiyor.

Bu bağlamda ele alındığında özellikle Youtube üzerinden gerçekleştirilen yayınlarda çocuk ve gençlerin bilinçli şekilde yönlendirildiğini ve yeni bir kültür çerçevesine dâhil edilmek istendiğini görmekteyiz. Bu noktada bizi bekleyen en büyük tehlike özellikle 0 -12 yaş arası çocukların teknolojik araçlarla etkileşiminin sınırlandırılmaması ve çocuğun ‘araç’ tarafından yetiştirilmesi… Ebeveynlerin bu noktada kontrolü ele alması ve çocuğu ‘kitle iletişiminin’ masum olmayan mesajlarına teslim etmemesi gerekiyor. Önceki yazımda belirttiğim üzere kontrollü bir enformasyon dağılımı bizleri her bağlamda sekteye uğratıyor ve uğratmaya devam edecek gibi görünüyor.

Sonuç olarak siyasetin bu yeni döneminde öncelenmesi ve ivedilikle halledilmesi gereken meselelerden birisi de ilkokul düzeyinde seçmeli olarak verilen medya okuryazarlığı dersinin zorunlu olması ve profesyonellerce okutulması. Hatta bu dersin sadece öğrenciler için değil, ebeveynler için de zorunlu olması gerekiyor.

Kaynaklar

Robins, K. (1999). İmaj: Görmenin Kültür Politikası.

Doğuştan Dijital, (2017). John Palfrey , Urs Gasser.

Özçetin, B. (2014). Hikâyeler, Televizyon ve Yetiştirme: Gerbner’in Medyaya Karşı’sı.

Herring, S. C., & Kapidzic, S. (2015). Teens, Gender, And Self-Presentation in Social Media.

Güllüoğlu, Ö. (2012). Bir Kitle İletişim Aracı Olarak Televizyonun Popüler Kültür Ürünlerini Benimsetme Ve Yayma İşlevi Üzerine Bir Değerlendirme.

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.