Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
“Yüksek Seçim Kurulunun Demokrasilerdeki Yeri” Paneli
Stratejik Düşünce Enstitüsü, 24 Mayıs 2012 tarihinde SDE Konferans salonunda Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Murat Işık’ın “Yeni Anayasa Tartışmaları Işığında Yüksek Seçim Kurulu” adlı analizini kamuoyu ile paylaşmak için “Yüksek Seçim Kurulunun Demokrasilerdeki Yeri” konulu bir panel düzenledi. Açılış konuşmasını SDE İç Politika ve Demokratikleşme Koordinatörü Dr. Murat Yılmaz’ın yaptığı panelin moderatörlüğünü Doç. Dr. Yusuf Tekin yaptı. Panele konuşmacı olarak Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Murat Işık, DP Eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, TESAV Başkanı Erol Tuncer ve Adalet Eski Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk katıldı.
24 Mayıs 2012 17:11

 

Açılış konuşmasını yapan Murat Yılmaz, SDE’nin bir sivil toplum kuruluşu olarak yeni anayasa yapımı ve demokratikleşme konusundaki kurumsal faaliyetlerine kısaca değinerek demokrasilerde seçim sisteminin önemine ilişkin kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra sözü panelin moderatörü Yusuf Tekine bıraktı.
 
“YSK’nın Türkiye’de son yıllarda siyasetle ilgilenen herkesin yoğun bir şekilde üzerinde fikir yürüttüğü bir kurum” olduğunu belirten Tekin, SDE tarafından hazırlanan anayasa taslağnda[i] YSK’nın siyasetle ve yargı ile ilgili kararlarının ilgili kurumlar tarafından dikkatlice değerlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığını hatırlattı. Tekin, YSK’nın son yıllardaki tartışılan kararlarına değinerek panelin bu gerekçeyle yapıldığını ifade etti ve sözü “Yeni Anayasa Tartışmaları Işığında Yüksek Seçim Kurulu”[ii] adlı analizi hazırlayan Hüseyin Murat Işık’a bıraktı.
 
Işık, çalışmasını yeni anayasaya katkı amacıyla hazırladığını ifade ederek analizin kısa bir sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda Türkiye’de seçimlerin yönetim ve denetiminin tarihine, Yüksek Seçim Kurulu’nun kuruluşu ve anayasalardaki yerine, YSK’nın mevcut yapısı, yargısal ve idari görev ve yetkileri, YSK’nın hukuki yapısı ve çağdaş demokratik rejimlerde seçimlerin denetim ve yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Işık’tan sonra sözü Süleyman Soylu aldı.
 
Demokratik taleplere göre kurumların nasıl şekillendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasına başlayan Soylu, “Türkiye’nin dünyada Arap uyanışıyla birlikte üçüncü demokrasi dalgasının yaşandığı bir dönemde bir sistem değişikliğine gitmesi gerektiğini uzun zamandır anlatmaya çalışıyorum. Ve yine, kendi okumalarımdan elde ettiğim sonuca göre Türkiye “yeni dünya kodları” olarak nitelendirdiğim 6 ayrı parametreye tam anlamıyla riayet ettiği zaman modern demokratik devlete ulaşabilme fırsatını yakalayacaktır. Bunlar: Demokrasi, Rekabet, Adalet, Güven, Şeffaflık ve Eşit vatandaşlıktır” açıklamasında bulundu.
 
Soylu, YSK’nın mevcut yapısı ve işleyişini eleştirerek “Türkiye’de tartıştığımız Yüksek Seçim Kurulu gibi kurumlar, sübjektif değerlendirme yapma ve vesayetin yargı üzerinden siyaseti yönlendirme, şekillendirme, biçimlendirme ve diğer resmi ve yarı resmi örgütlere müdahil olma üzerine bina edilmiştir” değerlendirmesinde bulunarak YSK’ın yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Daha sonra Türkiye’deki seçim sistemine ilişkin bazı önerilerde bulunan Soylu, önerilerini şu şekilde sıraladı: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Siyasi Partiler Bürosu kaldırılmalı, partilerin tescil, sicil, üye işlemleri dahil olmak üzere YSK altında yönetim ve denetim dışında bir daire oluşturularak o daireye verilmeli, YSK, yönetim, denetim ve siyasi partiler başlığı altında üç ayrı daireden teşekkül etmeli, siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi’nden alınmalı ve Sayıştay’ın yetki alanına bırakılmalı, il seçim kurulları kaldırılmalı ve “Bölge Seçim Kurulları” oluşturulmalıdır.
 
Soylu’dan sonra sözü alan Erol Tuncer, “demokrasinin temelinin seçimler olduğunu ancak seçimlerin demokratik olmayan rejimlerde yapıldığını, demokratik rejimleri bu rejimlerden ayıran temel niteliğinin seçimlerin serbest ve dürüst yapılması olduğunu” vurgulayarak seçim sistemi ile demokrasi arasındaki ilişkiye değindi. Türkiye’de seçimlere yargı güvencesinin getirilmiş olduğu 1950’deki seçim kanununun o dönemde iktidar ve muhalefet partilerinin mükemmel bir işbirliği ile gerçekleştirildiğini belirten Tuncer, bundan sonraki süreçte Türkiye’de seçim tartışmalarının daha çok sonuçlar üzerinde değil seçimlere giden yolun tartışıldığını ifade etti. Tuncer, seçimlerin yönetiminin YSK’da kalmasının, milletvekilliğin düşürülmesi yetkisinin parlamento değil YSK’da olması gerektiğini, YSK’nın üyelerin tam zamanlı çalışma ile yürütülmesini ve ayrıca YSK’da parti temsilcilerinin yer alması gerektiğine ilişkin önerilerde bulunarak konuşmasını bitirdi.
 
Tuncer’den sonra sözü alan Hikmet Sami Türk, 1950’den beri yargı organlarının denetimi altında yürütülen seçimlerin bu şekilde yürütülmesinde yarar olduğunu, “yarı yargısal ve yarı yönetsel olarak kendine özgü bir yapıya sahip olan YSK’nın kararlarına karşı TBMM veya Anayasa Mahkemesi gibi başka bir mercinin gösterilmesinin uygun olmayacağını” ifade ederek seçim hukuku ile ilgili bazı önerilerde bulundu.
 
Türk, Türkiye’deki seçim hukuku ile ilgili tartışılan bazı konulara ilişkin şu önerilerde bulundu: seçim sisteminde kadın ve erkek eşitliğinin sağlanmasına olanak tanıyacak değişikliklerin yapılması; yurtdışında yaşayan vatandaşlar için yurt dışı seçim çevresinin oluşturulması; ara seçimler için nispi seçim sisteminin sağladığı olanaklardan faydalanmak; cumhurbaşkanının il genel meclislerden gelen ve milletvekillerinden oluşan bir cumhuriyet kurultayı ile seçilmesi; seçim dönemlerinde bazı bakanların geri çekilmesi usulünün kaldırılması; seçim barajının %5’e düşürülmesi; milletvekili adaylarının kural olarak ön seçimle belirlenmesi ve son olarak seçim harcamalarının denetlenmesi gerektiğini belirtti.
 
Panel soru cevap kısmıyla son buldu. 


[i] SDE’nin “İnsan Onuruna Dayanan Yeni Anayasa” raporuna buradan ulaşabilirsiniz. http://www.sde.org.tr/Files/Others/sde_rapor_yeni_anayasa.pdf