Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
“Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” Paneli
Stratejik düşünce Enstitüsü tarafından 27 Nisan 2012’de SDE konferans salonunda “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” Paneli düzenlendi. Moderatörlüğünü SDE İç Politika ve Demokratikleşme Koordinatörü Dr. Murat Yılmaz’ın yaptığı panelde Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SDE Uzmanı Doç. Dr. Hamit Emrah Beriş, Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ali Bayramoğlu, Taraf Gazetesi Ankara Temsilcisi Lale Kemal, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Dağı birer konuşma yaptılar.
27 Nisan 2012 16:48

 

 
Panelin açılış konuşmasını yapan SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay “Türkiye’de asker-sivil ilişkilerinin demokratik hale gelmesi çok karmaşık ancak entegre olması gerekir. Ayrıca savunma harcamalarının denetimi önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Bu konuyla ilgili çalışmalar yapılmaktadır” açıklamasında bulundu.
 
Aktay, 27 Nisan 2007’de TSK’nın Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla internette yayınlattığı e-muhtıraya gönderme yaparak “bugün 27 Nisan neşe doluyor insan. Bugün günlerden bir gün ancak önemli bir kırılma yaşandı. O günkü e-muhtıra şer idi, niyet şer idi ama bu şerde bir hayır doğdu” açıklamasında bulunarak bugün savunma harcamalarının konuşulmasının önemli bir adım olduğunu ve Türkiye’de demokratikleşmenin hangi noktalara geldiğini vurguladı. “Askerin bütün boyutuyla sivilin denetiminde olduğu ve bu konuda en önemli etkinliklerden birinin de askeri harcamaların denetlenmesi” olduğunu ifade eden Aktay sözü panelistlere bıraktı.
 
Panelin moderatörü Dr. Murat Yılmaz SDE’nin bu yıl yeni anayasa ve demokratikleşme kapsamında iki faaliyet yürüteceğini bu bağlamda savunma sektörünün önemli olduğunu belirtti. Yılmaz “darbe yargılamalarının devam etmesi ancak reformların aksamaması gerekir. Askeri özerklik devam ettikçe darbelerin nüvelendiği alan bitmeyecektir. Onun için öncelikle bu alanın demokratikleşmesi gerekir” değerlendirmesinde bulunarak sözü Doç. Dr. Hamit Emrah Beriş’e bıraktı.
 
SDE tarafından Mart 2012’de yayınlanan “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” analizinin yazarı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SDE Uzmanı Doç. Dr. Hamit Emrah Beriş, hazırladığı analizin[i] sunumunu yaparak niçin böyle bir çalışma yaptığına ilişkin olarak “Soğuk Savaş sonrası askeri harcamaların azalacağı bekleniliyordu ve azaltılması konusunda bir uzlaşı vardı. Tartışma artık bu harcamaların etkin kullanılıp kullanılmadığı veya denetlenmesi konusunda yoğunlaştı” açıklamasında bulundu.
 
Demokratik devletlerde denetlenme hakkının parlamentoya ait olduğunu ancak bazı ülkelerde ulusal güvenlik gerekçesi ile bunların çoğu saklanmaktadır. Ayrıca Türkiye’de herhangi bir bakanlığın parlamentoya gönderdiği bütçe kitapçığı 300-350 sayfayı bulurken Milli Savunma Bakanlığı’nın ise ancak 3-4 sayfa tutmakta olduğunu belirten Beriş, “demokratik ülkelerin savunma bakanlığı asker ile sivil arasında bir denge oluşturuyor. Asker ile sivilin karşı karşıya geldiği ilk alan bu alandır. Siz bu alanı demokratikleştirirseniz o derece şeffaf olur. Bizde ise bu durum oldukça sıkıntılıdır” değerlendirmesinde bulundu.
 
Beriş’ten sonra sözü alan Ali Bayramoğlu, SDE’yi tebrik ederek bu tür çalışmaların önemli olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Konuşmasında “Türkiye’de askeri vesayet sisteminin en önemli iç işleyiş mekanizmalarından birisi askeri enformasyonun yani askeri bilginin, güvenlik bilgisinin temel olarak kapalı bir bilgi olması ve buradan hareketle sivil alanı kuşatmasıdır. Bunun sivilleşmesi bu tür stratejik enstitülere taşınmasının önemli olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulunan Bayramoğlu “Türkiye önemli bir süreçten geçiyor temel olarak ele alınan mesele askerin siyasette aldığı rol. 2002’den beri pek çok alanda değişiklikler yapıldı. Bir kısmı Sayıştay kanunu gibi düzenlemeler, bir kısmı idari saha ile ilgilidir” açıklamasında bulundu.
 
Türkiye’deki askeri vesayet sistemine değinen Bayramoğlu “Türkiye’deki askeri vesayet rejimi çok derin bir rejimdir. Biz henüz bu konuda işin başındayız. Askeri rejimlerin tam sivil rejimlere dönüşmesi üç aşama ile olur. Bunlar: askeri siyasi alanın dışına itilmesi, askeri alanın doğrudan denetlenmesi, askeri kararların siviller tarafından alınması ve kararlarının denetlenmesidir” açıklamasını yaparak ancak bunların Türkiye için henüz çok uzak olduğunu vurguladı. Ayrıca “Türkiye’ye vesayet sistemi açısından bakılırsa bizim askeri dokumuzun iki temel özelliği var. Bunlardan biri devlet içinde askerin özerk olması diğeri ise askeri komuta merkezinin aşırı merkezileşmesidir” belirterek konuşmasını bitirdi.
 
Bayramoğlu’dan sonra sözü alan Lale Kemal daha çok Sayıştay Kanunu üzerinde durarak “hiçbir bakanlıkta denetimciler o bakanlığın talimatı dışına çıkamıyorlar. Yasanın en büyük eksiği bu. TSK da bu kapsam içinde. Sayıştay Kanunu’nun en büyük eksiği olan denetçilerin ellerindeki bilgiyi kamuoyuyla ne kadar paylaştığı”nın sorun olduğunu ifade eden Kemal, bilginin kamuoyuyla paylaşılmamasının demokratikleşme ve şeffaflık açısından önemli bir problem olduğunu ayrıca Taraf gazetesinde yayınlanan ve yalanlanmayan habere göre askeri harcamaların çoğunun eskiden olduğu gibi bundan sonra da kamuoyuyla paylaşılmayacağını belirterek bunun kabul edilebilir olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
 
Kemal, askerin zaman zaman hükümeti frenlediğini ve bununda Türkiye’nin en önemli handikaplarından bir olduğunu belirterek harcamalara ilişkin bilgilerin saklanması ve Silahlı Kuvvetler Vakfı’na ait firmaların ve OYAK’ın denetlenmemesini eleştirdi. Ülkedeki tehdit algısının savunma harcamalarını arttırmanın gerekçesi haline getirildiğini ancak son birkaç senedir Güvenlik Siyaset Belgesi’nin hükümet tarafından hazırlanmasının olumlu olduğunu belirterek konuşmasını bitirdi.
 
Kemal’den sonra sözü alan Prof. Dr. İhsan Dağı Milli Savunma Bakanlığı’nın statüsünü eleştirerek “Milli Savunma Bakanlığı’nın sivil bir bakanlık olmadığını askeri bir bakanlık olduğunu dolayısıyla öncelikle Milli Savunma Bakanlığı’nın sivilleşmesi gerektiğini belirten Dağı “sivilleşmeden Genelkurmayı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlamak askeri askere bağlamak olur” açıklamasını yaptı.
 
Savunma harcamalarının denetlenmesinin bizde yeni bir fikir olduğunu belirten Dağı “ordudan hesap sorma cesaretinin olmadığı bir kültürden geliyoruz. Bugün ise savunma harcamalarından bahsediliyor. Bu Türkiye’nin demokratikleşme süreciyle bağlantılıdır. Demokratikleşmeyi ileriye taşımadan Ordunun ve savunma harcamalarının denetlenmesini demokratikleştirmek çok kolay değil. TSK’nın özerk yapısını çözmeden, siyasal iradeye bağlamadan savunma harcamalarını denetlemek mümkün değil” açıklamasını yaptı.
 
Savunma harcamalarının azaltılması gerektiği üzerinden duran Dağı “bu harcamaları yapmak iktidar kazandırıyor, TSK’nın siyasal ve ekonomik gücünü arttırıyor. En azından asimetrik güç açısından azaltılması” gerektiğini belirten Dağı, “28 Şubat’ta TSK’nın 150 Milyar dolarlık bir modernleşme projesi vardı. O dönemde sermayenin TSK’nın arkasında durmasının nedeni bu idi” açıklamasını yaparak konuşmasını bitirdi.
 
Panel soru-cevap kısmıyla son buldu.