Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
“2023 Vizyonu ve Türkiye’de Yazılım Sektörü” Paneli
Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından 5 Temmuz 2012 tarihinde SDE konferans salonunda düzenlenen “2023 Vizyonu ve Türkiye’de Yazılım Sektörü” başlıklı panel Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün katılımıyla gerçekleştirildi.
05 Temmuz 2012 15:31
 
 
 
 
 
 
 
 
Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ekonomi Koordinatörlüğü’nün yazılım sektörünün stratejik öneminden hareketle Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi işbirliği ile 29 Aralık 2011’de düzenlediği “Türkiye’de Yazılım Sektörü” konferansı ve sonrasında devam eden çalışmaların ilk metni olan “Türkiye’de Yazılım Sektörü” analizi dolayısıyla gerçekleştirilen panelin açılış konuşması SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay tarafından yapıldı.
 
"Yazılım,Paradigmalarımızı Değiştirdi"
 
Aktay konuşmasında “Dünya çok hızlı değişiyor. Böyle bir dünyada 2023 yılını öngörmek, alışageldiğimiz şekilde bunu hesaplayabilmek çok zor. Ama Türkiye bunu özgüvenle yapıyor. Henüz on yılı var ancak biz bugünden planlamaya çalışıyoruz” değerlendirmesinde bulunarak Türkiye’nin gelecek planlaması konusundaki radikal değişimine vurgu yaptı. 21. yüzyılın bilgi toplumu olduğuna değinen Aktay, yazılım sektörünün bu açıdan önemli olduğunu, yazılımın hayatımızı, hayat felsefemizi ve paradigmalarımızı değiştirdiğini dolayısıyla yazılım konusunda ortaya koyduğumuz performansın bizim diğer ülkelerle olan aramızdaki farkları da ortaya koyacağını bundan dolayı henüz bu sektörde önemli bir yerde olmayan Türkiye’nin bu konuda gerekli tedbirleri şimdiden alması gerektiğini belirtti.
 
"Türkiye Neden Bir Başarı Hikayesi Olmasın"
 
Aktay’dan sonra SDE tarafından çıkarılan “Türkiye’de Yazılım Sektörü” analizinin editörü Murad Tiryakioğlu bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda analizin içeriğine ilişkin bilgi veren Tiryakioğlu şu konular üzerinde durdu: Türk yazılım sektörü: genel durum, potansiyel fırsat ve tehditler, yazılım sektörüne yönelik destek ve teşvikler, yazılım sektöründe dış ticaret, yerel yazılımlar: sosyal medya, mobil uygulamalar, oyun, yazılım sektöründeki işbirlikleri, yazılım üretiminde ve kullanımına yönelik standartlar ve belgelendirme, bilişim sektöründe insan kaynağı konularının yanı sıra gelecek çalışmalara ilişkin kısa bir değerlendirme yaparak Türkiye'nin yazılım konusunda gerekli çalışmaları yaptıktan sonra bir başarı hikayesini gerçekleştirebileceğinin ne derece mümkün olabileceğini ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti. 
 
 "Orta Gelir Tuzağına Düşmeyelim"
 
Tiryakioğlu’ndan sonra Bakan Nihat Ergün “2023 Vizyonu ve Türkiye’de Yazılım Sektörü” başlıklı konuşmasını yaptı. Konuşmasına “hazırlanan analizin 2023 vizyonu çerçevesinde önemli bir katkı sağlayacağını umuyoruz. Ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hamlesinde bu tip düşünce kuruluşların ve çalışmaların büyük katkısı var. Bundan dolayı SDE’yi tebrik ediyoruz” ifadeleriyle başlayan Ergün, Türkiye’nin 2023 hedeflerinden bahsetti. Bu hedeflerin başında dünyanın ilk on ekonomisi içine girmenin geldiğini belirten Ergün “Türkiye’nin stratejik konumuna ve birikimine bakıldığında böyle bir hedefe ulaşma kabiliyetimiz var” açıklamasında bulunarak belirlenen hedeflere ulaşmanın imkânsız olmadığını belli bir program ve istikrarlı politikalarla mümkün olabileceğini vurguladı.
 
“Ülke olarak birçok açıdan geçmişle kıyaslanmayacak bir yerdeyiz. Ancak bu yer ülkenin potansiyelini ortaya çıkaran bir yer değil” açıklamasında bulunan Ergün, 10 yılda ihracatta ve milli gelirde önemli bir artış sağlandığını ancak daha fazla büyüme potansiyeli olduğu halde mevcut durumda kalmaya razı olmak anlamına gelen “orta gelir tuzağı”na düşülmemesi gerektiği uyarısında bulunarak şu açıklamalarda bulundu: "Bir taraftan kazandıklarımızı koruyarak, onları geliştirerek, bir taraftan da orta gelir tuzağına dikkat ederek yolumuza daha büyük hedeflerle devam etmemiz lazım. 10 yılda ihracatımız 36 milyar dolardan 142 milyar dolara ulaşınca milli gelirimizi 3 bin, 3 bin 500 dolardan 10 bin 500 dolara çıkınca biraz rahatlamış olabiliriz. Yeni ihracat alanları önümüze açılınca dah düşük teknolojili ürünler o pazarlarda talep edilir ve biz bu talebi karşılayan bir üretim modeliyle yolumuza devam edersek o zaman orta gelir tuzağına düşmüş oluruz." 
 
"2023 Vizyonu Motive Edici Bir Unsur"
 
“2023 vizyonunun en önemli boyutunun herkesi diri tutmasıdır. Bu hedef bizi motive eden bir unsurdur. Ayrıca bu hedefin hükümeti aşarak bütün bir toplumun hedefi haline gelmesi önemlidir” diyen Ergün “Ekonomik olarak 2023 hedeflerinin üretim, teknoloji ve buna bağlı olarak rekabet kapasitesini arttırmak” olduğunu ayrıca bu hedef için bakanlık olarak Ar-Ge harcamalarını arttırmaya ve ileri teknolojinin payını yükseltmeye çalıştıklarını belirtti.
 
En önemli üretim faktörleri arasında günümüzde bilgi ve teknolojinin yer aldığına değinen Ergün “Üniversitelerimiz dünya standartlarında bilgi ürettiklerinde ve bunu sanayi sektörüne yansıttıklarında Türkiye’nin bu hedeflere daha kolay ulaşabileceğini” açıkladı.
 
Yazılım sektörü konusunda ise “yazılım sektörü önemli bir sektördür. Yazılım sektörü ülkemizde bir atılım içerisinde ancak bu yeterli bir seviye değil” açıklamasını yapan Ergün, GSMH’nın %1'nin yazılım sektöründen oluştuğunu, son yıllarda Ar-Ge destekleri ve özellikle FATİH projesinin bu sektöre önemli destek sağladığını ayrıca havacılık, savunma ve tıbbi alandaki gelişmelerin yazılım alanı için birer fırsat olduğunu belirtti. Bu konuda kendilerinin ilk etapta İstanbul ve Gebze’de bilişim vadileri kurduklarını ve 2023 yılına kadar küresel pazarda yazılım sektörü alanında en az bir ulusal ürüne sahip olmayı hedeflediklerini açıkladı.
 
"Kurumsal Faaliyetin Olmaması Bir Zaafiyet"
 
Bakan Ergün’ün konuşmasından sonra panelin Moderatörü Tekimed Genel Müdürü Gülara Tırpançeker yazılım sektörünün öneminden, Türkiye’de yazılım sektörünün mevcut durumuna ilişkin kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra panelistleri tanıttı. Panelistlerden TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Kıvanç Dinçer, hedeflerinin 10 milyar dolar olarak belirlediklerini ifade etti. Türkiye’deki yazlım sektörüne ilişkin istatistikî veriler sunan Dinçer, çoğunluğu KOBİ’lerden oluşan 1600 firma olduğunu, yaklaşık 50 tane de büyük şirketin olduğunu belirtti.
 
TÜBİTAK ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının birlikte çalışarak teşviklerle firmaları yönlendirdiğini ifade eden Dinçer, “kültürel olarak devletten çok fazla şeyin beklenildiği bir toplumuz. Dolayısıyla devletin bu işin içinde olması gerekir. Belirlenen hedeflere ulaşmak için devletin rol alması gerekir” değerlendirmesini yaptı. Tek bir kurumsal faaliyetin olmamasının Türkiye için bir zafiyet olduğunu belirten Dinçer, insan gücünün yazılım sektöründeki önemine değindikten sonra sözü Kalkınma Bakanlığı, İzleme, Değerlendirme ve Analiz Dairesi Başkanı Kamil Taşçı’ya bıraktı.
 
"Bu Sektör Stratejik Bir Sektör"
 
Taşçı, yazılım sektöründe yapılan ilk çalışmanın devletin desteğiyle gerçekleştiğini belirterek bu sektörün tarihine ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Yazılım sektöründe belli dönemlerdeki devrimsel değişimlere değinen Taşçı, 2010’larda küresel krizden dolayı belirsizliğin başladığı bir dönem olduğunu ancak Bulut Bilişim, e-Devlet hizmetleri ve yeni gelişen pazarların bu sektör için bir fırsat oluşturduğunu belirtti.
 
Bu sektör kritik bir sektör değil ancak stratejik bir sektördür” ifadesini kullanan Taşçı, yazılım sektörünün ulusal güvenlik açısından vazgeçilmez olduğuna değindi. Türkiye’deki sektör açısından en önemli fırsatlardan birinin cumhuriyet tarihinin en büyük teşvikinin veriliyor olduğunu ifade eden Taşçı, sektörün arkasında devletin olması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin başka ülke örnekleri ve modellerinden faydalanması, hedef pazarlara odaklanması, e-devlet projelerinin yaygınlaşması, insan kaynaklarına önem verilmesi, Ar-Ge ve innovasyon çalışmalarına yoğunlaşılması ve yerli sektörü uluslararası bir markaya dönüştürecek olan “Türktech” programı gibi politikaların Türkiye’deki yerli yazılım sektörünün gelişmesi için önemli olduğunu açıklayarak konuşmasını bitirdi.
 
Panel soru cevap kısmıyla son buldu.
 
 
 
 
SUNUMLAR
 
 
 
 
Haber: Bedir Sala